Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

Çok yalın Anlatım , Güzellik , Gülüşme .... kaya gibi bloh

Çok manyak Güzellik ..

2 tane "kışın" etiketli yazı bulundu "kışın" tagli diger ogeler resimler , videolar

Cildinize Kışın Nasıl Özen Göstereceksiniz?


Süleyman Demirel Üniversitesi Dermatoloji Ana Bilim Dalından Prof. Dr.Vahide Baysal Akkaya, deri hastalıklarında hava kirliliğinin etkin rol oynadığını bu nedenle havanın çok kirli olduğu saatlerde zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmaması gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Vahide Baysal Akkaya, Isparta’nın hava kirliliği yüksek iller arasında yer aldığına dikkati çekerek, “kış aylarında hava kirliliği ciddi boyutlara ulaşmaktadır. Maalesef Isparta’da da son yıllarda ciddi boyutlarda hava kirliliği oluşmaktadır. Havanın çok kirli olduğu saatlerde zorunlu değilse dışarı çıkmamak deri sağlığı ve genel sağlığımız için yararlıdır” dedi.

Kirli havanın içinde zehirli maddeler bulunduğuna işaret eden Akkaya, cildin de bu havayla direkt temas halinde olduğunu kaydetti. Zehirli maddelerin, ciltle temas ettiğinde canlı hücrelere zarar verdiğini, gözeneklerin zararlı maddelerle dolmasına ve liflerin gerilmesine neden olduğunu anlatan Akkaya, şöyle konuştu:
“Böylece ciltte kırışıklıklar oluşur. Kir, makyaj artıklarıyla birleşir ve serbest radikalar yani zararlı moleküller üretir. Bu da cildin boğulmasına neden olur. Gözenekler kapanır, cildin nefes alması engellenir.

Sağlıklı cildin kirli ortamlarda yoğun olarak yıprandığını ve tahriş olduğunu görmekteyiz. Kirli havadan zarar gören ciltlerde, cilt sertleşir, nemini yitirir, kuruluklar meydana gelir, solgunlaşma, zamansız yaşlanma, kaşıntı, tahriş, iltihaplanma, alerjik reaksiyonlar ortaya çıkarır. Tabii tüm bu etmenler çeşitli deri hastalıklarını doğurur.”

KORUNMA ÖNLEMLERİ

Vatandaşlara, havanın kirli olduğu dönemde mümkün olduğunca dışarı çıkmamaya özen göstermeleri uyarısında bulunan Akkaya, sözlerini şöyle tamamladı:

“Hava kirliliğinin dışında kış aylarında deri temizliğine özen göstermek gereklidir. Özellikle akşamları derimizi ılık su ve deri pH’ına uygun asidik (pH, 5.5) veya nötr (pH 7) temizleyiciler kullanarak yıkamak önemlidir. Yüzün ve ellerin çok sık alkali sabunlar (normal banyo ve lavabo sabunları) kullanarak yıkanması kuruluğu artırabilir. Yüz ve eller yıkandıktan sonra mutlaka kurulanmalı ve nemlendirici kremler kullanılmalıdır. Kışın sıvı alımı genellikle azalmaktadır. Derinin nemlendirilmesi için sadece dışardan nemlendiricilerin kullanılması yeterli değildir, bol sıvı alınması da gereklidir. Kış aylarında ihmal edilen bir durum da güneşten koruyucu kullanımıdır.

Kış aylarında özellikle karlı havalarda mutlaka güneşten koruyucuların kullanılması gereklidir. Kardan yansıyan güneş ışınları güneş yanıklarına neden olabilir. Güneşten koruyucular dışarıya çıkmadan 20-30 dakika önce güneş görecek tüm bölgelere ince bir tabaka halinde sürülmeli, 3-4 saat aralarla tekrarlanmalıdır.

Kış aylarında özellikle kalorifer ile ısınan evlerde havanın kuruduğunu belirten Prof. Dr. Akkaya, “Evlerde radyatör üzerine ıslak havlu veya su koyarak havanın nemlendirilmesi derinin kurumasını önleyebilir. Bu önlemler sağlıklı deriye sahip olan kişilerin dikkat etmesi gereken durumlardır. Soğuk ile tetiklenen deri hastalığı olan kişilerin hekimleri ile görüşerek dikkat etmeleri gereken durumları ayrıca öğrenmeleri gerekir” dedi.


