Değerli
Hanımlar; bitkiler dünyası hakkındaki kitaplar arasında, içindekileri
güvenerek uyguladığım kitaplardır DoktorDoğa'nın kitapları.. Size de bu
kitapta yer alan tavsiyeleri aktarıyorum..
Bol sağlıklı günler duası ile...
Güzellik Sırları ve Maskeler
Doğal Kozmetik
Pürüzsüz
cilt, parlak saçlar, sağlam tırnaklar, yalnızca bir düş müdür? Hayır!
Doğanın bize sunduğu biçimiyle kullanılan bitkiler, bitkisel yağlar ve
öteki ürünlerle mutfakta hazırlanabilen hafif etkili bileşimlerle
bedene sağlıklı ve göze hoş gelen bir görünüm kazandırılabilir.
Genellikle
kullanılan kozmetiklerin içerdiği kimyasal maddeler, yapay koku
maddeleri ve bir çok katkı maddesi, sürekli kullanıldıklarında yararlı
olmaktan ziyade zararlı olabilirler. Kimyasal maddelerle ve yapay koku
maddeleriyle sürekli birlikteliğin duyarlı kişilerde ayrıca alerjilere
yol açtığı da bilinen bir gerçektir. Tüm bunların yanı sıra, kimyasal
kozmetikler çok pahalıdır da!
Doğal kozmetiğin avantajları
-Cilt bakımında kullanmak istediğiniz malzemeleri kendiniz seçebilirsiniz.
-Renk, koku ve dayanıklılık bakımından yapay madde kullanmanız gerekmez.
-Cilt
dostu maddelerle cildin işlevlerini destekleyebilir ve cildin kendisini
yenileyebilmesine(regenerasyon) yardımcı olabilirsiniz.
Tüm
bu faktörleri göz önünde bulunduran kadınlar(ve erkekler), gitgide
artan bir ilgiyle, reçeteleri yüzyıllardır uygulanmakta olan doğal
bakım preparatlarını kullanıyorlar. Dillere destan güzelliğini, bal,
kısrak sütü(eşek sütü!), bitkisel esanslar ve yağlarla koruyan Kraliçe
Kleopatra, bu konuda önemli bir örnek olarak görülebilir. Cilt, saç ve
tırnaklar için kremler, losyonlar, maskeler ve temizlik losyonları
hazırlamak isteyen kişinin bu iş için fazla zaman harcamasına da gerek
yoktur. Kullanılacak malzemeler eczaneden, bitkisel drog
satıcılarından, sebze ve meyve satıcılarından satın alınabilir. Bazı
güzellik bitkileri ise bahçede veya balkonda bile yetiştirilebilir.
Gerekli malzemeler
Cilt
bakımı ürünlerinin yapımında (örneğin kremlerde), bir taşıyıcı ve dolgu
maddesi ve iyileştirici görevini üstlenen etken maddeler gerekmektedir.
Doğal kozmetik ürünlerinin temel taşıyıcı maddeleri, katı yağlar ve
balmumu(ve benzerleri), su, alkol ve bitkisel yağlardır.
Katı yağlar ve balmumu türevleri
Katı
yağlar ve balmumu türevleri, preparatlara(özellikle kremlere) gerekli
kıvamı kazandırırlar ve ayrıca cilde yarayışlı özelliklere sahiptirler.
Doğa bize bu çeşitleri bitkisel ve hayvansal formlarda sunar:
-Balmumu:
Arıların yaptığı bal peteklerinin eritilmesi yoluyla elde edilir.
Kaliteli olmasına özen gösterilmelidir. Balmumu, cildi pürüzlerden ve
yağdan arındırır.
-Kakao yağı:
Beyaz sarımtırak, oldukça katı, kırılabilir bir kütledir. Eritilirken,
36 dereceden fazla ısıtılmamalıdır. Kremlerin yumuşaklığını ve cilt
tarafından çabuk emilmesini sağlar.
