| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Çok yalın Anlatım , Güzellik , Gülüşme .... kaya gibi bloh

Çok manyak Güzellik ..

7 "kullan" etiketi kullanan gönderi "kullan" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

SUNA DUMANKAYA DOĞAL MUCİZELER

NORMAL SAÇLAR İÇİN TONİK :
Öncelikle saçlarınızın sağlıklı olması için aldığınız besinlere dkkat etmeli, sigarada, içki ve stresten uzak durmalısınız.
EVDE yapacağınız basit malzemeleri düzenli olarak 1 hafta boyunca kullanıldığınızda sağlıklı saçlara da kavuşabilirsiniz.

BİR kahve fincanı iyi cins zeytinyağı,
Bir tatlı kaşığı deniz tuzu,
Bir çorba kaşığı elma sirkesi 
Bir çorba kaşığı biberiye yağı ve
Bir tatlı kaşığı kuru öğütülmüş mayayı karıştırın.
Sonrada saç diplerine boya sürer gibi sürüp, streç film ile sarın. Üzerine bir havlu ile kaplayın, en az iki saat bekleyin.

YAĞLI SAÇLAR İÇİN :
Bir tutam biberiye ve bir tutam kekiği 250 gram kaynar suda çay gibi demleyip, süzün.
Sıvıyı temiz saç diplerine sürün.

DÖKÜLEN SAÇLAR İÇİN :
500 Gr. Böbrek yağını küçük küçük doğrayıp eritin. Süzerek posalarınından temizledikten sonra 100 gr. hindistancevizi yağı karıştırın. Elde ettiğiniz karışımı saç diplerinize sürüp saçlarınızı streçle sarın. En az 2 saat boyunca bekleyin

KURU CİLT İÇİN DUJ JELİ :

1 Kahve fincanı EL SABUNU
1 çorba kaşığı ZEYTİNYAĞI
3 çorba kaşığı KAYISI YAĞI
3 çorba Kaşığı SOYA YAĞI

Yukarıdaki malzemeleri karıştırıp, banyo işleminiz bittikten sonra tüm vücudunuza sürün. 5 Dakika sadece su tuttuktan sonra kurulanın.

HAMİLE HANIMLARIN KARIN ÇATLAMASINI ÖNLEMEK İÇİN
ELMA yağı ve badem yağını eşit miktarda karıştırıp her gün hafifçe sürün.

Eşt miktarda badem yağı, havuç yağı, buğday özü yağı, kakao yağını karıştırıp üzerine bir limon kabuğu rendeleyin. Elde edilen karışımı vücudunuza sürün.

ÇİLLER İÇİN

100 gram beyaz barbunyayı geceden ıslatıp, ertesi gün 1 litre suda kaynatın.
Pişince süzün ve elde ettiğiniz suyu en az 5 gün boyunca cildinize uygulayın. Sıvıyı dolapta muhafaza etmeyi de sakın unutmayın.

GÜÇLÜ SAÇ DİPLERİ İÇİN
BUĞDAY çimini ezip, suyunu çıkarın. Bu suya zeytinyağı ekleyip, saç diplerinize sürün. Böylece saçınızın kuvvetli çıkmasını sağlamış olursunuz.

Eşit orandan servi, biberiye, ardıç, zeytinyağını (saçta boya varsa bir yumurta sarısı da) ekleyin. Karışımı saçınıza sürün.

Saçınız dökülüyorsa 20 gram çörek otunu öğütüp, 20 gram susam yağı ve 10 defne yağı ile karıştırın. Saçınıza sürüp, bir havluyla sararak iki saat bekletin.

SAÇ DİPLERİNDE KAŞINTI İÇİN -1
1 Adet yumurta sarısı
1 çorba kaşığı Alkol
1 çorba kaşığı Hint Yağı
1 çay kaşığı tuz

Yukarıda ki malzemeleri karıştırıp, saç diplerine sürün. İki saat beklettikten sonra saçınızı durulayın.

SAÇ DİPLERİNDE KAŞINTI İÇİN -2
Beş adet aspirini dövüp, maden suyu ile karıştırın. Karışımı saç diplerine sürün ve 15 dk. sonra durulayın.

ERGENLİK SİVİLCESİ - AKNE
Genellikle dengesiz beslenmeden kaynaklanır, asitli içecek ve hayvansal gıdalar oluşumunu hızlandırır. Sivilceli cilt, PH içeren sabunla yıkanmalı, her ay bir kez uzman kontrolünde temizlenmeli...

DOĞAL yoldan sivilcelerle başetmek için bir tatlı kaşığı kuru maya ve bir aspirini öğütüp bir çay kaşığı oksijenli suyla karıştırın. Elde ettiğiniz karışımla sivilceli bölgeyi 5 gün boyunca yıkayın... En az 20 dk. durulamayın.

VÜCUTTA BİRİKEN ÖDEM
Bir dilim limonu ve bir elmeyı kabuklarıyla birlikte dörde bölün. 2 litre suda, bir demet maydanoz ve bir çubuk tarçın ile birlikte 10 dk. boyunca kaynatın. Elde ettiğiniz karışımı blendırdan geçirin ve her sabah bir su bardağı için. Bu karışım metobolizmayı hızlandırmak için birebirdir.

SİGARAYI BIRAKMAK İÇİN
Her gün bir meyan kökünü tıpkı sigara içer gibi ağızda emin. Sigarayı bırakma konusunda ne kadar etkili olduğun göreceksiniz.

SİGARA İÇENLER İÇİN
Bir kahve fincenı bal, bir çay kaşığı zencefil, bir çay kaşığı zerdacal ve bir çay kaşığı soya ununu karıştırıp sabahları bir tatlı kaşığı yiyin.

NORMAL CİLTLER İÇİN SİVİLCEYE TONİK
Yarım domates,
1 çorba kaşığı kil,
3 damla limon suyu,
1 çay kağığı susam yağını karıştırıp, her haftatada bir gün cilde mask yapın.
Hassas ciltlerde uygulamayın.

KURU CİLTLER İÇİN MASK

1 adet Yumurta sarısı,
1 çay kaşığı Tuzsuz tereyağı,
1 çorba kaşığı Bal,
1 çorba kaşığı süt.
Yukarıdaki malzemeleri karıştırıp, temiz cilde sürün.
20 dk. beklettikten sonra önce ılık sonra da soğuk suyla yıkayın.

