| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Çok yalın Anlatım , Güzellik , Gülüşme .... kaya gibi bloh

Çok manyak Güzellik ..

11 "güzellik" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"güzellik" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

GÜZELLİĞİ BANYODA YAKALAYIN !

Banyoda inci taneleri sayesinde güzelliğinize tekrar kavuşacaksınız! Uygulaması kolay olan bu yeni aromaterapi yöntemi sayesinde günlük stresinizden kurtulabileceksiniz.
Banyolarınızın yeni trendi; banyo incileri…

Stresli ve yorgun bir günün sonrasında yapılan güzel bir banyo günün yorgunluğunu atmanın tek yolu. Eskiden bir vücut şampuanı ile geçiştirdiğimiz hijyen ve rahatlama ihtiyacı şimdi banyo incileriyle hem banyo yapıp hem de kendi kendinize aromaterapi uygulamanızı sağlıyor. Kolay uygulanabilen bu doğal aromaterapi yöntemi, yorucu bir günün sonunda stresten kurtulmanızı sağlıyor. İçerisinde bulunan hoş kokulu doğal yağ özleriyle rahatlamanızı sağlayan bu ürünler şimdi banyoların yeni trendi. Misket şeklindeki bir ya da iki kapsülün küvet suyunun içine atılmasıyla kullanılan banyo incileri vücudu nemlendirme özelliğine de sahip. Misket şeklindeki kapsüllerde oluşan banyo incilerini aynı zamanda güzel bir banyo sonrası tüm vücudunuza krem gibi sürerek de kullanabilirsiniz. Kokusu uzun süre etkili olan banyo incileri, doğal meyva ve bitki özlerinden oluşuyor. Hindistan cevizi, yulaf sütü, şeftali, kayısı, böğürtlen, frambuaz, mandalina, tutku meyvası, vanilya, incir, fıstık, kakao, domates, yeşil elma, sedir ağacı gibi birçok seçenekte sunulan banyo incileri günlük hijyen ihtiyacını karşılıyor.

Doğal bir aromaterapi yöntemi olan bu ürünler hoş kokuları ile ruhsal bir rahatlama sağlıyor. Aynı zamanda banyonuzda renkli bir aksesuvar olarak da kullanabileceğiniz bu ürünler vücut bakımına ve banyosuna önem veren birçok kadının gözdesi.


Burada verilen bilgiler "COSMOTURK" ün izniyle yayınlanmaktadır.

SARI, KIRMIZI, TURUNCU VE YEŞİL ! İŞTE SİZE DOĞADAN MASKELER...

Malum, Güzel yurdumuzun dört bir tarafı kışa teslim olmuş durumda. Kimsenin canı evden dışarı çıkmak istemiyordur eminim, en azından benim için öyle diyebilirim. Ama, hepimiz para kazanmak zorundayız ve bunun için de işe gitmemiz gerekiyor değil mi ! Bu soğuk hava şartlarında cildimiz çoktan alarm vermeye başladı bile. Soğuk havanın da etkisiyle eminim ki, bir çoğumuzun cildinde kurumalar, yanmalar, pullanmalar meydana gelmiştir. Kendimden biliyorum. Cildim karma olmasına rağmen yine de her gün kullandığım gece ve gündüz kremlerim bile etkisini yitirmeye başladı. Bunun için her şeyden önce yediklerimize ve içtiklerimize de dikkat etmeliyiz diye düşünüyorum. Sadece bu soğuk havalar için mi elbette ki hayır. Bu yaşıma kadar öğrendiğim en önemli şey, güzel bir cilde sahip olmak için sadece ve sadece, dünyanın parasını ödediğimiz güzellik kremlerinin tek başına yeterli olmadığıdır. Buna hepinizin katılacağına inanıyorum. Bundan yola çıkarak da cildimizde meydana gelebilecek olan çeşitli etkileri korumak adına, biraz önce de bahsettiğim gibi yediklerimize ve içtiklerimize de dikkat ederek sağlamamız mümkündür. Ben elbette ki bir güzellik uzmanı değilim ama, cildimi ve kendimi seven bir insan olarak edindiğim bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum. Sonuçta hepimizin kendisine göre bir tecrübesi vardır aldığı her yaş itibari ile…

Cildimiz için gereken en doğal besinler, hepimizin de bildiği üzere düzenli bir uyku, bol sıvı alımı ve vitamin açısından zengin beslenme şekli… Bu üç kural, sağlıklı bir cildimiz olması açısından çok ama çok önemlidir. Öyle ki, yüzümüzdeki ışıltıya neden olacak en önemli vitaminler A,C ve E vitaminleridir. Bu vitaminler özellikle orta yaşın üstüne çıkmaya başlamış olanlar için önemli olmakla birlikte, yaşlanma sürecini geciktirici etkiye de sahiptirler. Havuç, kabak, brokoli gibi sarı, turuncu ve yeşil sebzelerde, yumurta akı, ciğer, tereyağı ve balık yağında bol miktarda bulunmaktadır.
C vitamini ise, antioksidan özelliği ve bağışıklık sistemini güçlendiren etkisiyle cildimiz için önemli bir vitamindir. Eğer C vitaminini yüzeysel olarak kullanırsak da, cildimiz üzerindeki ince çizgi ve kırışıklıkların azalmasına ve bir süre sonra da yok olmasına yardımcı olmaktadır. Bunun için dikkat ederseniz şayet, aldığımız pek çok ürünün içinde C vitamini katkılıdır diye bir ibare de yer almaktadır. Peki bu C vitamini en çok hangi meyva ve sebzelerde var. Elbette sizlerde biliyorsunuz ama ben yeniden hatırlatmak istiyorum. Portakal, limon, çilek, kivi gibi meyvelerde ve domates, yeşil biber, maydanoz, soğan gibi sebzelerde.
E vitamini ise, vücudumuzun bağışıklık sistemine zarar veren serbest radikallerle savaşarak, hücrelerimizin yenilenmesine yardımcı oluyor. Yine yüzeysel olarak uyguladığımızda ise cildimizin nemlendirilmesine katkıda bulunuyor. Peki E vitamini hangü ürünlerde bulunmakta. Fındık, ayçiçeği çekirdeği, balık ve zeytinde bol miktarda yer almakta…

Biraz uzunca oldu ama, en azından cildimiz için gereken bu bilgileri sizlerle paylaştıktan sonra, bu soğuk hava koşullarında kendi kendimize evimizde çok düşük maliyetlerle yapabileceğimiz değişik maskeleri sizlerle paylaşmaya. Yalnız şunu hatırlatmak isterim ki, bu maskeler deneyimlerim sonucu ortaya çıkmış şeyler değil. Yıllardır sağdan soldan bulduğum ve bir deftere kaydettiğim maskelerdir. Bir çoğu bilinmekle birlikte, bilinmeyenlerde olabilir diye düşünüyorum…

Hadi bakalım, maskelerimizi yapmaya başlayalım…

KARMA CİLTLER İÇİN
YEŞİL ÇAY MASKESİ

Malzemeler :
1 tatlı kaşığı yeşil çay, 1 adet yumurta sarısı. 1 tatlı kaşığı çiçek balı, 1 tatlı kaşığı gliserin

Yapılışı : Yeşil çayı kaynamış su dolu bir su bardağının içinde 10 dakika kadar demliyoruz. Ardından çayın soyunu süzüyoruz. Yumurta sarısı, çiçek balı ve gliserini ayrı bir kapta iyice karıştırıyoruz. Bu karışıma çayı da ilave ederek küçük bir kavanoza aktaralım. Her gün sabah akşam yatmadan önce pamukla cildinize iyice yedirelim. Eğer bu maskeyi düzenli olarak uygularsak cildimiz nemlenecektir…

YAĞLI CİLTLER İÇİN
TEMİZLİK MASKESİ

Malzemeler :
1 adet yumurta sarısı, 1 yemek kaşığı susamyağı, 3-4 damla limon suyu

Yapılışı : Yumurta sarısı, susam yağı ve limon suyunu bir kapta krem kıvamına gelinceye kadar iyice karıştıralım. Elimizdeki bu karışımı yüzümüze ve boynumuza uygulayalım. 10 dakika bekledikten sonra bol ılık suyla yıkayalım. Cildimizin tazelendiğini ve parlaklık kazandığını göreceksiniz…

KARMA CİLTLER İÇİN
MAYIS PAPATYASI YAĞI

Malzemeler :
1 çay bardağı mayıs papatyası, 1 çay bardağı susam yağı, 1 çay bardağı kırmızı kantaron yağı

Yapılışı : Bir kapta mayıs papatyası, susam yağı ve kırmızı kantaron yağını karıştırıyoruz ve bu karışımı bir kavanoza aktarıp, ağzını kapatıyoruz. Bu kavanozu içinde kaynar su bulunan bir kapta bir saat bekletiyoruz. Bu sürenin sonunda kavanozu iyice çalkalayalım ve ince bir tülbent yardımıyla süzelim. Bu karışımı pamuğa batırarak yüzümüzü iyice siliyoruz..


KISA HATIRLATMALAR

*Maskelerden iyi bir sonuç almak için yüzümüzü iyice temizlemeliyiz ki, cildimizdeki gözeneklerin açılmasını sağlayalım. Eğer bunu yapmazsak, kirli cilt maskenin etkisini azaltır.

*Bu da önemli bir ayrıntı ki, yüzümüzü mutlaka ılık suyla yıkayalım. Çünkü soğuk su gözeneklerimizin açılmasına neden olmaktadır.

Bir sonra ki konumuz, saçlarımız için uygulayacağımız maskeler…

Kadınlar_Kulübü

KISA UZUN FARKETMEZ, İŞTE SİZE DOĞADAN MASKELER…


Soğuk ve kuru kış havası sadece cildimizde etkisini göstermekle kalmaz. Saçlarımızda kötü hava koşullarından nasibini alır elbette. Saçlarımız yaz aylarındaki parlaklığını kaybederek matlaşır, daha çabuk kırılır. Bu yüzden, cildimiz için gösterdiğimiz bakımı saçlarımıza da gösterirsek, istediğimiz gibi sonuçlar almamız da mümkün olacaktır…

Bir önceki konuda cildimiz için evde, maliyeti düşük maskelere değinmiştik. Ve demiştik ki, bir sonra ki konumuz, saçlarımız için maskeler olacak.. Hadi bakalım, o zaman açıyoruz defterimizi ve saçlarımız için nasıl maskeler yapıyoruz, hep birlikte öğrenelim…

Maskeleri yaparken kullanacağımız malzemeler yine doğada bizlerin kullanımını beklemekte. Bu malzemelerden biri Biberiye, diğeri ise Kekik.. Bunlar hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse eğer ;

DOĞAL ANTİOKSİDAN BİBERİYE – Biberiye, sinir sistemimizi sakinleştirici ve kan dolaşım sistemimizi güçlendirici etkiye sahiptir. Yani kısacası bağışıklık sistemimiz güçleniyor.

MUTFAĞIN VAZGEÇİLMEZİ KEKİK – Yemeklerimizin vazgeçilmezlerinden olan kekik, kramp çözücü, mikroptan arındırıcı ve balgam söktürücü etkiye sahiptir.