-Lanolin:
Koyun yününden kazanılır. Cildi iyileştirici ve koruyucu özellikleri
vardır. Ama koyunların parazitlere karşı korunmasında kullanılan
kimyasal ilaçların kalıntılarını içerebilir. Satın alma sırasında bu
bakımdan dikkatli olunmalıdır.
Sıvılar
Kozmetik malzemeleri genelde su ve alkol içerirler. Doğal bakım ürünlerinin pek çoğunda ise bitki çayları yer alır.
-Su:
Bir numaralı hayat iksiri, yalnızca arıtılmış formda kullanılır.
Böylece, örneğin kireç gibi mineraller ve bakteriler saf dışı
bırakılmış olur. Arıtılmış su, nemlendirici maddelerin eşliğinde, cildi
yumuşatır.
-Etil alkol:
Özellikle losyonlarda ve temizleme sularında, düşük derecelerde
kullanılır. Alkolün derecesi, arıtılmış su eklenerek düşürülebilir.
Cildi fazla yağdan arındırır, mikrop kırıcı, iltihap önleyici ve
yatıştırıcıdır.
Soğuk preslenen bitkisel yağlar
Bitkisel
yağlar, değerli içerikleriyle(doymamış yağ asitleri, lesitin,
vitaminler ve çeşitli mineraller), derinin işlevlerini desteklerler.
Şifalı bitkilerle tedavi geleneğinde bitkisel yağ kullanımı, bilinen en
eski beden bakımı uygulamalarında çok önemli yere sahiptir. Ama dikkat:
Günümüzde kullanıma sunulan pek çok bitkisel yağ, kimyasal ilaç
kalıntıları içermektedir! Bu nedenle, kimyasal ilaçlama yapılmayan
bölgelerin ürünlerinden elde edilmiş çok kaliteli yağların kullanımına
özen gösterilmelidir.
-Bademyağı:
Acı ve tatlı badem çekirdeğinin karışımından, ama bazen de yalnızca
tatlı bademden elde edilir. Bademyağı kullanışlıdır. Özellikle duyarlı,
kuru ve çatlak ciltleri çok olumlu etkiler ve pürüzlerini alır.
Bebeklerde de kullanılabilir.
-Hintyağı:
Müshil ilacı olarak bilinir. Kendine özgü kokusu nedeniyle kozmetiklere
katkı biçiminde, az miktarlarda kullanılır. Özellikle saçları
güçlendirmede başarıyla kullanılabilir.
-Jojoba yağı: Jojobaöl,
bilimsel adı Simmondsia chinensis olan, Meksika kökenli bir ağaççığın
meyve çekirdeklerinden kazanılır. Akışkan bir mumdur. Kozmetik
ürünlerinde yaygınlıkla kullanılır.
-Kabak çekirdeği yağı: Cildi düzgünleştirir, yumuşatır ve yaşlanmasını yavaşlatır.
-Soya yağı:
Soya fasulyesinin yağı, yüksek oranda içerdiği lesitin ve A Vitamini
göz önünde bulundurularak cilt bakımında kullanılan öteki yağlara
eklenebilecek en değerli yağlardandır. Cildin beslenmesinde önemli
görevler üstlenebilir.
-Susam yağı:
Hafif etkili, cildi besleyici ve güneş ışınlarından(UV) koruyucu
özellikler içerir. Cilde derinlemesine işler, temizleyici ve zararlı
maddelerden arındırıcı olarak kullanılabilir.
-Zeytinyağı: Kaliteli
sızma zeytinyağı klasik bir kozmetik katkısıdır. Cilde derinlemesine
işler, normalleştirir ve kendini yenileyebilmesine yardımcı
olur(regenerasyon).