DEKOLTE MASKI

1 çorba kaşığı Buğday Özü
1 çorba kaşığı Yulaf Unu
2 çorba kaşığı  Üzüm Pekmezi

Yukarıda ki malzemeleri karıştırıp tülbent üzerine serin.
Dekoltenize yerleştirip, 20 dk. bekletin.
Yıkadıktan sonra dekolte bölgesine eşit miktarda jojoba yağı, buğday yağı,
havuç yağından oluşan karışımı masaj yaparak sürün.
Dekolde kadınların yaşını ele verdiği için mutlaka yukarıda anlatılan veya kremle düzenli masaj uygulamalısınız.

SİVİLCE MASKI

Bir ayvayı çekirdeği ile birlikte dövüp, üzerine çıkacak kadar su ekleyin. Bu şekilde 10 saat bekletikten sonra süzün. Her gece cildinize uygulayıp yatın.
Sivilceler iyileşene kadar bu işleme devam edin
(Sivilcelerden kurtulmak için her gün bir haşlanmış patates ve bir elma yemelisiniz)

AĞARAN SAÇLAR İÇİN

Taze cevizin dış kabuklarını az suyla haşlayın, içine ısıtılmış yarım kahve fincabı zeytin yağı ve bir tatlı kaşığı kuru maya katın 2 saat saçınızda bekletin.

ZAYIF SAÇLAR İÇİN

2 Yumurta sarısını çıprtıktan sonra 1 çorba kaşığı zeytin yağı, 1 tatlı kaşığı gliserin, 2 çorba kaşığı elma sirkesi ile karıştırın saçınız ıslakken bu karışımı uygulayın, 20 dk. beklettikten sonra durulayın.

DÖKÜLEN SAÇLAR İÇİN

Saçlar sıkıntıdan dökülebilir, bu yüzden stressten uzak durun, eğer saçlarınız aşırı dökülüyorsa doktora görünmelisiniz.

1 Su bardağı zeytinyağı, 1 tutam dere  otu, 1 sap tarçın çubuğu ve biberiye yağını benmari usulü 5 dakika kaynatın. 15 dk. demlendikten sonra karışımı süzüp içerisine 1 tatlı kaşığı kuru maya karıştırın. Karışımı saçınıza sürüp 2 saat bekletin.

SELÜLİT İÇİN FORMÜL YENİ

20 aspirin, 10 limon suyu çıkarın.
Limon suyu kadar susam yağı karıştırın ve cilde masaj yapın.

HAZIMSIZLIK İÇİN ÇAY YENİ

Bir tutam papatya (yuymuşatır), Funda yaprağı (suyu atar), biberiye (yağ yakar), sinemaki (bağırsakları çalıştırır), anason (idrarı arttırır) ve rezene'yi (sinirlere iyi gelir) 200 gr. kaynamış suda çay gibi demleyin. Her gün bir su bardağı için.

KARMA-HASSAS CİLT İÇİN TONİK   07-04-2007        

Bir kahve fincanı gül suyuna, bir çorba kaşığı kokulu çiçek ekleyip 3 gün bekletin. Bu sürenin sonunda süzüp, elde ettiğiniz sıvı ile cildinizi silin.

Bir tutam ebe gömecini bir su bardağı kaynar suda demleyin. 3 gün içinde cildinizi silerek tüketin.

SAÇ BAKIMI 07-04-2007
Eşit miktarda ki susam yağı, ceviz yağı ve çörek otu karışımına birer kapsül E-B vitamini kırın, sonra da bir kapak
çamterebentin ekleyin. Elde ettiğiniz karışımı saç diplerine sürün ve saçınızı streç filmle sararak iki saat bekleyin. Sürenin sonunda da saçınızı uygun bir şampuanla yıkayın.

DÖKÜLEN SAÇLAR İÇİN 07-04-2007

Defne yağı, badem yağı ve avakado yağını eşit miktarda karıştırıp, saçınıza sürün. 2 saat beklettikten sonra uygun şampuanla yıkayın.

UYKUSUZLUK 07-04-2007

Birer tutam melisa otu, papatya ve anason ile bir say meyan kökünü 250 GRAM suda 2 dakika boyunca kaynatın, oluşan çaydan yatmadan önce bir fincan için.
Uykusuzluk cildin yorulmasına neden olur. Bu yüzden her gün 8 saat uyumaya özen göstermelisiniz.

YAĞLI-KARMA CİLTLER İÇİN CANLANDIRICI 07-04-2007

Çilek yapraklarına biraz kayısı ekleyip, blendırdan geçirin. Ardından rendelenmiş parçacıkları maske olarak yüzünüze uygulayın. 20 dakika sonra ovarak çıkartın.

KURU-KARMA CİLTLER İÇİN CANLANDIRICI 07-04-2007

Bir çay kaşığı bal, bir çay kaşığı gliserin ve bir çay bardağı soya ununu karıştırıp temiz cilde sürün. En az 20 dakika bekletin...

AROMALI YAĞLAR 08.04.2007

1 Su Bardağı Badem yağı
1 tatlı kaşığı Tarçın Yağı
3,5 tutam Tarçın

Bie şişeye kotun ve üç gün bekletin. 3 gün sonra masaj yağınız hazır olacaktır.
Elde ettiğiniz yağı küvetinizde de kullanabilirsiniz, strese iyi gelecektir.

BRONZLAŞMAK İÇİN   08.04.2007 

1 avuç karanfil
1 kahve fincanı Kakao yağı
1 litre susam yağı

Yapılışı : Rendelenmiş havuçları bir kavanoza koyup, üzerine karanfil ve susam yağı ilave edin. 2 hafta boyunca zaman zaman çalkalayarak güneşte bekletin. Sonra da süzerek elde ettiğiniz sıvıyı kullanın.

Not :Eğer korumalı olmasını istiyorsanız karışıma 150 gram pudra ekleyin. Böylece en az 20 faktörlü bir krem elde etmiş olacaksınız....