Şimdi gelelim saçlarımız için yine düşük maliyetli maskeleri yapmaya…

KIRILMIŞ SAÇLARA ONARICI MASKE

Malzemeler :
4 tatlı kaşığı hintyağı, 2 tatlı kaşığı soya yağı, 2 tatlı kaşığı ısırgan , 2 tatlı kaşığı biberiye, 2 tatlı kaşığı kekik.

Yapılışı : Hint yağı ve soya yağını cam bir şişede ya da kavanozda iyice karıştırın. Bu karışıma ısırgan , biberiye ile kekiği ekleyin ve iyice çalkalayın.İki gün beklettikten sonra süzün. Karışımı saçlarınıza yedirin ve 40 dakika bekleyin. Sonra ılık su ve şampuanla iyice yıkayın.

KURU SAÇLARA NEM BANYOSU

Malzemeler :
2 yemek kaşığı susam yağı, 2 yemek kaşığı badem yağı veya ayçiçeği yağı, 3-4 yemek kaşığı nohut unu.

Yapılışı : Susam yağı, badem yağı veya ayçiçek yağını nohut unuyla iyice karıştırın. Banyo yapmadan önce ellerinizle bu karışımı saç diplerinize masaj yaparak yedirin. Yarım saat etki etmesini bekleyin. Sonra saçlarınızı ılık su ve şampuan ile yıkayın. Saçlarınızın ve saç derinizin nem kazandığını fark edeceksiniz.

YAĞLI SAÇLARA DENGELEYİCİ BAKIM

Malzemeler :
5 yemek kaşığı ısırgan yaprağı, 1 adet limon, 2 adet yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı hazır bitkisel şampuan

Yapılışı : Isırgan yaprağını, yarım litre suda 15 dakika demlenmesini bekleyin. Bu arada limonun suyunu iyice sıkın. Başka bir kapta da yumurta sarılarını iyice çırpın. Limon suyu, yumurta sarısı ve hazır bitkisel şampuanı ısırgan çayına ekleyin ve iyice karıştırın. Bu karışımla saçlarınızı yıkayın ve iyice durulayın…


KISA BİR HATIRLATMA

*Bitkisel şampuan kullanıyorsanız eğer, içine 4 damla lavanta ve 4 damla okaliptüs yağı ekleyebilirsiniz.Bu karışım, saçlarınızın parlamasını sağlayacaktır…

*Eğer saçlarınızda seyrelmeler varsa size çam terebentini öneriyorum. Bir kulak pamuğunu batırarak bu seyrelen alanlara, saçlarınızı yıkamadan yaklaşık yarım saat önce sürerseniz ve bu işlemi bir müddet devam ettirirseniz, seyrelmelerin gözlendiği alanlarda saçlarınızın yeniden çıktığını ve eskisinden de daha güçlü olduğunu göreceksiniz (Bizzat kendim deniyorum ve faydasını gördüm diyebilirim arkadaşlar, tavsiye ederim). Bu arada aktarlarda çam terabentini bulabilirsiniz…

Saçlarımıza uygun maskelerden sonra, bir sonraki konumuz, çatlayan dudaklarımız ve ellerimiz için ne yapabiliriz ...

SAĞLIKLI, PARLAK, YUMUŞACIK DUDAKLAR İÇİN TAVSİYELER...



Kış aylarında saçlarımızda ve cildimizde meydana gelen yıpranmalar dudaklarımızda da etkisini gösterir. Öyle ki, tıpkı cildimizdeki gibi pullanmalar, çatlamalar hat safhada kendisini gösterir. Hassas bir yapıya sahip olduğu içindir ki, dudaklarımız soğuk ve sıcak havadan kolayca etkilenebilir. Bu nedenle sihirli defterimize dudaklarımızın korunmasına yönelik aldığımız ip uçlarını paylaşmaya geldi sıra. Bakalım ve öğrenelim dudaklarımız için ne yapabilirmişiz !!!

PEMBE VE SAĞLIKLI BİR GÖRÜNÜM İÇİN VİTAMİN DESTEĞİ

Dudaklarımız, vitamin eksikliğinden kolayca etkilenir. Özellikle de B8 vitamini (biotin) sağlıklı ve pürüzsüz dudaklar için oldukça önemlidir. Eğer bu vitamin eksikliğini yaşamak istemiyorsak yapmamız gereken şey, bolca soya unu, yumurta sarısı, ceviz, fındık ve badem yemektir.

CAN SIKICI UÇUKLARA BUZ TEDAVİSİ

Stres, soğuk algınlığı, hormonal değişimler, aşırı yorgunluk ve uykusuzluk uçuk oluşumuna neden olabilir. Uçuk çıkacak bölgede bir gün önce karıncalanma, kaşınma ve yanma hissedilir. O an bu bölgeye bir buz tedavisi uygularsak, uçuğun çıkmasını önleyebiliriz. Bunun için bir parça buzu ince bir kumaşa ya da poşete sarıp, o bölgenin üstüne hafifçe bastıralım. Kısa aralar vererek yapacağımız bu uygulamaya 5-7 dakika devam edelim. Ardından yağlı bir kremle dudaklarımızı nemlendirelim. Bu uygulama, uçuğun çıkmasını engelleyecektir…

KURUYAN DUDAKLARA BAL VE KREMA MASKESİ

Malzemeler : 1 yemek kaşığı süt, 1 yemek kaşığı kaymak ya da bal

Yapılışı : Bir kapta sütü ve kaymağı yoğun bir kıvama gelinceye kadar iyice karıştıralım. Geceleri yatmadan önce bu karışımı dudak çizgimizin dışına doğru ya da taşacak şekilde uygulayalım. 15 dakika bekledikten sonra yıkayalım.

Bu uygulamayı bir hafta süreyle her gün yaparsak, dudaklarımızı beslemiş ve dudak derimizi yenilemiş oluruz.
Bu maske için kaymak yerine bal da kullanabilirsiniz. Ancak, uyguladıktan sonra dudaklarımızı asla yalamıyoruz, bunu da unutmayalım…


AKLINIZDA BULUNSUN

*Rüzgarlı havalarda dudaklarınızı sık sık ıslatmamaya dikkat edin. Çünkü rüzgar, dudakların
çatlamasını hızlandırır..

GÖBEĞİNİZDEN KURTULMAK İÇİN YAPMANIZ GEREKENLER !!!


Pek çok kişi yazın hala istediği formda olamamaktan şikayetçi. Bazı kişiler biraz zayıfladıysa bile istediği yerlerden (göbek, bel, basen) incelememekten yakınıyor. Normal diyet programlarında kişiler zayıflasa bile çoğu kişide daha çok yüz bölgesi inceliyor. Ama aşırı yağlı bölgelerde pek incelme olmuyor.

Sizlere 3 haftada, özellikle göbek-bel bölgesinden incelmeyi de sağlayacak özel bir program vereceğim. Ancak öncelikle şu noktayı vurgulayayım: Sadece diyetle bölgesel zayıflama tam olmaz. Beraberinde özel egzersiz ve bazı özel bitkisel mönüler gerekir. Bu programı 3 hafta uygulayın, 21'inci günün sonunda müthiş incelmeyi hayretle göreceksiniz.

Mekik hareketi

Dizlerimiz bitişik ve ayaklarımız birbirine paralel şekilde tabanları yeri gösterirken iki elimizi enseye koyup hızlı hızlı, sık sık ve kesik kesik hareketlerle karnımız acıyana kadar sabah ve akşam ellişer kez bu hareketi yapıyoruz. Bu hareket özellikle karın bölgesindeki kasları kuvvetlendirir, yağ dokusunu harekete geçirir ve yağların yanmasına yardımcı olur.

Sopalı hareket

Bu harekette de bir sopayı ense kökümüze alıp iki elimizi geçiriyoruz. Ayaklarımızı yere sağlam basıp süratli bir şekilde sağa ve sola doğru daha çok kalçadan yukarısını hızlı bir şekilde döndürerek birkaç dakikada bu hareketleri yapıyoruz. Bu haraket karnın yan tarafındaki kasların şekillenmesi ve göbeğin erimesini sağlar.

Bel kasları için mekik

Bir taraftaki kolumuzu, bükülmüş olan diğer taraftaki dizimize doğru hafifçe, sık sık ve seri hareketlerle yakınlaştırmaya çalışıyoruz. Bu hareketi de birkaç dakika dayanabildiğimiz kadar yapmaya gayret ediyoruz. Daha sonra diğer taraftaki ayağımızı ve kolumuzu değiştiriyoruz. Bu hareket karnın yan tarafına doğru olan kasları çalıştırmak için yararlıdır.

Haftanın tek günleri bunları yiyin


Kalkar kalkmaz: 1 bardak ılık ballı limonlu su (içine yarım tatlı kaşığı bal, 10 damla limon konacak).

Sabah sporu: 35 - 40 dakika tempolu yürüyüş yapın. Bol ter atmaya gayret edin. Ardından fotoğraftaki gibi 15-20 dakika spor.

Duş: Ham ipek kese veya kabak lifi ile 5 dakika fırçalar gibi göbek, basen, popo, bel sertçe fırçalanacak. 5 dakika kadar susam yağı, kekik yağı, biberiye yağı, melisa yağı ile aynı bölgeye masaj yapılacak.

Kahvaltı: 1 adet kabuklu yeşil elma, 1 adet sert şeftali

Ara: 2 parmak taze dil peyniri yiyebilirsiniz.

Öğle: 1 porsiyon ızgara tavuk (derişiz), bol rokalı yeşil salata (taze soğanlı).

Ara(saat 15.00): 3-4 yulaflı bisküvi

Ara(saat 17.30): 1 adet yeşil elma.

Akşam: 4-5 kaşık zeytinyağlı fasulye (az yağlı), 1 dilim tam ekmek, mevsim salatası.

Gece: 1 bardak şekersiz tarçınlı ılık light süt. 3-4 fincan rezene çayı, yeşil çay, mısır püskülü, kiraz, avakado yaprağı karışım çayı içilecek.

Yasaklar

* Kolalı, şekerli içecekler

* Kızartma

* Hayvansal katı yağlar (tereyağı, kaymak, yağlı şarküteriler, yumurtanın sarısı, yağlı süt ürünleri, yağlı etler, tavuk - balık derisi, tam yağlı süt)

* Alkol (özellikle bira)

* Beyaz un,

* Beyaz şeker

* Doğum kontrol hapları

* Aşırı gündüz uykusu

* Çikolata

* Yağlı çerezler

* Cips

Zayıflatıcı çayı elinizden düşürmeyin

Bir su bardağı için 1-2 adet avakado yaprağı, 1 çay kaşığı yeşil çay, küçük bir tutam kiraz sapı ve mısır püskülü, 1 çay kaşığı rezene tohumu sadece 1-2 dakika kaynatılacak ve hafifçe fokurdadıktan sonra 3-4 dakika demlenmeye bırakılacak. Sonrasında şeker veya tatlandırıcı eklenmeyecek sadece çok ince bir dilim limonla içilecek. Yemeklerden biraz sonra da içebilirsiniz. Akşam mümkün olduğunca erken yenilecek. Sabah ise erken kalkmak önemli çünkü erken kalktığınızda metabolizma hızlanır, sabah sporu ise vücudu canlandırır, harekete geçirir.