Şifalı Bitkilerin Etkisi
Pek
çok ev yapımı kozmetiğin etken maddeleri bitkisel kökenlidir. Bu
bitkilerin çok önemli bir bölümü yüzyıllardır kendilerini çok yönlü
olarak kanıtlamışlardır. Ayrıca son elli yıl içinde bitkiler üzerinde
yapılan bilimsel araştırmaların sonuçları da fevkalade olumlu
çıkmıştır. Aşağıda tanıtılan bitkiler, güzellik bakımına en uygun
olanlardır:
-Atkuyruğu: Bitki,
içerdiği bol miktarda silisik asit sayesinde, cilde yeni bir esneklik
kazandırır. İrin toplayan sivilcelerin tedavisinde kullanılabilecek çok
etkili bir dezenfekte ilacıdır.
-Aynısafa çiçeği:
Deriyi temizler ve kendini yenilemesini destekler (regenerasyon).
İltihaplanmaları önler ve yaraların iyileşmesini çabuklaştırır. Aynısafa merhemi de yaraların iyileşmesinde önemli rol oynar.
-Sarı kantaron: Yatıştırıcıdır. Özellikle kuru ve çatlak deriyi rahatlatır ve iyileşmeyi hızlandırır.
-Ceviz yaprağı: Yağlı ve temiz olmayan ciltlerde ve yağlı saçlarda kullanılabilir.
-Ebegümeci: Basit yaraların çabuk iyileşmesini sağlar. Deriyi düzgünleştirir ve kuru deriye kadife yumuşaklığı kazandırır.
-Civanperçemi: İltihaplanmaları önler, krampları çözer ve dezenfekte eder. Özellikle sağlıksız ve iltihaplı deride başarıyla kullanılabilir.
-Gülyağı ve gülsuyu: Deriye canlılık kazandırır ve gerginleştirir.
-Ihlamur: Deri dokusunu güçlendirir ve yeni hücre oluşumunu destekler, kuru ve duyarlı deriler için uygundur.
-Isırganotu: Derinin kan dolaşımını hızlandırır. Yağlı saçlara ve kepeğe karşı kullanılabilir.
-Kekik: Dezenfekte gücü çok yüksektir. Özellikle sağlıksız ve iltihaplanmaya yatkın deri için önerilir.
-Oğulotu(Melisa): Limon kokulu bu bitki, sinir sisteminin yanı sıra deriyi de genel anlamda yatıştırır.
-Mayıs papatyası:
Bu klasik güzellik bitkisi, iltihaplanmayı önleyici ve yatıştırıcı
etkileri ile özellikle problemli ve duyarlı deriler için çok önemlidir.
Mutfağımızdaki güçler
-Avokado: İçerdiği
yağ asitleri ve vitaminler sayesinde bu koyu yeşil meyve, çok değerli
besinler listesinde yer almaktadır. Dıştan kullanımda, bol miktarda
içerdiği A Vitamini, hücrelerin yenilenmesini destekler, üstderide
kepeklenmeyi nasırlaşmayı önler. B Vitamini kompleksi, hücre
metabolizmasını çok olumlu etkiler. Avokadonun etken maddeleri, deriyi
kurumaktan korur ve özellikle, duyarlı, kuru, yıpranmış ve yaşlanmış
derileri iyileştirir ve güçlendirir.
-Çiçek balı: Dünyanın
bilinen en eski tatlandırıcısı albüminler, vitaminler, mineraller,
mikro besin maddeleri, enzimler ve organik asitler içerir. Bu besleyici
maddeler deriyi güçlendirir ve yumuşatır. Antibakteriyel ve iltihap
giderici, deriyi gerginleştiricidir, esnekliği arttırır ve kan
dolaşımını uyarır.
-Buğday kepeği: Mineraller ve B Vitaminleri içerir. Deriye düzgünlük kazandırır ve kurumaktan korur.
-Yeşil çay:
Japonların ulusal içkisi olan yeşil çay, yalnızca içten değil, dıştan
da kullanıldığında çok yarayışlıdır. Duyarlı ciltleri yatıştırır,
olgunlaşma aşamasındaki deriyi besler ve vaktinden önce yaşlanmaktan
korur.