BRONZLAŞMAK İÇİN II 9.4.2007

Eşit miktarda ceviz yağı, kkao yağı, kayısı yağı ve susam yağını akrıştırıp, cam  şişede bir süre bekletin.
Elde ettiğiniz karışımı vücudunuza uygulayın.
Not : Çay demleyin ve demini cildinize losyon olarak kullanın.Remginizi koruduğunuzu farkedeceksiniz.

YÜZÜMDEKİ SİVİLCELERDEN NASIL KURTULABİLİRİM 9.4.2007
Çikolatadan Uzak Durun

Bir Tutam sarı kantaronu 200 gr. suda haşlayın. Elde ettiğiniz posayı da kuruyana kadar cildinizde bekletin. Elma sirkesi , nişadır ve kilden eşit miktarlarda alıp karıştırın. Bu karışımı cildinize sürüp, 20 dakika bekletin. Yağlı yiyeceklerden ve asitli içeceklerden uzak durun.

SAÇLARINIZ ÇOK İNCE TELLİ VE DÖKÜLÜYORSA 9.4.2007

Her birinden birer tatlı kaşığı olmak üzere; Hint yağı, lavanta, defne, menekşe, zeytinyağı, kekik yağı, susam yağı, çörek otu yağı ve kuru mayayı karıştırın.
Saçlarınızın parlaması için bu karışıma ELMA SİRKESİ de ekleyin. Saçlarınızı streçle sarıp 2 saat bekleyin. Ardından saçlarınızı yıkayın. Haftada bir kere bu işlemi tekrarlayın.

GÖZ ALTI TORBALARI 9.4.2007

Göz altı torbalarının nedeni Uykusuzluk ve ödem olabilir. Öncelikle doktora görünün.

Bir bağ maydanozu öğütüp içine 300 gr. süt koyun. Pişirin, süt yarıya geldiğinde süzüp balla tatlandırın. KArışımdan günde 5 kez bir çorba kaşığı için. Bir patatesi rendeleyip suyunu çıkartın. İçerisine badem yağı ve bir tatlı kaşığı kahve koyup tülbente sarıp bekletin.Bu tülbenti çaya batırıp sorunlu bölgelere kompres yapın.

KİRPİKLERİN UZAMASI İÇİN 9.4.2007

Bir kahve fincanı zeytin yağında, bir tutam ceviz içi ve fındığı benmari usulü eritin. Fındık ve ceviz kararınca yağı süzüp yatmadan önce kirpiklerinize sürün

KİRPİKLERİM DÖKÜLÜYOR 10.04.2007

10 gr. badem yağı, 5 gr. lanolin ve 5 gr. vazelini karıştırıp benmari usulü karıştırarak eritin. Küçük bir cam kavanoza koyup her gün düzenli olarak sürün. Ardından da papatya çayına pamuk batırıp göz çevrenizde bekletin.

GÖZ ALTI MORLUKLARI 10.04.2007

Elmayı rendeleyip suyunu sıkın. İçerisine bir tatlı kaşığı Türk kahvesi koyup gazlı bezin arasına yerleştirip sorunlu bölgelere uygulayın. Bu uygulamayı haftada üç gün tekrarlayın. Ancak bu bir sağlık sorunu da olabilir. Bu yüzden doktora görünmenizde fayda var.

Peeling 11.4.2007
(Derinlemesine yüz temizliği)

Cildi ölü hücrelerden, biriken yağlardan ve siyah noktalardan arındırmak için, derin bir temizlik yapmalısınız. Bunu peeling, buhar banyosu veya maskelerle gerçekleştirebilirsiniz. İşte evde yapabileceğiniz basit peeling tarifleri: Malzeme: 1 kahve fincanı yulaf ezmesi, 2.5 çay kaşığı bal, 1 tatlı kaşığı elma sirkesi, yarım tatlı kaşığı sıcak su Uygulama: Malzemeleri karıştırın ve cilde uygulayın. 15 dakika bekleyin ve yumuşak, nemli bir bezle ovarak çıkarın. Bol su ile yıkayın.

SİVİLCEDEN KURTULMAK İÇİN 11.4.2007

Sivilceler her yaşta birçok insana sorun yaratır. Sivilceleri yok ederek daha sağlıklı ve güzel bir cilde kavuşmanın en güzel yolu yine doğadan geçiyor. Sivilceleri yok etmek için beraber bu basit formülü hazırlayalayabilirsiniz. Malzeme: 100 gram alkol, 6 adet aspirin Uygulama: Aspirini ezin ve alkolle karıştırıp 3 gün bekletin. Bu karışımla cildinizi her gün silin.

LEKELERİ YOK ETMEK İÇİN 11.4.2007

Malzeme: 1 çay kaşığı amonyak, 1 çay kaşığı peridrol, 1 çay kaşığı saf su, 1 çay kaşığı sabun Uygulama: Kullanılmamış bir sabunu rendeleyin ve diğer malzemelerle karıştırın. Cildin hassaslığının ölçülmesi için önce elinizin üzerine deneyin, sonra lekelerin üzerinde bekletip, bol su ile yıkayın. Bu karışım haftada bir kez uygulanabilir. Dışarı çıkarken güneşten koruyucu ürünler kullanmaya dikkat edin.

ÇİLLERİNİ SEVMEYENLERE 11.4.2007

Malzeme: Keten tohumu Uygulama: Keten tohumunu kaynatın, suyu ile cilde masaj yaparak çillere ve lekelere maske olarak uygulayın.

******
El bakımının püf noktaları 11.4.2007

El yaşlılığı vücudun diğer kısımlarından önce fark edilir. Bu yüzden ellerin yaşlanmasını bakımla engellemek gerekir. Evde kullanılan temizleyiciler ve güneş, soğuk, yağmur, deniz gibi etkenler ellerin yıpranmasına sebep olur. Ellerinize evde hazırlayacağınız bu formüllerle ihtiyacı olan bakımı yapabilirsiniz...