Yan mekik

Yan kaslar ve bel kasları için belki de en yararlı haraket bu. Önce sağa doğru yatın. Sağ elinizi sağ kulağınızın üstüne değercesine yaklaştırın. Sol elinizi belinizin sol tarafına sol dirseğiniz gelecek şekilde yerleştirin. Sol elinizle belinizin sağındaki kasları hafifçe tutun. Hızla sağ kolunuzu ve sağ ayağınızı birbirine doğru yaklaştırın. 60 kez tekrarlayın.

Popo hareketi

Önce sol diziniz üstüne yatıp ayaklarınızı dik koyup rahat bir şekilde ayağınızı kayırabildiğiniz kadar yukarı kaldırıp aşağı indirin. Bu sırada dizinizi fazla bükmeyin. Daha sonra aynı hareketi yine sağ diziniz üstünde dayanarak yapın. Bu hareketi de en azından 30-40'ar kez yapmaya gayret edin. Popo ve çevresindeki yağ dokusunu azaltır.

Yanlara esneme

Bu harekette önce hazıroldaki gibi dimdik duracaksınız. Sonra hızla sağa ve sola doğru esneyebildiğiniz kadar, dikliğinizi bozmadan esneyeceksiniz. En azından üç dört dakika hızlı bir şekilde yapmaya gayret edin. Baş dönmesi, çok yüksek tansiyonu olanlar için de uygun bir hareket olmayabilir.

Kilo almamanın altın kuralları

* Güne erken başlayın, 7-8 saatten fazla uyumayın, uyandıktan sonra yatakta kalmayın.

* Asansör yerine merdiven kullanın, hızlı tempoyla yürümeye çalışın.

* Haftanın 4-5 günü egzersiz yapın, pasif jimnastik yerine aktif jimnastiği tercih edin.

* Aktif ve hareketli kişilerle birlikte zaman geçirin, hareket edersiniz.

* Hafta sonları için daima aktif planlar yapın.

* Ayakta durmaya ve yürümeye daha fazla zaman ayırmaya çalışın.

* Bir şey getirip götürmek için çocuklarınızı kullanmayın, siz alın.

* Günde en fazla yarım saat W seyredin.

* Az ve sık yiyin, öğün atlamayın.

* Acıkma duygusunun bastırılması için daima salatalık, domates, marul gibi düşük kalorili yiyecekleri tercih edin.

* Her gün sebze ve meyve yiyin.

* Yemekler için küçük, yağsız salatalar için ise büyük tabak kullanın.

* Yemek sırasında gazete okuma, TV seyretme gibi şeyler yapmayın.

Kaynak - Burada yer alan bilgiler "elitkadın.com" un bilgisi dahilinde yer almaktadır..

GÜZEL VE SAĞLIKLI SELÜLİTSİZ BACAKLAR İÇİN…


















Merhabalar Sevgili Dostlar,

Bir süredir daha doğrusu Pazar gününden beri bir türlü internete bağlanamama gibi bir sorunla uğraşıyorum ve neredeyse o kadar çok sinirlendim ki, bilgisayarı kaldırıp camdan atma raddesine kadar gelmiştim. Ta ki dün akşama kadar. Sonunda bizden olmadığını vericilerden kaynaklanan bir sorun olduğunu ve bir çok tanıdığımız insanın da bağlanamadığını öğrenince rahatladık ve derin bir nefes aldık. Ben pek ara vermeyi sevmem ama arada sırada mecburiyetten kaynaklanan aralar oluyor işte. Yani uzun sözün kısası, bilgisayarın mı var derdin var anlayacağınız. Neyse bu konuyu burada bırakıyorum ve kaldığımız yerden konularımıza devam edelim diyorum. Biliyorsunuz bir sihirli defterim vardı benim ki, size yıllar önce sağdan soldan not aldığım maskeleri paylaşmıştım ya. İşte bu seferde biz bayanların korkulu rüyası olan, hani şöyle portakal kabuğu görüntüsünü andıran, Hülya Avşar’ı çeken gazeticilerin ışık yansımasının yarattığı denilen selülit konusunda ki aldığım notları paylaşmaya geldi sıra. Bakalım neler kaydetmişiz efendim defterimize…

Hadi Buyrun !...

Önce selülit nedir ? Nasıl teşhis edilir ? Tedavi Yöntemleri Nedir ? Öğrenelim bakalım…

Kadınların %90’ında, dizin, bileğin iç kısımlarında, kalça ve baldırların arka kısımlarında, üst bacakta derinin altında bulunan dokuda oluşan fazla depolanmış yağ kümeciklerinin neden olduğu selülit ismi verilen yağ tabakası bulunur.

Erkeklerde selülit olmamasının en önemli nedeni onlarda başka hormonların, özellikle de yağlı hücre oluşumunda hiçbir etkisi olmayan erkeklik hormonunun bulunmasıdır.

Şişmanlık ve selülit karıştırılmaması gereken iki ayrı sorundur. Bu ikisini kesinlikle karıştırmamak gerekir. Eğer kişi şişmansa mutlaka selüliti de olur. Ama selülitin cildin derin dokularını bile etkileyen, temelde hormonal kökenli özel bir bozukluk olduğunu bilmek gerekir. Bu bozukluk, son derece zayıf kadınlarda bile görülebilir. Fazla kiloların tüm vücuda yayılmasına karşın selülit, bacak, baldır, kol gibi belirli bölgelerde görülür.

Birçok kişi tarafından arzu edilmeyen bir durum olarak görülse de, selülit tamamen zararsız olup, herhangi bir iyi veya kötü alışkanlık sayesinde oluşan bir durumdur. Selülite meyilli bir cilde sahip olmak genetik olabilir, hatta normal kilo ve boy orantısında olan kişilerde de oluşabilir.

Nedenleri nelerdir?

Hormonal nedenler:
Hiper folikülin, yani kadınlarda yumurtalardan salgılanan folikülin hormonunun artışı. Bu hormon, dokularda su tutma özelliği nedeniyle selülite zemin hazırlar.

Soya Çekim: Anne selülitli ise çocuğunda da selülit görülebilir.

Dolaşım bozukluğu (damar yetmezliği): Selülit ve damar yetmezliği birbirine paralel gider. Yani selülit damar yollarında oluşur ve damarları sarar, sıkar. Bu durum kan dolaşımını daha da zorlaştırır ve varisler meydana gelir. Bu da damar yetmezliği, selülit, varis, daha ileri derecede damar yetmezliği olarak gittikçe ciddi boyutlara varır.

Teşhis

Termografi: Vücutta kan dolaşımının normal olduğu bölgelerde vücut ısısı da normal olur. Dolaşım bozukluğu olan yerlerde kanlanma azalacağı için, bu bölgeler vücudun normal ısısından daha soğuk olur. Selülitin oluşma nedenlerinden biri dolaşım bozukluğu olup termografi ile dolaşım bozukluğunun ve selülitin yeri de teşhis edilir.

Ekografi:
Bir çeşit ultrason cihazı olup uygulandığı yerin, ayrıntılı olarak görünümünü sağlar. Selülite uygulanma amacı deri kalınlığının ve yağ tabakasının kalınlığının ölçümüdür.

Manyetik rezonans: Vücudun 3 boyutlu incelenmesi imkanını sunar. Bu sayede cilt kalınlığı, yağ tabakası ve oluşabilecek ikincil, üçüncül (tümör, yapısal bozukluklar) nedenlerin varlığının ya da yokluğunun tespitini sağlar.

******

Buradan öğrendik ki, vücudumuzda bulunan fazla yağların belli bölgelerde birikmesi sonucu oluşan yağ tabakası. Aslına bakarsanız yediğimiz yiyeceklere dikkat etmiş olsak bu gibi sorunlarla asla yüzleşmek zorunda kalmayacağız ancak, yaşam koşulları ve yemek alışkanlıkları da göz önüne alındığında selülit sorunlarıyla an ve an karşılaşmamız büyük bir olasılıktır. Ve belki de en önemli nedenlerden birisi de sporu yaşam stilimiz içine bir türlü dahil edememiş olmamız da selülitin oluşmasında etkilidir.

******

Peki Selülitten nasıl kurtulacağız bakalım bir defterimize ve hangi notları almışız görelim…

Kan dolaşımını hızlandırmak için soğuk düş masajı

Soğuk duş masajının amacı, selülitli bölgelerdeki kan dolaşımını hızlandırmaktır. Bunun için duşunuzun süzgecini çıkarın ve suyu sonuna kadar açın. Basınçlı soğuk suyu sağ ayağınızın topuk kısmından başlayarak baldırınıza ve oradan da kürek kemiğinize doğru tutun. Sonra omurganızın sağ tarafından başlayarak baldırınızın iç tarafına, oradan da topuğunuza kadar indirin. Aynı uygulamayı sol tarafınız için de yapın. Bu işlemi ikişer kez tekrarlayın. İşlem bitince kurulanmayın.
Üstünüzde kalan suyu selülitlerin yoğun olduğu bölgelerde sıvazlayarak akıtın. Ardından sizi sıcak tutacak bir giysiyle 10 dakikalık bir yürüyüş yapın.

Selülit oluşumunu engellemek için düzenli beslenin

Doktor kontrolünde yapılmayan rejimler ve sık sık kilo alıp vermek de selülit oluşumunu hızlandırıyor. Bu nedenle beslenme düzeninize çok dikkat etmelisiniz. Taze meyve ve sebze; özellikle kivi, limon, yulaf, bezelye, fasulye ve mercimek yiyerek cildinizin daha gergin bir yapıya sahip olmasını sağlayabilirsiniz. Beyaz ve kırmızı turp, maydanoz ve kereviz ise vücudun fazla suyu atmasını sağlar. Şeker, alkol, sigara, koyu çay, kahve, kola, çikolata ve kızartmalardan ise kesinlikle uzak durun…

Selülite yok etmek için bol bol su için

Bir günde kaç bardak su içiyorsunuz ? Susuzluk, sağlığımızı olumsuz yönde etkilediği gibi, selülit oluşumunu da hızlandırmaktadır. Buun için günde en az sekiz bardak su içmeyi unutmayın. Eğer bunlara uyarsanız bir ay gibi kısa bir zamanda tamamen olmasa da azaldığını görebilirsiniz. Bu arada şunu da hatırlatmak isterim ki, su vücudumuzda ki toksinleri de dışarı atmamızı sağlayacaktır. Fazla su içemiyorsanız eğer meyve suyunu tercih edebilirsiniz.

AKLINIZDA BULUNSUN

Fazla tuz tüketimi , problemli bölgelere daha fazla sıvı pompalanmasını sağlar. Bu da selülit oluşumunu hızlandırır. Bu nedenle mümkün olduğu kadar az tuz tüketmeye çalışın. Hazır gıdalarda ki gizli tuza karşı da dikkatli olmalısınız.


SELÜLİT KREMİ

25 gram okaliptüs yağı + 25 gram melisa yağı + 25 gram adaçayı + 15 adet dövülmüş aspirin + 10 adet limon suyu.
Malzemeler iyice birbirine karıştırılır ve sonra masaj yaparak cilde uygulanır.