Referans - RealAge

KIŞIN HIZLI KİLO VERME YOLLARI

Kilo almak için en ideal dönemlerden olan ekim ayında sabahları kuşburnu içerek ve tüm öğünlerde maydonoza ağırlık vererek hızla kilo verebilirsiniz. Üstelik bu ikili sizi, enfeksiyonlara karşı da korur. Böylelikle diyet yüzünden metabolizmanız zayıf düşmez.

Ayrıca soğuk algınlığı ve gribe yakalanmadan istediğiniz kiloya inebilirsiniz. Beslenme ve Diyet Uzmanı Aşkın Yüksel, Ramazan sonrası yavaşlayan metabolizmanın hızını artıran ve hızla kilo vermeyi sağlayan 'Kış Diyeti'ni bizlerle paylaştı...


AZ AMA SIK BESLENİN

Kışın hızla kilo nasıl verilir?

Ekim bir geçiş ayıdır.
Bu ayda enfeksiyon hastalıklarında gözle görülür bir artış olur. Dolayısıyla hem kilo vermek, hem de enfeksiyondan korunmak öncelikli hedef olmalıdır. Beslenmede ilk ilke, az ama sık beslenmeye geçişi sağlamaktır. Öğünlerin azar azar ama sık sık olmasını öneriyorum. Güne doyurucu bir kahvaltıyla başlamak ve kahvaltıda C vitamini yönünden zengin olan kuşburnu, yeşil biber, maydanoz gibi besinler tüketmek metabolizmayı hızlandırır.

Ayrıca enfeksiyona karşı vücut direncimizi de arttırır. Öğün aralarında bol bol taze meyve ve sebze tüketilmesini öneriyorum. Meyve tüketimi günlük 6-8 porsiyona kadar çıkabilir. Kızartmalardan mümkün olduğunca kaçınılmalı.
Sıvı tüketimini arttırmak için ayran, süt, yoğurt, taze sıkılmış meyve suları, şekersiz kompostolar ve çorbalar tercih edilebilir. Ramazan'da yavaşlayan ve tembelleşen bağırsaklar içinse diyet posası artırılabilir. Bunun için ise beyaz ekmek yerine kepekli ekmek, kepekli pirinç ya da kepekli makarna önerebilirim.


Yavaşlayan metabolizma nasıl hızlandırılır? 

Çoğu kişi günlük aktivitelerini iyice aşağı çekmişti. Ramazan bitti ve öğün sayısındaki sınırlama kalktı. Metabolizmanızın eski hızına ulaşması için dengeli beslenmek ve spor yapmak şart. 3 ana öğüne ek, en az 2 ara öğünden oluşacak bir beslenme pogramı ve her gün 1 saatlik tempolu yürüyüşlerle eski hızınıza en kısa sürede ulaşabilirsiniz.

Hangi egzersizlerle metabolizmanın hızı artar?
Metabolizmayı en güzel hızlandıran spor her gün yapacağımız tempolu 1 saatlik yürüyüşlerdir. Özellikle güne aç karınla 1 saatlik tempolu bir yürüyüşle başlamak, metabolizmanızı saat gibi çalıştırır. En güzel spor, severek yaptığımız spordur. Evde en kolay yapabileceğimiz sporsa danstır.

DİYETİSYENE BAŞVURUN
Ramazan'da alınan kiloların kalıcı olmaması için neler yapılmalı?
Genellikle Ramazan boyunca 4-5 kilo alınmakta ve gerekli önlemler alınmadığı için bu kilolar kalıcı olmaktadır. 1 paket margarinin 250 gr olduğunu hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla alınan bu kilolar 16 ile 20 paket margarine denk gelmektedir. Bu da oldukça önemsenmesi gereken bir rakamdır. Ramazan'ı kilo alarak kapatanlar, öncelikle bir diyetisyene başvurup vücutlarındaki kas, yağ ve sıvı oranlarını ölçtürmeli. Ardından da verilere göre bir diyet programı düzenlenmeli. Eğer bu oran yağ olarak artış gösteriyorsa, mutlaka diyet tedavisine başlanmalı

Sevdican GÜNEŞ