Ev yapımı el kremi
4 çorba kaşığı gliserin 1 orta bardak çay 4 çorba kaşığı mısır nişastası 3 damla gül yağı özü
Uygulama: Gliserin ve mısır nişastasını karıştırın. Benmari usulüyle kalınlaşıncaya kadar ısıtın. Soğuduktan sonra gül yağı da ilave edip, kavanozda muhafaza edin. Masaj yapıldığında sonuç mükemmeldir

Terlemeyi önlemek için

1 bardak su 1 bardak alkol
Uygulama: Su ve alkol karışımlı sıvıya ellerinizi batırıp çıkarın. 
******

50 yaşındayım ve menopoza girdim. Cildimdeki sarkmalar çok arttı. Çeşitli kozmetik ürünleri kullanıyorum fakat pek bir yarar göremedim. Yüzümdeki sarkmaları önleyecek bir karışım önerebilir misiniz? 12.4.2007

Bol havuç salatası yemelisiniz. İkincisi 500 gr. sütü buz kabında dondurun. Her gün bir kapsülü yüzünüzde dolaştırın. Bu cildi toparlar. Eşit miktarda süt ve yaş maya cildi toparlar. Bir ayvanın çekirdekleri çıkarın ve üzerine çıkacak kadar su koyup iki taşım kaynatın. İki saat demlendikten sonra süzüp bir tatlı kaşığı bal karıştırın. Her gün sabahları cildinize sürün 30 dakika bekletip yıkayın. Ayrıca cildinize uygun bir de nemlendirici kullanın. 13.4.2007

Elma suyu sürün!
* Gözlerimin altındaki mor halkalar çok belirgin. Çeşitli kozmetik ürünlerle kapatmaya çalışıyorum ancak yeterli olmuyor. Ne yapabilirim?
Bir tutam temizlenmiş semiz otunu robottan geçirin. Gazlı bezin arasına koyupgöz çevrenizde 20 dakika bekletin. Haftada üç gün yatmadan önce sorunlu bölgelerinize elma suyu sürün. Maydanoz tüketmeye özen gösterin. 15.4.2007

Sık sık kese yapın!
* Bacaklarımda kıl dönmesi ve sivilceler var. Bunlar bir de leke bırakıyor. Ne yapmalıyım?

Sık sık vücudunuza kese yaparsanız kıl kökleriniz nefes alır. Bu sayede de kıl dönmesi sorunu yaşamazsınız. Vücut kremine limon suyu sıkıp, Her gün temiz cildinize sürün. 15.4.2007

20 faktörlü krem kullanın!
* 22 yaşındayım. Yanaklarımdaki gözenekler çok açık. Ayrıca yüzümün çeşitli bölgelerinde ton farklılıkları var. Ne yapmalıyım?

Cildiniz hassas değilse, bir çorba kaşığı süzme yoğurda bir çorba kaşığı kırmızı şarap ekleyip karıştırın. Bu karışımı cildinize sürün. Cildiniz bu karışımı 5 dakikada emer. Ardından işlemi tekrarlayın. 30 dakika sonra hafif dairesel hareketlerle cildinizi ovalayın. Dışarı çıkmadan 10 dakika önce 20 faktörlü güneşten koruyucu krem sürmeyi ihmal etmeyin. 15.4.2007

Sivilce izlerine çare!
* Yüzümde çok fazla sivilce izi var. Bunlardan nasıl kurtulabilirim?

Bir yemek kaşığı votka ve bir çorba kaşığı taze elma suyuna alabildiği kadar öğütülmüş yulaf unu ve bir tatlı kaşığı kayısı yağı karıştırın. Bu maskeyi cildinizde 20 dakika bekletin. Havuç ve limon suyunu karıştırıp dondurun. Her gün bir kapsülü cildinizde dolaştırın. Bu işlem gözeneklerinizi sıkılaştırır ve cildinizi tazeler. 15.4.2007

Bunlar her derde deva
Kekik: Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı giderir. Kalp çarpıntılarını önler. Bağırsak iltihaplarına iyi gelir. Hamileler ve guatr hastalarının kekiğin hem çayını hem de yağını kullanmaları gerekir.
Su teresi: Göğüs ağrılarına iyi gelir. Sinirleri yatıştırır. Annenin sütünü artırır. İdrar söktürür.
Pazı: Öksürüğe iyi gelir. Gül yağı ile karıştırıldığında baş ağrısına iyi gelir. İştah açar ve hazmı kolaylaştırır.
Pırasa: Yemek borusundaki iltihabı giderir. İdrarı söktürür. Kan yapar.  15.4.2007

Göz altındaki morluklar için ne yapabilirim ?
Haftada 1 gün kivi kabuklarının ıslak yüzeylerini 15 dakika gözaltlarınızda tutun. 17.4.2007

Aşırı derecede siyah noktalarım var. 19.4.2007 -Sabah/Günaydın
Eşit miktarda pirinç unu, kil, süt ve el kremini karıştırın.
Cildinize sürüp 5 dakika bekleyin. Ardından ovarak çıkarın.
Ayrıca haftada bir gün, bir tatlı kaşığı beyaz kile her birinden 2 damla olmak üzere kayısı yağı, susam yağı, buğday özü yağı ve alabildiği kadar gül suyu karıştırın. Cildinizde 20 dakika bekletin

* Saçlarım çok kuru ve dökülüyor. Ne yapmalıyım? 19.4.2007 -Sabah/Günaydın
Saçınızı güneşten, klorlu ve kireçli sudan korumalısınız. Boya ve perma gibi kimyasal işlemler yaptırmamalısınız. Bu arada eşit miktarda zeytinyağı, buğday özü yağı, keten yağı ve bir yumurta sarısını karıştırıp hafif ısıtın. Ilıkken saçınıza sürüp, önce streç onun üzerine de sıcak havlu sarın. 2 saat bekletin. Bir tutam karanfili 500 gr. suda haşlayın. 15 dakika demleyip, haftada bir gün saçınızı bu suyla durulayın.

* Saçlarım çok çabuk yağlanıyor ve dökülüyor.  19.4.2007 -Sabah/Günaydın
Öncelikle dermatoloğa görünmenizde fayda var. Kendi saç yapınıza uygun bir şampuan kullanmalısınız. Bu arada bir çorba kaşığı adaçayı ve bir çorba kaşığı biberiyeyi 300 gr. kaynar suda çay gibi demleyip süzün. İçerisine bir çorba kaşığı elma sirkesi karıştırın. Soğuduktan sonra bir yumurta sarısı ilave edin. Karışımı saçınıza sürüp iki saat bekleyin. Daha sonra durulayın.