DOKTOR ENDER SARAÇ’TEN SELÜLİT YAĞI REÇETESİ

Sağlıklı yaşam konusunda yazıları ve çalışmalarıyla tanınan Dr. Ender Saraç’tan selülit masajı yağı reçetesi.

Ender Saraç’ın tecrübelerine dayanarak geliştirdiği bu masaj yağı en az 3 hafta uygulanırsa 1-2 ay içinde sonuç verebiliyor.

1/2 tatlı kaşığı susamyağı, 1/2 kahve kaşığı portakal yağı, 4-5 damla biberiye yağı, 10 damla kekikyağını temiz bir kapta karıştırın.
Sonra bu karışımı hafifçe ısıtın (vücut ısısına yakın olması yeterli).
Selülit olan bölgeye ellerinizle yedirerek sürün ve iyice yedirdikten sonra hafifçe cildi kızartacak şekilde ham ipek keseyle veya kabak lifi gibi bir keseyle sertçe bastırarak en az 10-15 dakika masaj yapın.
Daha sonra yağlı selülitli bölgeyi mutfak streçiyle sarın ve hemen ter atmak için spora veya egzersize gidin.
En az 20 dakika aktif ve terletici hareket yaptıktan sonra banyoda iyice ovalayarak yıkanın.
Eğer zamanınız varsa bu işlemi sabah ve akşam, yoksa sadece günde bir kez yapabilirsiniz.
******

NÜKET DURU’DAN SELÜLİT REÇETESİ.

Selülitli bölge 10 dakika kaya tuzuyla ovulur.
Sonra ılık suyla yıkanıp mısır unuyla ovulur.
Ardından maydanoz tohumu kaynatılıp içilir.

YAĞ YAKILMASINI SAĞLAYAN ÖNERİLER …

Yeni bir haftaya daha merhaba dedik arkadaşlar.

Umarım bu hafta sizlere yeni fırsatlar, yeni şanslar, yeni dostluklar ve yeni paylaşımlar kısacası sizin için her şeyin en güzelini ve en hayırlısını getirir. Dolu dolu bir hafta geçirmeniz dileklerimle, konularımıza kaldığımız yerden devam etmeye ne dersiniz…

Bir önce ki konumuzda düz bir karına sahip olmaktan bahsetmiştik ve bununla ilgili önerilerimiz olmuştu. Öncelikle bizleri takip eden ve yorumlarıyla destekleyen tüm dostlara yürekten teşekkürler ediyorum. Faydalı olabiliyorsak ne mutlu bize…
Evet, düz bir karın için yapılması gerekli şeyler demiştik. Peki bunları yaptık ama hala etkili bir sonuç almış değiliz. Bunun için daha neler yapmamız gerekir. Her şeyden evvel vücudumuzun belli bölgelerinde birikmiş olan yağlar canımızı eminim ki sıkmaktadır. Benim de bu konuda başım oldukça dertte. Özellikle hareketsiz ve masa başı işi yapanlarda sıkça karşılaşılan bu sorunlarla başa çıkmak elbette ki bizim elimizde. Bunu başarabilmek için kendimizi ve vücudumuzu sevmek gerektiğini, her şey den önce de kendimize saygı duymak adına kendimiz için bir şeyler yapmamız gerektiğini söylemiştik. Bunu sağlayabilmek için de uzmanların hep dediği gibi üç beyaz (un-şeker-tuz)’dan uzak durmayı öğrenmek zorundayız. Bunun yanı sıra spor yapmalıyız. İlla ki uzun uzun yürüyüşler veya ağır sporlar yapmak zorunda değiliz. Haftanın 2 ya da 3 günü ayıracağımız bir yarım saat ve tempolu yürüyüş bile, kaslarımızın daha iyi çalışmasını sağlayacak ve daha sağlıklı ve zinde olacağızdır. Ama bizim şu an yapmamız gereken şey nedir ? canımızı sıkan yağlarımızdan kurtulmak. Sakın zayıflar kendine güvenip de ben de yağ yok demesinler. Bir sağlık kuruluşuna gittiğinizde yağ oranlarınızı ölçtürün ve karşınıza çıkan sonuca bir bakın. Belki de hiç ummadığınız bir sonuçla karşı karşıya kalabilirsiniz. Tüm bayanların sorunu olan yağlar belli bölgelerde toplandığı için özellikle karın ve basen kısımlarında, giydiğimiz kıyafetlerden taşar ve görüntümüzün hiç de hoş olmayacak şekilde görünmesine neden olur. Çünkü bir kış boyunca oturduk, yedik, içtik. Şimdi sıra vücudumuzdaki toksinleri atmaya ve bize illallah dedirten yağlardan kurtulmaya geldi. Bunun için yiyeceğimiz ve içeceğimiz belli başlı gıdalardan destek alarak; biraz spor, biraz da yediklerimize dikkat ederek ve yapacağımız masajlar sayesinde bu derdimizden kurtulacağımızı göreceksiniz. Şimdi bu destek alacağımız doğal ürünlere geldi sıra…

Bakalım bize nasıl bir faydası olacak hep birlikte öğrenelim…

MATE ÇAYI

Bu sıralar adını sıkça duymaya başladığımız mate çayı, metabolizmayı hızlandırarak vücudumuzdaki fazla yağın atılmasını sağlıyor. İçerdiği bağışıklık sistemini güçlendirici C vitamini, hücrelerde ki yağları parçalıyor ve açlığı da frenliyor. Hazırlanışına gelince; bir fincan kaynar suyun içine iki çay kaşığı mate çayı koyalım ve üç dakika demlenmesini bekleyelim. Daha sonra süzüp, soğumaya bırakalım. Buna yarım limon suyunu da ekleyerek öğle yemeğinden yarım saat önce içelim…

VANİLYA KOKUSU

Amerika’da yapılan bir araştırma sonucunda, deneklerin vanilya kokusu aldıklarında daha az tatlı yedikleri gözlenmiş. İncelemeler, vanilyanın, daha fazla mutluluk hormonu salgılanmasına yol açtığını ortaya koymuş. Dolayısıyla, mutlu olmak için tatlı yeme ihtiyacı da azalmış oluyor böylece. Bu da gösteriyor ki, vanilya kokulu tütsüler ya da vanilya kokulu parfümlerle aşırı tatlı yeme isteğinizi bastırabilirsiniz.
Bu gerçekten de ilginç bir tespit. Vanilya kokusuna karşılık, mutluluk hormonu salgılanması çok enteresan. Denemekte yarar var bence…



PEELİNG MUCİZESİ

Vücut peelingi, dokulardaki kan dolaşımını hızlandırıyor ve yağın yakılmasını kolaylaştırıyor. Bununla birlikte, cildimizdeki ölü hücreleri de temizlememize yardımcı oluyor. Her sabah, peeling ürününüzle, göbek deliğinizin etrafına, giderek büyüyen dairesel hareketlerle masaj yapın. Durulandıktan sonra da cildinize yağla masaj yapabilirsiniz.






ZENCEFİL YAĞI

Zencefil kökü, kabızlığa karşı etkili olmasının yanı sıra iyi bir barsak temizleyicisidir. Ayrıca, sindirim enzimlerini harekete geçirerek midenin çalışmasını hızlandırır ve yağların yakılmasını sağlar. Rendelenmiş çiğ zencefili, demleyerek çay olarak da içebilir ya da pilav, patates püresi, güveç ve tavuk yemeklerine de ekleyebilirsiniz.



SİHİRLİ NOKTALAR

Göbek deliğini çevreleyen üç parmak enindeki alanda, akupunktur tedavisinde de kullanılan enerji noktaları bulunur. Bu noktalar yağın sindirilmesini desteklemekle görevlidir. İki elinizin işaret parmaklarıyla, titreşimli hareketler yaparak bu noktalara bastırın. Hareketi bir dakika boyunca sürdürün. Bu egzersizi gün içinde birkaç kez tekrarlayabilirsiniz.



BOL BOL SU

Yaz aylarında terleme ve sindirim yoluyla su kaybının arttığını hepimiz biliyoruz. Bu kayıp ciddi düzeye ulaştığında ise, hücre ve dokular da susuz kalarak işlevlerini tam anlamıyla yerine getiremeyebilir. Günde iki litre su içerek, metabolizmanızın daha hızlı çalışmasını sağlayabilirsiniz. Su, yağ hücrelerini de eritiyor bunu da unutmayın…






BANYOYLA GELEN GÜZELLİK

Bir yemek kaşığı zeytinyağının içine, altı damla limon suyu, iki damla servi yağı karıştırın. Bu karışımı ılık suyla dolu küvete boşaltın ve 10 dakika kadar küvetin içinde bekleyin. Daha sonra bir bornoza sarınıp 30 dakika sıcak bir ortamda terleyin. Ardından bir duş alın ve kurulanın. Bu terleme işlemi sayesinde hücreleriniz yenilenip sıkılaşacak, vücudunuzdaki şişkinlikler azalacak ve cildiniz daha pürüzsüz olacaktır. Bu zayıflama banyosunu haftada iki kez yapabilirsiniz.

ÇİMDİK MASAJI

İşim gücüm yok bir de çimdik mi atacağım, hem de kendi kendime demeyin sakın. Her gün kendi kendinize beş dakika zaman ayırıp çimdik masajı yapın. Baş ve işaret parmağınızla kavradığınız dokunuzu. Yaklaşık iki parmak kadar kaldırın. Kısa süre böyle tuttuktan sonra, yeniden bırakın. Saat yönünde bütün karın bölgesine aynı işlemi uyguladıktan sonra, kalça ve belinize de masaj yapın. Çimdik masajı, metabolizmanızı harekete geçirecek ve yağ yakılmasını hızlandıracaktır.

ACI BİBER

Sofralarımızdan eksik etmediğimiz acı biberin içinde “kapsaisin” adlı bir madde bulunmaktaymış. Bu acı madde, mide ve barsakların daha hızlı çalışmasını sağlıyor. Böylelikle karın bölgesindeki yağların yakılmasını ve sindirim ile boşaltım sisteminin çalışmasını da hızlandırıyor.
Bu arada şunu da kendi deneyimlerim sonucu belirtmeden geçemiyeceğim. O da, yağları yakacaksınız diye avuç avuç biber yemeye kalkmayın eğer bu şekilde devam ederseniz, bazı hormonlarınız da çalışmaya başlayacak ve özellikle kol altlarınızda terlemeye neden olacaktır. Bizzat acı biberi sevdiğim için ben de bir ara sık kullanıyordum ama sürekli kullanım sonucunda ter bezlerim oldukça hızlı çalışmaya başlamıştı ve istenmeyen kokulara neden olmuştu bir dönem, bunu da kulağınıza küpe yapasınız diye belirtmek istedim…

BİTKİ ÇAYLARI

Son günlerde moda olan bitki çayları yine bizlerin yardımcısı olacak anlaşılan ki, ben bile kullanmaya başladım. Özellikle tv’de Dr. Ender SARAÇ’ın tavsiyesi üzerine kullanmaya başladığım, Funda yaprağı, Biberiye, Yeşil Çay, Mate Çayı ve Kekik’ten oluşan beşli kokteyl, vücuttaki yağları yakarak, toksinleri atmanıza yardımcı oluyor. Bu karışımları nasıl hazırlayacağınıza gelince: Sadece yeşil çay 2 çay kaşığı olmak üzere, diğerlerinden alacağınız 1 çay kaşığı karışımı kaynar suyun içinde on dakika beklettikten sonra ve isterseniz içine de birkaç damla limon sıkarak içebilirsiniz. İlk başlarda tadı değişik gelse de, sonradan alışıyorsunuz ve bu çayları günde 3-4 defa içebiliyorsunuz. Fazlaya kaçmayın ve şunu unutmayın ki, her şeyin fazlası zarar. Bu arada diğer bitki çaylarına örnek olarak, kayın ağacı yaprağı çayı, oolong çayı ve limon otu çayını da verebiliriz…




AÇLIĞA KARŞI ANANAS

Ananas, açlığa karşı besleyici bir çözüm sunuyor. İçerdiği enzimler, zor sindirilen karın bölgesindeki yağların yakılmasını sağlıyor. Haftada bir porsiyon taze ananas yiyerek karın bölgesindeki yağlardan kurtulabiliyorsunuz..