-Çökelek/Ekşimik:
İltihaplı deriye karşı eskiden beri kullanılan çökelek, gerektiğinde
biraz ılık sütle karıştırılarak krem kıvamına getirilir. Yağlı cilt
bakımında kullanılır, altderinin(perminal katmanın) kan dolaşımını
hızlandırır, ayrıca hafif güneş yanıklarında rahatlatıcıdır.
Çıbanları(örneğin koltuk altında çıkan köpekmemesini) kısa sürede
işletir ve temizler.
-Elma sirkesi: Bu
çok yönlü ilaç, deriyi güçlendirir ve derinin asidik koruma örtüsünü
güçlendirir. Çok zengin vitaminler ve mikro besin maddeleri içerir.
Kuru ve çatlak cilt kadar, yağlı ve sivilceli cildin bakımında da
başarılıdır. Saçlara yumuşaklık ve parlaklık kazandırır.
-Havuç: İçerdiği karoten(Provitamin A) ve lesitin, deri sertliklerini normalleştirir, deriye sağlıklı bir görünüm ve renk kazandırır.
-Hıyar(Salatalık):
Deri için klasik bir nemlendirici olarak bilinen hıyar, yağdan
arındırıcı etkiye de sahiptir ve bu nedenle yağlı ciltler için
hazırlanan maskelere ve kompreslere de girer.
-Limon:
Doğal kozmetikte çok önemli yeri vardır. Mikrop kırıcı,
sıkıştırıcı/büzüştürücü/gerdirici özelliği vardır ve deriyi yağdan
arındırır.
-Süt:
Yağlı cilt bakımında ve nemlendirici olarak idealdir. Çok değerli
maddeleri cilt tarafından hızla emilir. Üstderiye esneklik kazandırır,
derinin asidik koruma örtüsünü güçlendirir, kan dolaşımını uyarır ve
pürüzlü deriyi düzgünleştirir.
-Yoğurt: İçerdiği
bakteri kültürleri sayesinde, üstderi bakteri florasının yeniden
yapılanabilmesine yardımcı olur. İçerdiği süt asidi ise cildin erken
kırışmasını önler, ona yumuşaklık ve esneklik kazandırır.
-Yulaf:
B grubu öncelikli olmak üzere, vitaminler, mineraller ve değerli yağlar
içerir. Öğütülmüş yulaf deriyi düzgünleştirir ve özellikle bu amaçla
hazırlanan yüz maskelerinde başarıyla kullanılabilir.
-Yumurta sarısı:
Lesitin ve kolesterol açısından çok zengin olduğu için, cilt maskeleri
ve kompresler hazırlanırken emulgatör olarak (örneğin yağ ile suyun bir
süre için birbirine karışmasını sağlamakta) kullanılır. Cildi
rahatlatır ve düzgünleştirir.
-Zencefil: Cildi
çok olumlu etkileyen doymamış yağ asitleri bakımından çok zengindir.
Deriyi yağdan arındırır, iltihapları yatıştırır, çatlakların ve küçük
yaraların iyileşmesini hızlandırır.
Eterli yağlar(esanslar)
Eterli
yağlar, bildiğimiz anlamdaki bitkisel yağlardan değildir; pek çok
uçucu(eterli) maddelerin bir bileşimidir. Yağ olarak anılmalarının
başlıca nedeni, suda çözünmeyip ancak katı veya sıvı yağlarda
çözünmeleridir. Bu çok değerli eterli yağlar, bitkilerin damıtılmasıyla
veya preslenmesiyle elde edilirler. Cilt bakımında kullanılacak olan
eterli yağların kaliteli ve gerçek olmalarına büyük özen
gösterilmelidir. Yapay esansların bitkisel yağlara karıştırılması
yoluyla oluşturulmuş sahte eterli yağların cilt bakımında
kullanılmaları çok yanlış olur. Yalnızca eczanelerden ve güvenilir
firmalardan, yüzde yüz doğal olduğuna inandığınız yağları satın alınız!