Kuru ellere vazelin sürün dişlerinizi çilekle fırçalayın! 25.4.2007

Gençliğinizi korumanız elinizde! Düşünce gücünüzle bunu hayal edin. Kendinizi genç hissetmenizin, alımlı görünmenizin yaşla değil, bakımla ilgili olduğunu unutmamalısınız! Yaşımız kaç olursa olsun bakımlı olmalıyız. Kendinize bakmanız ve gönlünüzce isteklerinizi yerine getirmeniz, güzelliğinize güzellik katar!

Badem yağı nemlendirir
Ellerim çok kuru! Kremler de fayda etmiyor. Ne yapmalıyım? Güneş, aşırı sıcak ve soğuğun yanı sıra deterjanlar da elleri tahriş eder. Pamuklu eldivenler kullanmaya özen gösterin. Bu arada 2 litre ılık suya bir çay kaşığı badem yağı ve yarım limon suyu karıştırın. Ellerinizi 15 dakika bu karışımın içinde bekletip kurulayın. Vazeline limon suyu karıştırıp ellerinize sürün. Ardından ellerinize poşet geçirip 30 dakika bekleyin.

Her gün 8 bardak su içmelisiniz!

24 yaşında olmama rağmen ağız çevremdeki mimik çizgilerim çok belirgin. Erken yaşlanmaktan korkuyorum ne yapmalıyım? Düzenli uyuyun ve sağlıklı beslenin. Her gün 8 bardak su için. Sebze ve meyve yiyin. Fazla ilaç kullanmayın. Cildinizi sürekli nemli tutun. Haftada bir gün bir bardak taze meyve suyuna bir çay kaşığı bira mayası karıştırıp için.

Adaçayı parlatır!
Dişlerimi her gün düzenli olarak fırçalıyorum. Ama hâlâ sarı görünüyorlar. Dişlerimi beyazlatmak için ne yapabilirim? Bir tatlı kaşığı öğütülmüş adaçayı ve bir çay kaşığı kabartma tozunu karıştırın. Bu karışımla dişlerinizi fırçalayın. Haftada bir kez olgun çileğe fırçanızı batırıp dişlerinizi fırçalayın. Böylece hem ağzınız güzel kokar hem de dişleriniz parlar. Ayrıca bir diş hekimine görünmenizi tavsiye ederim.

Sağlıklı saçlar için elma sirkesi kullanın!
Saçlarım çok mat. Canlı görünmeleri için ne yapmalıyım? Saçlarınızı şampuanla yıkayın. Ardından durulama suyuna bir kahve fincanı elma sirkesi koyun. Elma sirkesi saçların parlak görünmesini sağlar. Ayrıca kepek oluşumunu da engeller.

Bunlar her derde deva...
Ceviz yağı: B1, B2, C, E, A ve K vitamini içerir. Kanı temizler. Kansızlığa, verem ve şeker hastalığına iyi gelir. Afrodizyak etkisi vardır.

* Çam fıstığı: Bronşite ve kalp hastalıklarına iyi gelir. Ruhsal çöküntüyü giderir.

* Siyah üzüm: Kanserle savaşır. Antioksidan ve antiaging özelliği vardır. Mineral bakımından zengindir. Kan yapar.

* Tarçın: Boğaz ağrılarına ve regl sancılarına iyi gelir.

* Karanfil: Ağrı keser. Gaz söktürür. Boğaz iltihabına iyi gelir. İshali keser.

21 yaşındayım, cildim çok yağlı. Sivilcelerimle de başım dertte... Ne yapmamı önerirsiniz?  26.04.2007
Yağlı cilt ilgi ister. Cildinizi her zaman temiz tutun. Aldığınız besinlere dikkat edin. Biberiye ve ıhlamur çayı ile yüzünüzü silin. Antibiyotiği yüzünüze sürün. Bir çay kaşığı maya ve bir çay kaşığı limon suyuna bir antibiyotikli kapsülü ezip karıştırın. 20 dakika cildinizde bekletin

Cildim pul pul dökülüyor!

Her gün nemlendirici kullanmama rağmen cildim pul pul soyuluyor...  26.04.2007

Sigara içmeyin, alkol ve yağlı yiyecekler tüketmeyin. Sebze ve meyve yiyin. Stresten uzak durun. Temiz havada yürüyüş yapın. Papatya ve yeşil çayı karıştırıp cildinize tonik olarak sürün. Cildinize haftada iki gün krema sürün. 20 dakika bekletin. Kullandığınız nemlendirici yeterli değilse, bir kapsül veya ampulü kırıp karıştırın. Cildinize uygulayın.


Nasırlarınızı doktora göstermelisiniz!

Ayak parmaklarımın arasında sürekli nasır oluşuyor. Ne yapmalıyım? 26.04.2007

İki diş sarmısağı fırında pişirin. Havanda bir fiske tuzla ezin. Bir tatlı kaşığı elma sirkesi karıştırın. Parmaklarınıza sarıp sabaha kadar bekletin. Ama yine de bir doktora danışmanızda fayda var.


Bunlar her derde deva 26.04.2007

* Kayısı: Beyin yorgunluğunu giderir. Kan yapar, uyku verir ve hazmı kolaylaştırır.

* Keten tohumu yağı: Mide ve bağırsak iltihabını giderir. Böbrek taşı ağrısını kesici özeliği vardır.

* Polen: Vücuda kuvvet verir. A, B1, B2, B3, B4, C, D ve E gibi pek çok vitamin içerir. 22 çeşit amino asit ve 27 çeşit madeni tuz içerir.

* Okaliptüs: Astım, nefes darlığı, romatizma, siyatik ve anjine iyi gelir.
Mantara kına iyi gelir!  1 Mayıs 2007 Sabah/Günaydın

* Yıllardır ayaklarımda mantar var. Pek çok yöntem denedim. Ama sonuç alamadım ne yapmalıyım?
Bir dermotoloğa gitmenizde fayda var. Bu arada iki çorba kaşığı kınaya, bir tatlı kaşığı şap tozu ve bir tatlı kaşığı zeytinyağı karıştırın. Bu karışımı ayaklarınıza sürün. Üzerine nemli gazlı bez ardından da streç sarın. Son olarak çorap giyin. Bir gece ayaklarınızda bekletin. Ertesi gün yıkayıp kurulayın. Limon suyuyla masaj yapın. Kuruyunca talk pudrası serpin.