MUZ VE KAYISI

Kadınlar, adet dönemlerinden hemen önce tartıya çıktıklarında yaklaşık üç kilo kadar fazla gelirler. Bunu hepimiz yaşıyoruzdur. Bol sıvı tüketimi, vücutta suyun toplanmasına nende olan fazla tuzun dışarı atılmasını sağlar. Muz,kayısı gibi meyvelerde bulunan potasyon minerali de, vücuttaki fazla suyun atılmasına yardımcı olur…



BOL BOL TERE

En sevdiğim yeşilliklerden birisidir Tere. Salatalarımıza taze taze katarak kilo verebileceğimizi biliyor muydunuz acaba ? Terenin içinde bulunan krom, açlık nöbetlerini ve iştahın açılmasını önlüyor. Uzmanlar, terenin, karaciğer, mide ve böbrekleri çalıştırdığını ve hazmı kolaylaştırdığını belirtiyorlar. Bu da karın bölgesinin daha düz görünmesini sağlıyor. Ayırca C vitamini açısından da zengin olduğunu unutmamak gerekir…
Devam edecek....

DÜZ BİR KARINA SAHİP OLMAK HİÇ DE HAYAL DEĞİL !!!





















Merhaba Sevgili Arkadaşlar,

Mart ayına kısa bir süre sonra veda edeceğiz. Ve baharın o mis çiçek kokulu günlerine merhaba demeye hazırlandığımız şu günlerde, kışın aldığımız ve vücudumuza yerleşmiş olan kilolardan kurtulma vakti gelmedi mi sizce de !
Bir kış boyunca evlerimize kapandık bir çoğumuz. Kış aylarında insanlar malum tembelleşiyorlar iyice ve oturdukları yerden kalkmak istemiyorlar bir türlü. Bir de bunun yanı sıra homini gırtlak yediklerimiz, abur cuburları da katarsak kilolarımızda artışlar oluyor bir çoğumuzda. Gerçi ben uzun zamandır kilo vermeye çalışıp da bir türlü veremeyen bir insan olarak son birkaç gündür yeni bir şey deniyorum ve eğer ben de başarılı olursa size de tavsiye edeceğim ilerleyen günlerde.
Evet, artık üstümüzde ki kışlıkları atmaya hazırlandığımız şu günlerde, rengarenk ince kıyafetler boy gösterecek gardıroplarımızda. Peki bu güzelim giysileri giymeye hazır mı vücudumuz. Şöyle bir aynanın karşısına geçip bir göz atalım ve nerede fazlalıklarımız varsa ona göre harekete geçelim. Her şeyden önce yediklerimize bu saatten sonra dikkat etme zamanı. Artık öyle abur-cubur yemeye paydos. Eğer kendimizi ve vücudumuzu seviyorsak sanırım belli başlı kurallara uyarak kısa süre içerisinde isteklerimize ulaşmak mümkün olacaktır. Mesela, en sevdiğimiz kıyafetimizi giydiğimizde karnımız çıkıyorsa ortaya sakın paniklemeyin. Bu sorunumuzdan kurtulmak için evimizde kendi kendimize uygulayabileceğimiz kalıcı ve etkili çözümlerle karnımızdan kurtulmak sanıldığı kadar da zor değil. Yeter ki isteyelim…

KARNIMIZI GİZLEYEN PRATİK ÖNERİLER…

Bir davete katılacağız ama karnımız her zamankinden daha şişkin bir görünüme sahipse sakın üzülmeyin. Öncelikle ayakta ya da otururken olabildiğince dik durmaya çalışmalıyız. Böylece karnımız taşma yapmayacak ve olduğundan daha düz görünecektir. Karnımızı içe çekerek ve kalça kaslarımızı sıkarak da bu duruşu daha da güçlendirebiliriz. Yolda yürürken de karnımızı içeri çekerek yürürsek eğer, bir süre sonra karnımızın düzleştiğini fark edebilirsiniz.

SICAK SU TORBASI YUMUŞATIR…

Sıcak suyla doldurduğumuz plastik su torbasını gün içinde birkaç defa karnımıza, özellikle şiş olan bölgelere koyalım ve 5-10 dakika bekletelim. Bu işlem, karnımızda ki şişliği alarak, sinirlerin gevşemesini sağlayacak ve varsa kabızlık sorununuzu da çözecektir.

HAFİF KARIN MASAJI RAHATLATIR…

Yere sırtüstü uzanarak ayaklarımızı kalçamızın hizasında açalım. Ardından ellerimizle karnımıza hafif dokunuşlarla vuralım. Bu hareket, karın kaslarımızın gevşemesini sağlayarak, rahatlamamıza yardımcı olacak ve barsak hareketlerini uyaracaktır. Zamanla karın masajınızın süresini uzatmak ise size kalmış bir şeydir.

YEMEKLERE DİKKAT…

Karnınız yediklerinizden dolayı daha çok şiş görünüyorsa ağır yemeklerden kaçınma vaktidir artık. Güne hafif bir kahvaltıyla başlayabiliriz ve herkesin bana tavsiye ettiği ve bir çoğunuzun da bildiği gibi kahvaltı öncesi ılık bir suyun içine sıkacağımız limonu içmek barsak hareketlerimizin hızlanmasını sağlayacaktır. Bunu içtikten yarım saat sonra da kahvaltımızı yapabiliriz artık. Öğle yemeklerinde ise kalorisi düşük bir çorba (ör:domates çorbası), bol salata, yoğurt veya ayran, sebze yemeği yiyebiliriz, 1 dilim ekmekle birlikte. Akşam ise sos içermeyen ve yeşil sebzelerin ve beyaz etin ağırlıkta olduğu, bol salatalı bir yemekle geçirebiliriz. Yalnız şunu unutmamak gerekir ki o da, akşam 19:’dan sonra hiçbir şey yememeliyiz. Çünkü akşam saatlerinde vücudumuz daha hareketsiz olduğu ve sindirim sistemi yavaşladığı için bu saatten sonra yenen yemekler şişkinlik hissi verir ve daha kolay kiloya dönüşür. Yaz aylarında daha da hafif özellikle zeytinyağlı ve salatanın ağırlıkta olduğu yemekleri yiyelim. Hele hele büyük alışveriş yerlerinde yediğimiz kalorisi yüksek olan hazır yemeklerden kaçınmamız gerekir. Çünkü bu yemekler ağır ve yağlı oldukları için kolay sindirilemez.

YEMEKLER AZ TUZLA DA LEZZETLİDİR…

Karın bölgemiz sadece yağ bağlamakla kalmaz, suyu da tutar. Yemeklere bol miktarda tuz eklediğimizde , vücut bu oranı dengelemek için daha çok suya ihtiyaç duyar. Bu da karnımızın her zamankinden daha şiş görünmesine neden olur. O zaman ne yapıyoruz tuz olayını da yemeklerimizden azaltıyoruz.

TEKLİKELİ İKİLİ : YAĞ VE ALKOL…

Hepimiz kızarmış patatesi severiz ve dayanamayız. Ama bunun yanına alkollü veya gazlı içeçek alırsak, patlamaya hazır bir bomba karışımını midemize indirmeye hazırlanıyoruz demektir. Neden mi ? Çünkü vücudumuz alkolü yıkmakla meşgulken yağı sindiremeyeceği için aldığımız bütün yağlar karın bölgesine yerleşecektir. Üstelik gram başına 7 kalori alkolden, 9 kalori de yağdan almış olacağız. Hiç de azımsanacak bir rakam değil !

HAFİF YOĞURTLU PATATES MUCİZESİ…

Haşlanmış bir yada iki adet patatesin üzerine üç yemek kaşığı yoğurt ekleyelim. Bu karışımı üç öğün yiyebiliriz. Yoğurtlu patates vücudumuza doygunluk hissi vereceğinden şişkinlik oluşmasını da engelleyecektir. Haşlanmış pirinç ve elma da aynı etkiyi gösterir bunu da unutmayın.

HAVA YUTMAMAYA DİKKAT EDİN…

Yemek yerken bir taraftan da sohbet ediyorsak eğer, hava yutma olasılığını da göz ardı etmemiz gerekir o zaman. Çünkü biz farkına bile varmadan yemekle birlikte hava yutarız ve bu da şişkinlik oluşmasına neden olur. Yemeklerimizi mümkün olduğunca yavaş ve iyice çiğneyerek yemeye dikkat edelim.

KİRAZ VE SOĞAN DA GAZ YAPIYOR…


Öyle ki her gün yediğimiz yemeklerimize kattığımız soğan, taze fasulye ve taze mayalı hamur işi yiyecekler; yaz meyvelerinden erik ile kiraz da gaz yapan ve zor sindirilen yiyecek grubunda yer almaktadır. Gündüz saatlerinde bu besinleri yememeye dikkat etmeliyiz.

DAHA ÇOK LİFLİ GIDA TÜKETMELİYİZ…

Her gün yazılı basında olsun, tv ekranlarında olsun uzmanların üstünde önemle durduğu bir konu var ki o da lifli gıdaların tüketilmesidir. Lif oranı yüksek olan gıdalar vücuttaki sindirimi hızlandırıyor ve metabolizmayı düzenliyor. Lifler sindirilemediği için kalorisizdir de. Ayrıca barsak ta bulunan kanserojen maddelerin vücuttan dışarı atılmasın da sağlıyor. Bu yüzden lifli gıdaları tüketmekte fayda var diyoruz…

Evet bu yukarıda saydığımız şeyleri uygulamaya devam ettiğimiz sürece düz bir karına sahip olmak hiç de imkansız gözükmüyor değil mi. Ama bunlar tek başına yeterli mi elbette değil.

Bundan sonra ki konumuz yağ yakılmasını sağlayan önerilerimizde..

Devam edecek…

Doğal Güzellik

 

Fazla kilolarından ve selülitlerinden kurtulmak; cilt kırışıklıklarını engellemek ve daha güzel görünmek için doğal ve bitkisel yöntemleri tercih edenler, ciltlerini kozmetik ürünlerin içerdiği zararlı kimyasallardan da korumuş oluyorlar.