Eterli
yağlar, çok yönlü etken maddeleri sayesinde yalnızca cildi rahatlatıp
iyileştirmekle kalmazlar; kişide yatıştırıcı, uyarıcı, canlandırıcı ve
rahatlatıcı etkiler de yaratabilirler. Eterli yağlar, kremlerde,
losyonlarda, banyo katkısı veya inhalasyon(soluma) biçiminde
kullanılarak, beden sağlığına ve rahatlığına geniş ölçüde katkı
sağlayabilirler.
Eterli yağların etkileri
-Kafur yağı: Kan dolaşımını uyarıcı ve canlandırıcıdır.
-Karanfil yağı: Cildi yatıştırır ve dezenfekte eder.
-Lavanta yağı: İltihaplanmayı önleyici, yatıştırıcı ve hücre yenileyici.
-Limon yağı: Dezenfekte edicidir. Kırılmaya eğilimli tırnakların bakımında kullanılabilir.
-Nane yağı: Metabolizmayı uyarıcı, dezenfekte edici ve kan dolaşımını uyarıcıdır.
-Oğulotu(melisa) yağı: Yatıştırıcı ve duyarlılığı azaltıcı etkiler içerir.
-Mayıs papatyası yağı: İltihaplanmayı önleyici ve yatıştırıcıdır.
-Rezene yağı: Dezenfekte edici, yatıştırıcı ve güçlendiricidir.
-Servi yağı: Dokuları sıkıştırıcı ve dezenfekte edicidir.
-Turunç kabuğu yağı (Bergamot): Antiseptik ve iyileşmeyi hızlandırıcıdır.
Eterli
uçucu yağlar, banyo katkısı olarak bile, önce katı veya sıvı yağların
içinde çözündürülmelidir; çünkü suda çözünmezler ve değdikleri bölgeyi
tahriş edebilirler!
Kimyasal
kozmetik ürünleri genellikle, konserve edici yapay maddeler içerirler.
Ürünler böylece uzun süre boyunca bozulmaz, ama derinin dengesini
bozabilirler ve alerjilerin başlıca nedeni olarak tanınırlar. Bu yapay
maddeler yalnızca ürünün içindeki bakterileri öldürmekle kalmayıp,
derinin dengesini koruyan çok önemli doğal bakterileri de yok ederler.
Burada tanıtılacak olan doğal kozmetik ürünler, dayanıklılık kazandıran
herhangi bir yapay madde içermedikleri için, saklanmaları ve kullanım
süreleri bakımından çok dikkatli olmak gerekir. Şifalı bitki
demlemeleri ve besin maddeleri ile hazırlanan kozmetikler hemen
kullanılmalıdır. Bu tanımın dışında kalan ürünlerin buzdolabında
saklanması doğru olur. Bitkisel yağlar ise birkaç ay boyunca bozulmadan
bekleyebilirler. Kremler ve losyonlar da en çok iki haftalık bir süre
içinde kullanılmalıdırlar.
Mutfakta
hazırlanan doğal kozmetiklerle deriye, saçlara ve tırnaklara hiçbir
zarar vermeden bakım yapılabilir, ama bu bakım sürecinde de problemler
yaşanabilir. Daha önce hep hazır kozmetik ürünü kullanmış olan
kişilerde, doğal kozmetik ürünleri bazen sivilcelenme veya deri
gözeneklerinin iltihaplanması gibi tepkiler oluşabilir. Bu durumlara
genellikle, deri metabolizmasını güçlü bir biçimde etkileyebilen
bitkiler kullanıldığında rastlanır. Alerjilerde ise durum değişiktir:
Bazı bitkilere veya bitki yağlarına karşı deri hemen veya kısa bir süre
sonra, kızarıklık veya kaşıntı gibi tepkiler verebilir. Bu durumda,
alerjiye yol açan reçetenin kullanımına hemen son verilir. Ama önceden
bir deri testi yaparak, alerjik tepki oluşup oluşmayacağı saptanabilir:
Söz konusu üründen birazı, kol ekleminin iç tarafına sürülür ve ertesi
güne kadar beklenir. Eğer ertesi gün o bölgede herhangi bir alerjik
tepki oluşmamışsa, söz konusu reçete rahatlıkla kullanılabilir.