* Ayak parmaklarımdaki egzamadan çok rahatsızım. Bir türlü geçmiyor. Ne yapmalıyım?
Bir doktordan yardım almanız gerekiyor. Bir çorba kaşığı kına, bir tatlı kaşığı şap tozu ve bir tatlı kaşığı zeytinyağını karıştırın. Bu karışımı ayak parmaklarınıza sürüp bir gece bekletin. Ertesi gün ayaklarınızı tuzlu ılık suda bekletin. Kuruladıktan sonra doktorunuzun önerdiği kremi uygulamalısınız.

Susam yağı cildi besler

* Çok sık kilo alıp verdiğim için vücudumda çatlaklar oluştu. Özellikle basen bölgemdekiler çok kötü görünüyor. Susam yağı sürüyorum. Faydası olur mu?
Ne yapmalıyım? Oluşmuş çatlakların geçmesi çok zordur. Susam yağı E vitamini ve omega 9 içerir. Cildi besler. Antioksidan etkisi de vardır. Kullanmaya devam edebilirsiniz.
Tırnaklarım kırılıyor!

* Tırnaklarım aşırı derecede ince ve sürekli olarak kırılıyor. Ne yapmamı önerirsiniz?
Tırnaklarınızın kırılmasının nedeni vitamin eksikliği olabilir. Bir doktora görünmenizde fayda var. Bu arada bir tasa ılık su koyup, bir tatlı kaşığı deniz tuzu, bir tatlı kaşığı limon suyu ve bir tatlı kaşığı susam yağı ekleyip karıştırın. Ellerinizi her gün 15 dakika bekletin. Kuruladıktan sonra susam yağı ile nazikçe masaj yapın. Ayrıca yoğurt, süt, meyve ve sebze yemeniz de tırnaklarınıza iyi gelir.
Kirpiklere özel bakım

* Kirpiklerimi dökmesinden korktuğum için göz makyajı yapmıyorum. Kirpiklerimin daha sağlıklı olmaları için ne yapmalıyım?
Kirpiklerinizi çıkmayan rimeller dökebilir. Bir çay kaşığı lanolin, bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çay kaşığı buğday özü yağı ve 5'er tane ceviz ve fındığı benmari usulü eritin. Ceviz ve fındıkların rengi değişirken ocaktan alın. Süzüp bir şişeye koyun. Her akşam gözünüze kaçırmadan kirpiklerinize sürün. Ayrıca kirpiklerinize yeşil çayla kompres yapın.

* Kirpiklerimin dipleri kuruyor ve pul pul oluyor. Bu da kirpiklerimin dökülmesine yol açıyor. Ne yapmalıyım?
Dermatologa görünürseniz iyi olacak. Ayrıca bir çorba kaşığı vazelin, bir tatlı kaşığı badem yağı, bir tatlı kaşığı lanolin, üç adet ceviz içi ve üç adet fındığı karıştırıp kısık ateşte eritin. Daha sonra süzüp, bir cam şişeye koyun ve donmasını bekleyin. Önce temiz çay suyu ile kirpiklerinizi silin sonra kulak çubuğunu bu kreme batırıp gözünüze kaçırmadan kaş ve kirpiklerinize gün aşırı sürün.

* Boynumda oluşan çizgileri gidermem için ne tavsiye edersiniz?
Eşit miktarda limon ve greyfurt suyuna batırılmış pamukla boynunuza kompres yapın, yarım saat bekletip silin. Bir de buğday özü yağı ile masaj yapmayı ihmal etmeyin.

* Cildim pürüzlü ve mat görünüyor. Ayrıca çukurlar da var. Ne yapmamı önerirsiniz?
Birer tatlı kaşığı havuç, salatalık ve limon suyu ile badem yağını karıştırın ve yüzünüze yedirin. Mutlaka 20 koruma faktörlü bir krem sürün.

* Ben 32 yaşındayım. Karın çevremde çok yağlanma var. Yememe dikkat etmeye çalışıyorum. Ayrıca karın hareketleri de yapıyorum, ama bunlar da işe yaramıyor. Bana ne önerebilirsiniz?
Her gün düzenli olarak spor yapın, hatta mümkünse bir spor hocasından yardım alın. Ayrıca birer çorba kaşığı limon suyu, susam yağı, biberiye yağı ve okaliptüs yağını karıştırıp sorunlu bölgeye dairesel hareketlerle masaj yapmalısınız.

Tırnaklarınızı limonla ovun!

* Ayak tırnağımda mantar var. Hem görüntüsü hem de bir yere dokunduğunda verdiği acı çok rahatsız edici. Ne yapmalıyım?
İki çorba kaşığı kına, bir çorba kaşığı şap tozu, bir çay kaşığı deniz tuzu ve bir tatlı kaşığı zeytinyağını suyla karıştırın. Bu karışımı sorunlu parmağınıza sürüp bezle sarın. Bir gece bekletin. Sabah yıkadıktan sonra o bölgeyi limonla ovun.

Kolesterolünüz olabilir!

* Göz pınarlarıma yakın yerlerde toplu iğne başı kadar küçük beyaz pütürler var. Sanırım bunlar yağ bezesi... Ne yapmalıyım?

Göz çevresinde oluşan minik yağ bezecikleri, kolesterolün yüksek olduğunu gösterir. Bu nedenle bir doktora görünmelisiniz. Sonra da iyi bir uzmana gidip yağları temizletin. Evde ise şunu uygulayabilirsiniz: Papatya ve ebegümecini, bir çay kaşığı badem yağı ve bir çorba kaşığı suyla dövün. Sonra bunları tülbent arasına koyup, gözlerinizin etrafında bekletin.

Yumuşacık eller!

* Bembeyaz ve yumuşacık ellerim olması için ne yapmalıyım?
Bir kahve fincanı limon suyu ile iki kahve fincanı gliserini karıştırıp iyice çalkalayın ve karışımı ellerinize sürün. Ara sıra salatalık kabukları ile ellerinizi ovun.