Hızla geçip giden zamanın etkilerini en aza indirerek, güzel ve sağlıklı bir cilde sahip olmak isteyen bayanların, doğal ve bitkisel güzellik ürünlerine ilgisi her geçen gün artıyor. Kozmetik ürünlerin, cep yakan fiyatları ve kimyasal karışım içeriklerinin beklenmeyen yan etkiler ortaya çıkarması gibi faktörler de, doğal güzellik yöntemlerinin popülaritesini artırıyor. Pürüzsüz bir cilde sahip olmak isteyen kadınların ilgisinden, bitkisel ilaçlar satan aktarlar da nasibini alıyor. Bitkisel ve doğal ürünler, selülitten zayıflamaya, cilt kırışıklıklarından saç dökülmesine kadar bir- çok sorunun çözümünü kolaylaştırıyor. Güzelliği etkileyen önemli faktörlerden birini de beslenme alışkanlıkları oluşturuyor. Çünkü, vücudumuzun her bölgesinin farklı vitamin ve minerallere ihtiyacı oluyor.

FAZLA KİLOLARA BİTKİSEL ÇÖZÜM

Bitkisel yöntemler, kadınların başta gelen sorunlarından olan fazla kilolardan kurtulmanın en ekonomik ve sağlıklı yollarından biri. Papatya, mersin yaprağı, sinameki, defne yaprağı, biberiye ve funda yaprağından elde edilen özel zayıflama macunları ile birkaç ay içinde zayıflamak mümkün. Bu karışım, vücudun protein dengesini koruyarak, aşırı kiloların verilmesini sağlıyor. Kadınların bir diğer derdi selülitle başa çıkmanın en pratik yolunu da doğal yöntemler oluşturuyor. Zambak, yasemin, nane, anason, lavanta, limon, jojoba, rezene, biberiye, keten, ardıç, buğday, susam ve portakal karışımından elde edilen macunla selülitlerinizden kurtulabilirsiniz.

Sağlıklı beslenerek güzelleşin

Sağlığınız için balık, yumurta, et ve peynir gibi proteinli besinleri tüketin. Pürüzsüz ve lekesiz bir cilt için kahvaltıda bir bardak taze portakal ya da greyfurt suyu için. Dişlerinizin çürümesini engellemek için şekerli yiyceklerden uzak durun. Havuç, kereviz, fındık, fıstık, peynir yemeye özen gösterin. En önemlisi bu yiyecekleri kilo almak için değil, daha güzel ve sağlıklı olmak için tüketin.

Güzelleşmek için sağlığınızı riske atmayın

Makyajda aşırıya kaçtığınızda, kozmetik ürünlerde bulunan 800 den fazla zararlı kimyasal maddeye maruz kalabileceğinizi aklınızdan çıkarmayın. ABD Ulusal Mesleki Güvenlik ve Sağlık Enstitüsü, kozmetik ürünlerde kullanılan 2 bin 983 kimyasal üzerinde yaptığı araştırmada, bunların 884 ünün zehirli madde içerdiğini belirledi. Aynı araştırma, bu maddelerden 774 nün yüksek derecede zehirlenmelere, 146 sının tümörlere, 218 inin üreme bozukluğuna, 314 ünün biyolojik mutasyona ve 376 sının ise deri ve göz rahatsızlıklarına neden olduğunu da ortaya koydu. Sözkonusu araştırmaya göre kozmetikler, kansere, alerjik reaksiyonlara ve doğum kusurlarına da neden olabiliyor. Bütün bu risklerden arınmanın en kolay yolu ise, güzelleşmenin doğal ve bitkisel yöntemlerine başvurmak.

DEPRESYONA KARŞI BİR FİNCAN KANTARON

Antik çağlardan beri yara, yanık gibi deri lezyonlarında, mide ve bağırsak hastalıklarının tedavisinde etkin olarak kullanılan kantaron otundan, son yıllarda antidepresan özelliği nedeniyle orta ve hafif şiddetli depresyonların tedavisinde de yararlanıldığı bildirildi. Eski çağlardan beri şeker, kronik romatizma, mide-bağırsak, bronşit hastalıkları ve soğuk algınlıklarının tedavisinde kullanılan otun, "parazit düşürücü , antiseptik ve yara iyileştirici etkisinin bulunduğunu söyleyen Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Kaçar, otun içeriğindeki "Hypericin adlı maddenin, antidepresan özelliğinin bulunduğunu anlattı. Avrupa da son yıllarda hafif ve orta şiddetli depresyonların, stres, uykusuzluk, anksiyete gibi günlük yaşamı olumsuz etkileyen rahatsızlıkların tedavisinde başarıyla kullanıldığını dile getiren Dr. Kaçar, bitkinin mutluluk hormonu olarak adlandırılan "seratonin in yanısıra vücudun kendini iyi hissetmesi için gerekli olan "dopamin ve "norepineprin" hormonlarının salgılanmasını da yan etkisiz olarak teşvik ettiğine dikkati çekti. Kantaron otunun genellikle çay olarak tüketildiğini söyleyen Dr. Kaçar, günlük bir fincan tüketilmesinin yeterli olduğunu, aşırı içilmesi halinde özellikle açık tenli kişilerde ışığa karşı duyarlılık, ciltte kızarıklık, döküntü gibi yan etkilerin olabileceği ikazında bulundu.

Tüm Kadınlar Güzeldir ama yine de aklınızda bulunsun: GÜZELLİK REÇETELERİ

Güzellik Sütleri :

Eğer biraz vaktiniz varsa, güzellik sütlerini kendiniz hazırlayabilirsiniz. Fakat, birkaç gün önceden eczacınızdan karışımlarınız için gerekli olan bazı maddeleri hazırlamasını isteyiniz, çünkü bazıları hemen temin edilemez, ısmarlanmaları gereklidir.

Kuru Ciltler İçin Güzellik Sütü : 60gr. tatlı badem, 15gr. acı badem. Bunları kaynatın, kabuklarını soyun. Daha sonra kurutun ve bir havanda ezerek toz haline getirin. Ardından 2gr. sodyum borat, 25gr. saf gliserin, 300gr. gülsuyu ilave edin ve 8 gün boyunca dinlenmeye bırakın. Daha sonra bir tülbentten süzün.

Yağlı Ciltler İçin Güzellik Sütü: 10gr. astearin, 6gr. gliserin, 1gr. potasyum karbonat, 500gr. saf su, 0.7gr. boraks. Bunların hepsini birden karıştırıp, tülbentten süzün.

Her Cins İçin Güzellik Sütü : 10gr sodyum borat, 40gr. gülsuyu, 100gr. saf su, 5gr. aselbent tentürü. Hepsini karıştırın.

Evde Hazırlayabileceğiniz Kremler :

Kuru Ciltler İçin Kremler ;

10gr. İspermeçet, 5gr. beyaz balmumu, 40gr. tatlı badem yağını hafifçe ıslatarak karıştırın.

10gr. beyaz balmumu, 5gr. katı parafin' i bir kaba koyarak hafifçe ısıtın. Karıştırmayı ara vermeksizin bu ürüne 35gr. tatlı badem yağı, 5gr. gliserin birkaç damlada parfüm ekleyin.

Yağlı Ciltler İçin Kremler ;

38gr stearin i emaye bir kapta eritin. Başka bir kaba;

1gr potasyum karbonat

70gr gliserin

200gr saf su koyun ve 90° kadar ısıtın. Bu karışıma azar azar stearin' i eklerken, bir yandan da ısıtmaya devam edin. Daha sonra soğumaya bırakın. Hızlı hızlı karıştırarak ikinci ve üçüncü kez ısıtın.

Bütün Ciltler İçin Kremler ;

10gr balmumu

40gr tatlı badem yağı

0.5gr sodyum borat' ı iyice karıştırıp kullanın. Bu karışıma "Gallien Merhemi" denir.

10gr lanolin

10gr tatlı badem yağı

10gr maynezi karbonatı

25gr gül suyu

25gr portakal çiçeği suyu' nu karıştırıp kullanın Bu karışıma da "Köpüklü Gougerot" denir.

Kremler ve Cilt Kuruması :

Kremler cildin kurumasına karşı köklü bir çözüm getiremezler ama,bazı özel kremler cildi çok etkili olarak koruyabilirler. Cildin kuruması hepimizin bildiği bir terimdir. Rüzgara, kuruluğa, güneşe, pisliğe karşı korunmasız bir cilt, hızla sağlığını bozan bu doğal sonuca uğrar. Saydam tabaka hücreleri sularını kaybederek kurur.

Kremlerin Görevleri : Dikkat ! Hiçbir krem cildi derinlemesine nemlendiremez. Kremler saydam tabakanın sadece yüzeydeki kısımlarında etkin bir rol oynayabilirler. Cildin korunması iki aşamada gerçekleşir;

Hafif terlemelerin yaratacağı su kayıplarının engellenmesi gerekir. Bu üst deriyi dış etkenlere karşı tecrit eden korumayı önleyen kremlerin görevidir. Söz konusu kremler hava saldırılarına karşı bir engel oluşturur ve terlemenin yarattığı su kaybını yavaşlatır. Günümüzde higroskopik element olarak sütten elde edilen amino asitler cildin nemliliğinde önemli rol oynayan tabakanın asitlik oranını dengeleme gücüne sahiptir.

Aynı zamanda deriye nemlendirici elementler sağlamak gerekir. Bu da higroskopik element esaslı nemlendirici kremlerin görevidir.

Killi Maskeler :

Kil, birçok özelliği sayesinde deri için çok yararlı bir maddedir. Güzellik maskelerinin bir çoğunda kullanılır. Sebum fazlalığını emerek, yağlı ciltleri temizler. Çıbanları kurutur ve bunların yayılmalarını engeller.

Evde Yapabileceğiniz Maske :

Toz kili alın, yarım ölçü su, yarım ölçü domates, salatalık veya üzüm suyu ile hamur yapın. (Bütün yüze ve boyuna ince bir tabaka halinde sürün, yalnız gözlerinizin çevresine sürmemeye dikkat edin). 15-30 dakika bekletin, yani hamur nemliliğini kaybedene kadar bekletin. Ilık su ile çıkarın. Bu maskeyi haftada bir kez tekrarlayın. Bu maske ergenlikler, sivilceler, derideki döküntü ve kırışıklıklar için çok etkilidir. Temizleyici ve canlandırıcıdır.

Maske Reçeteleri :

Şeftali Maskesi :
Çok olgun bir şeftali alın ve bunu iyice ezin. Gazlı bezi iki kat yapın ve arasına ezdiğiniz şeftaliyi yayın. Bütün yüze ve boyuna sürün, 20 dakika koyunca yatarak bekletin. Gül suyu ile yıkayarak temizleyin. Bu maske tenin tazeliği, canlılığı için çok yararlıdır.

Havuç Maskesi :
Havuç ve maydanozu püre haline gelene kadar mikserden geçirin. Yüze ve boyuna kalın bir tabaka halinde sürün. 20 dakika kadar bekletin ve daha sonra ılık suyla temizleyin. Bu maske deriyi zehirlerinden arındırarak temizler, cilde eski inceliğini ve elastikiyetini ve esnekliğini kazandırır.