Önemli
bir konu da, önerilen dozajlara sadık kalınmasıdır. Bazen fazla
kullanılan birkaç damla eterli yağ bile önemli değişikliklere yol
açabilir. Ayrıca, eğer reçetede belirtilmemişse eterli yağlar,
kesinlikle doğrudan cilde uygulanmamalıdır!
Cilt Tipiniz Nedir?
Yapısı
ve işlevleri açısından herkesin cildi benzerlikler gösterir, ama yine
de her cilt başkadır. Genellikle üç cilt tipinden söz edilir: Normal
veya karışık cilt, yağlı cilt ve kuru cilt. Bu üç değişik durumun bir
kişide görülmesine çok ender rastlanır. Ama karma biçimleri söz
konusudur ve mevsimlere ve yaşa göre cildin özelliklerinde değişimler
görülebilir.
-Normal ve karışık cilt: Normal
cilt düzgün ve yumuşaktır, donuk bir parlaklığa ve sağlıklı bir
görünüme sahiptir. Karışık ciltte, yanaklar kuru ve daha çok alın,
burun ve çene bölgeleri yağlıdır. Ama bu durum, normal ciltte de
görülebildiği için, normal cilt sınıfına girer.
-Yağlı cilt: İri
gözenekli ve sivilcelenmeye yatkındır. Yıkandıktan kısa süre sonra yine
parlak bir görünüm kazanır ve kremlendikten uzun bir süre sonrasına
kadar yağlı kalır. Sivilceli cilt, yağlı cildin kız kardeşidir:
Sivilceler, yağ yapımında bir aksaklığın belirtisidir.
-Kuru cilt: Bazen
sert ve pulludur, göz ve ağız çevresinde genç yaşlarda kırışıklıklar
oluşmaya başlar. Kuru cildin bakımında yanlışlıklar yapılabilir.
Temizlendikten sonra gerilir ve yağlı kremler çok çabuk emilir.
Eğer
cildinizin hangi sınıfa girdiğine karar veremiyorsanız, bir kozmetik
uzmanına başvurmanız doğru olur. Böylece, uygulayacağınız reçetelerde
ve bakım yöntemlerinde yanılgıya düşmemiş olursunuz.
*Yağlı
bölgeleri veya karışık ciltteki sivilceli bölgeleri yağdan arındırıcı
maddelerle temizlemeye çalışmayınız. Cildin asidik koruma örtüsünü
tahrip edebilirsiniz.
*Yağlı
cildinize çok etkili veya yüksek dereceli alkol içerikli ürünlerle
işkence etmeyin. Bu tür bakıma yağ bezlerinin tepkisi, daha fazla yağ
üretmek olacaktır.
*Özellikle kuru cildi soğuk suyla yıkamayın: Aksi halde gözenekler kapanır ve cilt daha fazla kurur.
*Cildin kendini yenileyebilmesi için(regenerasyon), haftada 1-2 kere, cilde uygun yüz maskeleri uygulanmalıdır.
*Peeling yöntemi(ayda 1-2 kere), cildin sertleşmesini önler.
*Pigment lekelerine karşı, rendelenmiş çiğ patates maskesi, 15-20 dakika etkilemeye bırakılır.
-Mayıs papatyası yağı, her tür cilt için
30g
mayıs papatyası, 100 ml susam yağı ve 100 ml kırmızı kantaron yağına
eklenir. Cam yağ kavanozu bir saat boyunca çok sıcak su banyosunda
(benmarin yöntemi) bekletilir ve süre sonunda iyice çalkalandıktan
sonra, tülbentten geçirilerek süzülür. Yağa batırılan pamukla yüz iyice
temizlenir.