Diğer Sorularınızın CEVAPLARI için Aşağıda ki Linkler Kısmına bakınız.

Dar çorap giymeyin!

* Bacaklarımda çok fazla kılcal damar var. Damarların bu kadar belli olmaması için ne yapabilirim acaba?
Yürüyüş yapın ve dar çoraplar giymekten kaçının. Ayrıca zaman zaman ayaklarınızı hafifçe yukarı kaldırıp, masaj yaptırın. Haftada bir gün, gece yatarken varisli bölgelere haşlanmış lahana yaprakları sarmak da yararlıdır.

Doktora görünmelisiniz!

* Yanaklarımda birkaç yıldır kızarıklıklar oluşmaya başladı. Özellikle yanaklarımın üst kısmında çok fazla. Ne yapmamı öneririsiniz?
Cildinizdeki kırmızılığı bir dermatoloğun görmesi şart... Benim size önerim ise; her gün bir çorba kaşığı havuç suyu, bir tatlı kaşığı yaş maya, 5 damla karahindiba yağını karıştırıp yanaklarınıza sürmeniz. 20 dakika beklettikten sonra da yıkayın. Bunu haftada iki gün tekrarlayın.

KURU CİLT İÇİN DUJ JELİ

1 Kahve fincanı EL SABUNU
1 çorba kaşığı ZEYTİNYAĞI
3 çorba kaşığı KAYISI YAĞI
3 çorba Kaşığı SOYA YAĞI

Yukarıdaki malzemeleri karıştırıp, banyo işleminiz bittikten sonra tüm vücudunuza sürün. 5 Dakika sadece su tuttuktan sonra kurulanın.


Suna dumankaya

NORMAL CİLTLER İÇİN SİVİLCEYE TONİK

Yarım domates,
1 çorba kaşığı kil,
3 damla limon suyu,
1 çay kaşığı susam yağını karıştırıp, her haftada bir gün cilde mask yapın.
Hassas ciltlerde uygulamayın.

Suna dumankaya

Şifalı Bitkiler, Faydaları ; Kullanıldığı yer SSS

Safran

( zaferan ) üsengiller familyasından; yurdumuzda da yetiştirilen, 10-15 cm boyunda, çok yıllık otsu bir bitkidir. Etli, yuvarlak, kaidesi yassı, 4 cm kadar çapında, üstü esmer renkli ve zarımsı pullarla kaplı, alt tarafında da kök parçaları bulunan bir soğanı vardır. Yaprakları uzun ve koyu yeşildir. Çiçekleri mor renklidir. Sonbahar mevsiminde yapraklardan önce açar. Meyvesi kapsül şeklindedir ve sonbahar aylarında meydana gelir. İçeriğinde; şekerler, organik asitler, krosin ve uçucu yağ vardır. Tepeciklerinden elde edilen toz; renk, tat ve koku verici olarak kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Vücuda kuvvet verir. Sinirleri uyarır. Aybaşı gecikmelerinde faydalıdır. Rahim hareketlerini arttırır. İştah açar. Sinir zayıflığını giderir. Öksürük, bronşit ve astımda faydalıdır. Fazla miktarda kullanılmamalıdır. Hamilelerin de kesinlikle kullanmaması gerekir.

Sakızağacı

( mastaki ) :Antepfıstığıgiller familyasından; Akdeniz kıyılarında yetişen, 4 m kadar boyunda, sık dallı, çalı görünümünde, kış aylarında yaprak dökmeyen bir ağaçtır. Çiçekleri küçük ve kırmızı renklidir. Meyvesi ufak, yuvarlak ve sivri uçludur. Başlangıçta kırmızı renkli iken sonradan siyaha dönüşür. Dal ve gövdesinden sakız elde edilir.

Kullanıldığı yerler:
Midenin düzenli çalışmasını sağlar. Tükürük salgılanmasını artırır. Çene kaslarını güçlendirir. Diş etlerini temizler.

Salep

(sahlep ) alepgiller familyasından; tel köklü otsu bir bitkidir. Kökünde 2 tane yumru vardır. Gövdesi, dik ve silindirimsidir. Çiçekleri salkım veya başak şeklindedir. Kullanılan yeri köklerindeki yumrularıdır. Yurdumuzda bir çok çeşidi vadır. Salep yumruları müsilaj, glikoz ve uçucu bir yağ taşır.

Kullanıldığı yerler:
Göğsü yumuşatır. Öksürük ve bronşitte faydalıdır. Kabızlığı giderir. Basur memelerinde faydalıdır. Zihni çalışma gücünü arttırır. Kalbi kuvvetlendirir. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Vücudun ısınmasını sağlar. Cinsel gücü artırır.

Sandalağacı

( kalanga ) andalgiller familyasından; küçük boylu bir ağaçtır. Hindistan ve Malakka'nın dağlık bölgelerinde yetişir. Yaprak dökmez. Yaprakları karşılıklıdır. Çiçekleri sarımtırak kırmızıdır. Meyveleri kiraz büyüklüğünde olup, siyah renklidir. Odunu sarımtırak renktedir ve kokuludur. Bu odundan uçucu bir yağ olan santal esansı çıkarılır. Hekimlikte kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
İdraryollarındaki mikropları giderir.

Saparna

( smilax ) :Zambakgiller familyasından; tırmanıcı ve dikenli gövdeli, yeşilimsi çiçekli, çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları kalp şeklindedir. Çiçekleri şemsiye durumundadır. Kökünde tanen ve saponin bulunur. Birçok türü vardır. Yurdumuzda nemçe saparnası, Anadolu saparnası bulunur.

Kullanıldığı yerler:
Terletir. Kanı temizler. Cilt hastalıklarında faydalıdır. Frengide kullanılır.

Sarıot

( düğünçiçeği ) :Centiyangiller familyasından; gök yeşili renginde bir bitkidir. Nemli kumsallarda yetişir. Sapı ince, yaprakları dipten çifter çifter bitişiktir. Çiçekleri sarıdır. Karadeniz bölgesinde bulunur.