Salatalık Maskesi :
Eşit miktarlarda salatalık, helvacı kabağı ve kavun çekirdeği alın. Bunları bir mikserden ayrı ayrı geçirerek iyice toz haline getirin. Bir miktar süte her tozdan birer kaşık olmak üzere krem koyuluğuna gelene kadar koyun. Bu karışımı yüzünüze sürün ve yaklaşık 30 dakika kadar bekletin. Ilık gül suyu ile çıkarın. Bu maske geniş gözenekli ciltlere çok faydalıdır.

Tere Maskesi :
Bir ölçü bala üç ölçü tere özü katın. İkisini birden iyice karıştırın. Böylece bir maskeden çok losyon elde etmiş olursunuz. Pamuktan yapacağınız bir tampona bu losyondan bolca koyarak sabah-akşam yüzünüze sürün. Kurumaya bırakın. Ilık suyla çıkarın. Bu losyon derideki kızarıklıklara da iyi gelir.

Doğal Ürünler :

Kayısı: Deriyi temizler, besler ve canlandırır. Normal ciltlere gerginlik, esneklik verir. Bir parça kayısıyı yüzünüzde ezin. Deriye işlemesi için kurumaya bırakın.

Akdiken : Dinlendirici ve kan hücumunu önleyici bir etkisi vardır; bir güzellik kremine katıldığı takdirde kızarıklıkları ve sivilceleri iyileştirir.

Patlıcan : Teni hafifletir, beyazlatır ve birçok deri hastalıklarını önler.

Avokado : Tropikal bölgelerde yetişen ve yurdumuzda bulunan bir meyvedir. Yağının canlandırıcı ve vitaminlendirici bir özelliği vardır.

Papatya : Dinlendiricidir, kan hücumunu önler ve kanı temizler.

Havuç : Deri ve dokular için gençleştirici bir gücü vardır. Deri hastalıklarında tavsiye edilir.

Limon : Yağ sızması ve gözeneklerin gevşemesiyle savaşır. Kırışıklıları giderir, teni beyazlaştırır, yüz ve eller için hazırlanan birçok karşımın muhteviyatında yer alır.

Salatalık : Ferahlatıcı, yumuşatıcı ve sıkılaştırıcı özellikleri vardır. Kozmetikte çokça kullanılır.

Tere : Tere özü, dişleri kuvvetlendirici harika bir maddedir.

Çilek : Sıkılaştırıcı, canlandırıcı ve cildi gerici özellikleri vardır. Yağlı ve donuk ciltlere iyi gelir.

Marul : Madensel tuzlar bakımından çok zengindir ve güneş yanıklarını iyileştirir. Deriyi beyazlaştırır ve parlaklık verir.

Portakal : Çok besleyici ve güç arttırıcı etkisi vardır. Birçok kremin karışımına katılır.

Mürver : Ferahlatıcı ve güç arttırıcı etkisi vardır; deriyi temizler. Mürver suyu tahriş olmuş ve pürtüklü ciltlere özellikle tavsiye edilir.

Çay : Kan hücumunu önleyici ve hafifletici etkisi vardır. Kompres şeklinde kızarmış ve yorgun gözlere losyon şeklinde ise, güneş yanıklarına oldukça iyi gelir.

Yağlı Ciltler :

Eğer cildiniz yağlıysa bu, ne kötü ne de yararlı bir durumdur. Yalnızca cildinizi tanımanız gerekir. Eğer aşırı bir yağ sızmasına uğramışsa, bunu bir dram yapmaya da hiç gerek yoktur. Yağlı bir cilt, genellikle, yağ bezlerinin kötü çalışmasının sonucudur. Genetik bir olaydır. Eğer derinizi, büyük bir özen ve dikkatli bir bakımla tedavi ederseniz, bu durumu düzeltebilirsiniz.

Yapılmaması Gerekenler :

Çok kuvvetli temizleyici kimyasallar kullanmak

Deriyi sabunla çokça ovalayarak bozmak. Çünkü bu yüzden deri tümüyle kuru bir hal alır

Yapılması Gerekenler :

Kuru bir cilt kadar aşırı hassas olduğundan onun gibi özenle tedavi edilmelidir. Fazla yağların aşırı derecede alınması yağ bezelerini harekete geçirir ki, bu da enfeksiyonlara sebep olur. Onu güneşten ve soğuktan korumak gerekir. Yağlı bir cilt sanıldığı kadar dirençli ve dayanıklı değildir.

En yüzeydeki tabakayı kuruttuğu için soğuktan çok rahatsız olur, aynı zamanda kötü ve yetersiz beslenmeye karşı da çok hassastır. Aynı şekilde güneşten de çok zarar görür, cildinizi güneşe karşı da korumanız gerekir. Doğal olarak, sebum yönünden aşırı zengindir. Oysa, güneşe karşı son derece korumasızdır. Hele güneş için bir madde kullanmıyorsunuz, güneşin zararlı etkilerine karşı iyice korumasız kalırsınız. Güneş diğer ciltler için olduğu gibi yağlı ciltler içinde iyidir. Çünkü bakteriler üzerinde etkilidir ve kan dolaşımını harekete geçirir. Ama güneş banyolarınızın dozunu iyi ayarlamanız şarttır. Ergenlikler söz konusu olduğunca güneşe hiç güvenilmez. Ayrıca beslenmenizin mutlaka iyi düzenlenmiş olması gerekir.

Kuru Ciltler :

Kuru bir cilt su ve sebum yönünden yoksuldur, yani nemsizdir, kurudur. Çok hassastır, bu nedenle de zamansız oluşan kırışıklıklara, tahrişlere ve sivilcelere çok elverişlidir. Azulenli bir süt ve "kuru ciltler için özel" yumuşak bir kremle tam ve derin bir temizlik yapılır. Süt veya Krem azulenli bir losyonla çıkarılır. İltihap önleyici bir losyon ılık olarak püskürtülür veya 10 dakika süresince ozon buharı altında durulur. Bu sonuncusu yüzü kan hücumuna uğratmamak için belli bir uzaktan yapılmalıdır. Bu işlemler kusurlarını ortaya çıkarmak için, üst deriyi bir sınava tabi tutar.

Azulen : Azulen' den sık sık söz edildiğini, malzemelerinizin etiketlerinde bu ismin sıkça geçtiği görülür. Gerçekten de bir çok güzellik maddesine katılan bir elementtir. Bunların arasında kremler, makyaj temizleyicileri, tonikler vs en önemlileridir. Hatta bazen temel madde azulen olabilir. Azulenin dezenfekte edici ve kan hücumunu ve yanmayı engelleyen bir gücü vardır. Yüzdeki her çeşit kızarıklıklara derideki tahrişlerin giderilmesinde etkendir.

Güzelliğin Alfabesi :

Güzelliğiniz, tazelik ve doğallıktır. Son derece özgürsünüz fakat dişi ve tutkulusunuz. Arkadaşlarınız bakımlı havanıza, kibar konuşmalarınıza ve ölçülü davranışlarınıza hayran olmalıdırlar. Aşağıda bu yedi tavsiyeye dikkatle uyun; bunlar sizin başucu rehberiniz olmalıdır;

Yalnızca hafif bir pudra veya renksiz bir tabaka dahi olsa makyajınızı temizlemeden hiçbir zaman yatmayın, çoğu zaman bronzlaştırıcı bir madde ile korunmuş bulunduğunuzdan bu önerimiz mutlaka açık havada ve denizde mutlaka uygulanmalıdır. Eğer makyaj yapmayı sevmeyenlerdenseniz bile bu önerimiz sizin içinde geçerlidir. Çünkü, yüzünüz tozların, rüzgarın, güneşin, yağmurun hücumuna uğrar ve bu pislik lerden "arınma" ihtiyacını duyar.

Maddeleri her zaman aşağıdan yukarıya hareketlerle uygulayın (boyun hariç). Eğer çok gençseniz annenizin tavsiyelerini izleyin. 25-30 yaşından itibaren ve daha sonraları için güzelliğinizi hazırlayın. Bu size çok uzak gelebilir., ama zaman çabuk geçer ve sonraları çoğu kez "eğer bilseydim" denir. O zaman da çok geç kalınmış olur.

Sizi ilgilendirmediğini düşünseniz bile, her zaman nemlendirici bir madde kullanın. Bu kaçınılmaz bir olay olan kurumayı yavaşlatacak, geciktirecektir.

Eğer sivilceleriniz ve ergenlikleriniz varsa, bakımınızı yapın. Bu sivilceleri asla sıkmayın, çünkü iz bırakır. Öbür yandan bunların daha önemli bir nedeni olabilir. Daima bir deri uzmanına başvurun ve tavsiyeleri izleyin

Güzellik maddelerinizin alımında hiçbir şekilde ekonomi yapmaya kalkmayın. Daha çok bir filmden, bir dondurmadan, kullandığınız sağlığınıza ve cildinize de oldukça zararlı olan sigaradan tasarruf edin, zira güzelliğiniz sizin istediğiniz gibi kalacaktır.

Makyaja gelince, her zaman tercih ettiğiniz mankenlerin tarzlarını modadır diyerek aynen uygulamaya kalkmayın. Kömür gözlü olmayı ya da abartılmış ruj renklerini tercih etmeyin.

Arayın ve kendinize yakışanı mutlaka bulun, bu daha önemlidir.

Güzelliğinizin temeli olan bu yedi öneriye şunları da tamamlayıcı bilgi olarak ekleyebiliriz;

Saçlarınızın bakımını da en iyi şekilde yapmalısınız. saçlarınız her zaman temiz ve bakımlı olmalıdır.

Tırnaklarınızı her zaman temiz, bakımlı ve güzel olmasını sağlamalısınız.

İyi parlatılmış ayakkabılar ve kusursuz elbiseler giymelisiniz.

Bu saydıklarımız size modası geçmiş veya çok basit gelebilir. Ama, bu birkaç kural her zaman altın gibi değerli kalmıştır.

Günlük Cilt Bakımı :

Güzellik konusunda da, diğer birçok şeyde olduğu gibi, iyileştirmekten çok, önceden önlem almak daha iyidir. Normal ciltler için günlük, genel bakımı gereksiz görmüyoruz. Bunu başınızdan atmak için hiçbir özür göstermeyin, zaman yokluğu, yorgunluk, moral bozukluğu vs sebepleri bahane edip kendinizi bırakmayın.

Akşam : Boynunuzu ve yüzünüzü özenle ve şu maddelerle temizleyin; -Kuru Ciltler İçin: Yağlı bir makyaj çıkarıcı ve yumuşak bir süt. -Yağlı Ciltlere: Temizleyici bir krem veya yağlı ciltler için özel bir makyaj temizleyici ile daha sonra -Kuru Ciltleri: Yumuşatıcı bir tonik veya sütle -Yağlı Ciltleri: Hafif sıkılaştırıcı bir tonik losyonla tamponlayın. Yüzünüze ve boynunuza besleyici bir krem sürün, fazlalığı emici bir kağıtla alın.