-Yağ karışımı, normal ve karışık cilt için
10’ar
ml soya yağı ve hintyağı, 20 ml bademyağı ve 30 ml zeytinyağı iyice
karıştırılarak koyu renkli bir şişeye aktarılır. Yağla ıslatılan bir
pamukla, yumuşak hareketlerle yüze, boyuna ve dekolteye yedirilir.
-Temizlik maskesi, yağlı cilt için
1
yumurta sarısı, 1 yemek kaşığı susam yağı ve 3-4 damla limon suyu iyice
karıştırılarak krem haline getirilir. Elle veya bir bezle, yüze, boyuna
ve dekolteye sürülür ve 10 dakika etkilemeye bırakılır. Süre sonunda
bol ılık suyla yıkanılır.
-Limon peelingi, yağlı cilt için
2
yemek kaşığı dolusu ince rendelenmiş limon kabuğu, 2 yemek kaşığı yulaf
unu ve 6 yemek kaşığı dolusu buğday kepeği iyice karıştırılır ve biraz
su eklenerek esnek bir lapa haline getirilir. Dairesel hareketlerle,
2-3 dakikalık bir süre boyunca cilt temizlenir. Bol ılık suyla
yıkanılır.
-Yeşil çay losyonu, kuru cilt için
Orta
boy bir su bardağı dolusu kaynar suda 1 tatlı kaşığı dolusu yeşil çay
haşlanır, üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. 1
yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı dolusu çiçek balı ve 10 ml gliserin
iyice karıştırıldıktan sonra, çayla birlikte küçük bir kavanoza
aktarılarak iyice çalkalanır. Karışıma batırılan pamukla, yüz, boyun ve
dekolteye friksiyonla iyice emdirilir.
-Kepek peelingi, olgun cilt için
5
yemek kaşığı dolusu badem veya buğday kepeği biraz suyla iyice
karıştırılarak lapa haline getirilir. Dairesel hareketlerle, 2-3 dakika
boyunca yüz iyice temizlenir.
Canlandırıcı yüz losyonları
Yağ
veya kremlerle yapılan bir temizliğin ardından uygulanan yüz
losyonları, cilde canlılık kazandırır ve yatıştırıcıdır. Bir pamuk
parçasını losyonla ıslatın ve yüzünüzü, boynunuzu ve dekoltenizi
nemlendirin.
-Lavanta suyu, karışık cilt için
Sabahları ve akşamları, bir pamuğu lavanta destile suyu ile ıslatın ve yüzünüze, boynunuza, dekoltenize sürün.
Lavanta suyu, yağlı cilt için
50
ml lavanta destile suyu, 2-3 damla nane yağı ve 1 tatlı kaşığı dolusu
elma sirkesini bir cam kabın içinde iyice çalkalayarak karıştırın.
Yüzünüzü, boynunuzu ve dekoltenizi, bu sıvıyla ıslattığınız bir pamukla
temizleyiniz.
-Aynısafa losyonu, kuru cilt için
50
ml portakal çiçeği destile suyu, 50 ml gülsuyu ve 20 ml aynısafa
tentürünü bir şişede iyice çalkalayarak karıştırın. Yüzünüzü bu
losyonla temizleyin. Aynısafa tentürünün yapımı için gerekli bilgiyi,
kitabın bitkiler bölümünde bulabilirsiniz.