Sabah : Yüzünüzü ve boynunuzu derinize uygun bir temizleyici ile temizleyin. Uygun bir losyonla ya da tonikle tamponlayın Dolaşımı hızlandırmak için deriyi hafifçe sıkın. İlk temel maddeyi sürün, ardından makyajınıza başlayın.

Öneriler : Sabah-akşam gözlerinizi kan hücumunu önleyici bir losyonla yıkayın. Bütün bu bakımlar için size önerilen hareketleri yapın. Aynı zamanda da kaslarınızı da esnetin. Cildi iyi halde, güzel, sağlıklı tutmak için her gün bir kaç dakika zaman kaybı değildir.

Güzel Bir Tene Sahip Olmak İçin 8 Altın Kural :

Derinlemesine Temizlenin : İnsan yorgun olduğu zaman makyajı temizlemek istemez. "Yarın bakarım" der. Bu büyük bir hatadır! Büyük bir gün boyunca yüzünüzde duran bir makyaj, gözenekleri tıkar ve belli bir süre sonra deri inceliğini yitirir. Makyaj temizleme sağlıklı bir güzelliğin temelidir. Temizleyicileri ve losyonları, pamuk ve makyaj temizleyici kağıtlar tümüyle temiz çıkana kadar kullanın. Her zaman yüzünüze dokunmadan önce ellerinizin temiz olmasına özen gösterin.

Hafif Bir Fondöten Kullanın : Kalın bir tabaka fondöten "tabaka" yapar, çirkin durur. Kırışıklıları özellikle belirtir. Onları burun çevresinde, alında, çenede, dudakların üzerinde daha belirgin yapar. Genişlemiş olan gözenekleri de ortaya çıkarır.

Yüzünüzü Hırpalamayın : Fondöteninizi yalnızca hafif darbelerle, aşağıdan yukarıya doğru ve önceki tavsiyelerimizi hatırlayarak sürün.

Yüzünüzü Koruyun : Düzenli olarak nemlendirici, bir cilt üstü kremi veya bir besleyici kullanın. Açık havada yaşayanlar bir güneş kremi kullanmayı unutmayın!

Mümkün Olduğunca Fazla Oksijen Alın : Her defasında soluyabildiğiniz kadar soluyun. Güzel havalarda pencereniz açık uyuyun. Unutmayın ki, deri, vücudun genel oksijen alımında önemli rol oynar ve iyi oksijen almış deri sağlıklı bir deridir. Hafta sonu tatillerinizi açık havada, ormanlık sayfiyelerde geçirmeye çalışın.

Uyku Saatleriniz Düzenli Olmalı : Uyku güzellik için çok önemli bir etkendir. Eğer düzensiz bir uyku saatiniz varsa, sigara ve içki de içiyorsanız bütün bunlar teniniz ve sağlığınız için oldukça kötüdür.

Sağlıklı Bir Beslenme Diyeti Uygulayın : Beslenmenin cildiniz üzerinde oldukça büyük bir etkisinin olduğu hepimiz tarafından bilinen bir gerçektir. Düzensiz ve sağlıksız beslenmenin cildinizi ve sağlığınızı bozacağını aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın.

Fazla İlaç Kullanmayın : Biliyorsunuz ki, deri, organizmanın özümlediklerini dışarı atar. Böylelikle de bu atıklar cildinizi bozar.

Evde Epilasyon Yapılışı :

Dudakların üzerindeki, hiçte hoş olmayan tüyler kadar estetik bozucu bir şey yoktur. Bunlar bazen de yanaklarda veya kulak memelerinde de oluşabilir. Bazı kadınlar bu tüyleri çok değişik yollarla yok ederler. Bu tüyler fonksiyonel bozukluklardan, daha çok iç saldı bezlerindeki bozukluklardan oluşur. Eğer esmerseniz ve sert tüyleriniz varsa muhakkak güzellik salonunda epilasyon yaptırmanız gerekir. Eğer tüyleriniz çok inceyse ve yalnızca hafif bir gölge oluşturuyorsa kendiniz bunların rengini açabilirsiniz.

Oksijenli Su İle Renk Açma : Bazıları oksijenli suyun tüyleri çoğalttığını, beslediğini söyler. Bu yanlıştır. Tüy sararır, incelir, kurur ve sonunda kırılır. Uygulaması oldukça basittir; İyi temizlenmiş, pisliklerden arınmış bir cilde her zamanki toniğinizden sürün. Daha sonra oksijenli suya batırılmış bir pamukla tamponlayın ve 20 dakika kadar beklettikten sonra sadece suyla temizleyin.

Kıl Dökücü İlaçlar : Eczanelerde, koltuk altlarınız veya bacaklarınız için ve hatta yüzünüz için de kullanabileceğiniz kıl dökücü krem ve pomatlar bulabilirsiniz.

Cımbız : İlk önce tüyleri alacağınız bölgeyi özenle temizlemeli ve alkollü bir losyonla dezenfekte etmelisiniz. Daha sonra deriyi yumuşatmak için su kompresleri uygulayın. Ardından koruyucu bir krem sürün. Şimdi sol elin parmaklarıyla deriyi gererek, tüyü bir defada ve çıktığı doğrultuda çekerek çıkarın. İşlem bittikten sonra, iyi bir sıcak su kompresi ve arkasından kolonya kompresi uygulayın ve nişastalı bir pudra ile pudralayın.

Bir Makyaj Temizleyici Nasıl Uygulanmalı :

Bu iş için özellikle ayrılmış bir tasa, yada avucunuza temizleyici maddeden yeterli miktarda koyun

Tüm yüzünüze ve boynunuza parmaklarınızın ucuyla kalınca bir tabaka halinde sürün.

Yüzünüzün ortasından başlayıp, hafif , daireler şeklinde sürerek ürünün dokulara işlemesini sağlayın.

Alından başlayın, burnun başladığı yerden şakaklar yönünde dairesel hareketlerle saçların başladığı yere kadar yükselin.

Sonra, piramidal dan hareket edip, gözün alt çemberinden geçerek kulağın üst kısmına kadar yükselin

Daha sonra dudağın üst çemberinden hareket edip kulak memesine kadar ilerleyin, elmacık kemiği boyunca işlemi sürdürün, çene altı için de aynı hareketi uygulayın

Boyun için de aynı şekilde, ortadan başlayıp iki yana doğru, ilk önce boynun başladığı yerde, ardından köprücük kemiğinin hemen üstünde aynı hareketleri uygulayın. Makyaj temizleyicinin tüm izlerini makyaj temizleyici bir kağıtla ortadan kaldırın.

İkinci bir uygulama yapı, bu kez iki elinizle simetrik bir şekilde bir perdahlama hareketi gerçekleştirin. Hareketin sırası ve yönleri aynı olacak. sadece boyunda yukarıdan aşağıya doğru uygulanacaktır.

Alt ve üst göz kapaklarına gelince, iç köşeden dış köşeye, dış köşeden iç köşeye doğru dış köşeyi bir parmağınızla tutarak okşamayı andıran hafif dairesel hareketler uygulayın.

Kullanılan makyaj temizleyicinin türüne göre; eğer bir süt kullanmışsanız bir süngerle yıkayarak temizleyin. Eğer söz konusu olan bir krem yada pelteyse ıslatılmış bir pamuk kullanın; bir sabun-krem ya da ikili bir süt uygulamışsanız bol su ile yıkayın.

Vitaminler ve Güzellik :

Vücudun, işlevini tam olarak yapabilmesi için günlük belli oranlarda elemana ihtiyacı vardır; kaloriler, vitaminler, madensel tuzlar. Şu halde, bu elemanların neye yaradıklarını eksiklerinin nelere yol açacağını bilmemiz gerekmektedir.

A vitamini :

Gözlerin sağlıklı olmalarında çok önemlidir.

Eksikliği görme bozuklukları oluşturabilir ki bu bozuklukların başlıcaları şunlardır ;

1-Saydam tabakanın donuklaşması ve sertleşmesi

2-Keskin görüşteki azalma

3-Yanma hissi

4-Kızarıklıklar

Tenin parlaklığı ve tazeliği için kaçınılmazdır. Yokluğunda derinin metabolizmasında bir değişim olabilir., deri kurur. Meyvelerin ve sebzelerin büyük bir bölümünde, karaciğer ve böbrek gibi sakatatlarda, balıklarda ve sütlü maddelerde yer alır.

C vitamini :

Yokluğu diş eti hastalıkları, ağız yangıları ve diş dökülmelerine yol açar.

Nefesin pis kokmasına sebep olabilir.

Sedef hastalığı veya ergenlikler halinde tavsiye edilir.

Eksikliği derinin kurumasına yol açar. Özellikle taze sebze ve meyvelerde bulunur.

E vitamini :

Bu gençlik ve üreme vitaminidir. Üreme fonksiyonları üzerinde çok önemli bir rolü vardır ve iç salgı bezleri sisteminin güzellik üzerindeki önemi bilindiği zaman ihmal edilmemesi gerektiği kolaylıkla anlaşılır. Gözler için çok önemlidir ve miyop ( uzağı iyi görememe) hastalığında tavsiye edilir.

Egzama hastalığının tedavisinde etkendir. Söz konusu vitamini her zaman elinizin altında, ekmek ve peynirde bulabilirsiniz

Karma Ciltler :

Karma cilt, kuru, nemsiz ciltlerin ve yağlı hassas ciltlerin tüm belirtilerini taşır. Yüzdeki yağ bezelerinin düzensiz çalışmaları etkendir. Genelde, alın, burun ve çene yağlı özellikler, yanaklar bölgesi ise nemsiz bir eğilim gösterir. Şu halde kolayca anlaşılacağı üzere bakımlar iki defada ve bölgelere göre iki şekilde yapılır.

Karma Ciltlerin Bakımı :

Akşam ;

Yüzü ve boynu sıvı bir makyaj temizleyici veya derinlemesine işleyen hafif yağlı bir sütle temizleyin

Temizleyici bir kağıtla silin

Bütün pislikler temizleninceye kadar işlemi tekrarlayın

Canlılık verici bir losyon tonik uygulayın.

İki günde bir sıkılaştırıcı ve yağlanmayı önleyici bir losyon kullanın.

Daha sonra yüzün kuru bölgelerine besleyici, yumuşatıcı ve nemlendirici bir krem sürün: bunu hafif sıyırmalarla ve daima yukarı doğru uygulayın.

Haftada iki kez yağlı bölgeleri alın burun ve çeneyi temizleyici bir kremle temizleyin.

Sabah ;

Yüzünüzü ve boynunuzu makyaj temizleyici sıvı veya sütle temizleyin.

Aşırı yağ sızmasını azaltmak için canlandırıcı ve hafif sıkılaştırıcı bir losyonla yağlı bölgeleri gerginleştirin. Hafif darbelerle uygulanan bu losyon kasları sağlamlaştırır.

Maden suyunu koruyucu olarak kullanın.

Deriyi canlandırmak için hafifçe sıkın, bu, maddenin daha iyi işlemesini sağlayacaktır.

Özellikle kuru bölgeler üzerinde durarak kapayıcı ve yeniden nemlendirici iyi bir krem uygulayın.