-Bitki losyonu, sivilceli ve iltihaplı cilt için
1
yemek kaşığı dolusu mayıs papatyası, 1 tatlı kaşığı dolusu ince
kıyılmış ayrıkotu kökü, 1 yemek kaşığı dolusu öksürükotu yaprağı(veya
ebegümeci yaprağı), 1 yemek kaşığı dolusu aynısafa çiçek yaprağı (hepsi
kurutulmuş olarak), 200 ml steril su, 30 ml 70 derecelik etil alkol ve
30 ml adaçayı destile suyu bir kavanoza koyulur ve ağzı iyice
kapatılır. Arada bir çalkalanarak 3-4 gün bekletildikten sonra, 3-4 kat
tülbentten geçirilerek süzülür. Elde edilen losyon, koyu renkli temiz
bir şişeye aktarılır. Her kullanımdan önce iyice çalkalanır. Losyonla
ıslatılan bir pamukla, sabahları ve akşamları, yüz, boyun ve dekolte
nemlendirilir.
Yağ karışımları
Eterli
bitki yağları, yüz masajları için çok uygundur veya kuru ve olgun
ciltler için, bir gece kreminin yerini doldurabilirler. Ama eterli
yağlar doğrudan kullanılmaz, ana madde olarak seçilen bir bitkisel yağa
uygun miktarda karıştırılarak kullanılırlar. Önerilen miktarlar bir
kapta karıştırıldıktan sonra koyu renkli bir şişeye aktarılır ve iyice
çalkalanır. Yağların birbirine tam olarak karışabilmesi için birkaç
saat beklenilmesi gerekir.
-Yağ karışımı, yağlı cilt için
15 damla limon yağı, 12 damla servi yağı(veya 10 damla kafur yağı), 10 damla lavanta yağı, 50 ml soya yağı.
-Yağ karışımı, normal cilt için
15 damla lavanta yağı, 4 damla gülyağı, 8 damla adaçayı yağı(veya ökaliptus yağı) ve 50 ml susam yağı.
-Yağ karışımı, kuru cilt için
15 damla rezene yağı(veya mayıs papatyası yağı), 5 damla lavanta yağı, 5 damla gülyağı ve 50 ml bademyağı.
-Yağ karışımı, olgun cilt için
15 damla lavanta yağı, 5 damla kekik yağı, 3 damla nane yağı, 10 damla gülyağı ve 50 ml zeytinyağı.
Deriyi Besleyici Maskeler
Maskeler,
cildi güçlendiren klasik güzelleştiricilerdir. İyileştirici ve
güzelleştirici maddelerini cilde emdirerek, onun kendini
yenileyebilmesine yardımcı olurlar. Maskeler cildi yatıştırır,
gerginleştirir ve kan dolaşımını uyarırlar.
-Elma-krema maskesi, normal ve kuru cilt için
Kabuğu
soyulan bir elma ince rendelenir ve 1 yemek kaşığı dolusu krema ile
iyice karıştırılır. Yüze, boyuna ve dekolteye uygulanır ve 10 dakika
etkilemeye bırakılır.
-Ekşimik/Çökelek maskesi, yağlı cilt için
4
yemek kaşığı dolusu ekşimik(çökelek), 10 ml adaçayı destile suyu, 10 ml
gülsuyu, 1 kahve fincanı ılık süt mikserde iyice karıştırılır. Yüze,
boyuna ve dekolteye uygulanarak 30 dakika etkilemeye bırakılır.
-Zencefil kompresi, yağlı cilt için
1
bardak zeytinyağı hafifçe ısıtılır, 1 yemek kaşığı dolusu öğütülmüş
zencefil yağa iyice karıştırılır ve 1-2 saat bekletilir. Bu karışımın
emdirildiği bez parçaları yüze uygulanır ve 20 dakika etkilemeye
bırakılır.
-Hıyar maskesi, yağlı cilt için
Soyulmuş
hıyardan kesilen 5 kalın dilim mikserde püre haline getirilir, 2 tatlı
kaşığı elma sirkesi ve 2 tatlı kaşığı susam yağı, 1 yumurta sarısı
iyice çırpılır ve hepsi mikserde iyice karıştırılır. Yüze, boyuna ve
dekolteye uygulanarak, 45 dakika etkilemeye bırakılır.
-Ekşimik/çökelek maskesi, yağlı cilt için
125g
ekşim