Kullanıldığı yerler:
Ateşi düşürür. Asabi ağrıları dindirir. Romatizmada faydalıdır.

Sarısabır

( azvay )Zambakgiller familyasından 180 kadar türü bulunan ve tropikal bölgelerde yetişen bir bitkidir. Bazan sapsız küçük bitkiler, bazan da dallı budaklı ağaçlar halinde bulunur. Yaprakları kalın ve etli olup, rozet şeklindedir. Çiçekleri yeşilimsi, sarı veya donuk kırmızıdır. Çoğu zaman üç renklidir. Yaprakları kesildiği zaman acı bir su çıkar. Pankima denilen bu su; hekimlikte kullanılır. Yurdumuzda da bulunur.

Kullanıldığı yerler:
Kabızlığı giderir. Mide hastalıklarında faydalıdır. Vücudu kuvvetlendirir. Yanıkların sebep olduğu sancıları keser. Sirke ile karıştırılıp, saç diplerine sürülürse, dökülmelerini önler. Tavsiye edilen miktardan fazla kullanılmamalıdır. Mesane ve rahim hastalıklarından şikayet edenlerin de kesinlikle kullanmaması gerekir.

Sarmaşık

( hedera )Sarmaşıkgiller familyasından; tırmanıcı yeşil odunsu bir bitkidir. Meyvesi etli, yuvarlak ve üzümsüdür. Yurdumuzda; adi sarmaşık ve kafkas sarmaşığı olmka üzere 2 çeşidi vardır. Yaprak ve meyvelerinde heederin denilen zehirli bir madde vardır.

Kullanıldığı yerler:
Haricen yaraların tedavisinde kullanılır.

Sarımsak

( tüm )Zambakgiller familyasından; bütün kısımları keskin kokulu, 30-100 cm yüksekliğinde, otsu bir bitkidir. Toprak altında iri bir soğanı vardır. Çiçekleri beyazımsı pembedir. Yaprakları uzun, yassı, paralel damarlı ve sivri uçlu olup, gövdeyi sarmıştır. Soğanı özel kokulu uçucu bir yağ, şekerler, A, B, C, P vitaminleri içerir. Yağında alliin denilen bir madde vardır.

Kullanıldığı yerler:
Yüksek tansiyonu düşürür. İştah açar. Solunum ve hazım sistemindeki mikropları öldürür. Grip, tifo ve difteri gibi salgın hastalıklar sırasında faydalıdır. Hazmı kolaylaştırır. Kabızlığı giderir. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Kanı temizler. Kalp adalelerini kuvvetlendirir. Böbreklerin normal çalışmasını sağlar. Karında ve bacaklarda toplanan suyun boşalmasında yardımcı olur. Romatizma ve mafsal iltihaplarında faydalıdır. Damar sertliğini önler. Ateşi düşürür. Arpacık ve basur memelerinde faydalıdır. Zehirlenmelerde kullanılır. İdrar tutukluğunu giderir. Zehirli hayvan sokmasında da faydalıdır. Saçların uzamasına da yardımcı olur.

Sarımsak otu

( alliarie ) :Turpgiller familyasından; dik saplı, küçük beyaz çiçekli bir bitkidir. Oluşturulduğu zaman sarımsak kokusu verir. Hemen hemen her yerde bulunur.

Kullanıldığı yerler:
Temriye uyuz ve yaraların tedavisinde kullanılır.

Sassafras

(bois de sassafra ) efnegiller familyasından bir ağaçtır. Biri Amerika'da diğeri de Çin'de olmak üzere iki türü vardır. Köklerinden, lavantacılıkta kullanılan sagrol esansı elde edilir. Kurutularak toz haline getirilen yaprakları baharat olarak kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Sassafrasın kökleri terletici olarak kullanılır.

Semizotu

( semizebe )Semizotugiller familyasından; bir yıllık otsu bir bitkidir. Gövdesi toprak üzerine yatık, yaprakları sapsız ve etlidir. Yenilen kısmı, küçük, yuvarlak yeşil yaprakları ve körpe saplarıdır. C vitamini ve Demir bakımında zengindir. İçeriğinde kuzukulağı asidi bulunduğundan tadı biraz mayhoştur.

Kullanıldığı yerler:
Mide ve bağırsak kanamalarında ve kanlı idrarda faydalıdır. Kanı temizler. Vücuda serinlik verir. Şeker hastalarının susuzluğunu giderir. İdrar söktürür. Kabızlığı giderir. Zayıflamaya faydalıdır. Dalak hastalıklarında şikayetleri geçirir. Uykusuzluk, sinirlilik ve zihin yorgunluğunda faydalıdır. Lapası, yanık ve apsede rahatlık verir.

Servi

( selvi ) ervigiller familyasından; genellikle kış aylarında yaprak dökmeyen bir ağaçtır. Birçok çeşidi vardır. Adi servi 20-30 m kadar boy alabilen, sütun şeklinde bir servi türüdür. Kabukları ince ve düzgün, uzun çatlaklıdır. Yaprakları koyu yeşil renklidir. Sürüngenlerinin ucunda, 3 cm kadar çapında, esmer renkli kozalağı vardır. Dal ve yapraklarından elde edilen uçucu yağın içeriğinde, tanen ve servi kafurusu vardır. Hekimlikte kozalalar kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
İshali keser. Kanamaları durdurur. Şeker hastalığında da faydalıdır. Saçları kuvvetlendirmekte ve diş ağrılarını dindirmekte de kullanılır.

Sığırkuyru?u

( verbascum ) ıracagiller familyasından; yüksek boylu, bir veya iki yıllık otsu bir bitkidir. Yurdumuzda 200 kadar türü vardır. Sık tüylüdür. Yaprakları tabanında toplanmıştır. Çiçekleri çok çabuk dökülür. Sarı veya kırmızımsı renktedirler. Büyüksığırkuyruğu denilen türünün içeriğinde; şeker, sabit ve uçucu yağ, müsilaj, reçine, saponin ve renkli maddeler vardır.

Kullanıldığı yerler:
Göğsü yumuşatır. Balgam söktürür. Bronşitte faydalıdır.

Sıracaotu

( scrophuiaria ) ıracagiller familyasından; pis kokulu, çok yıllık otsu bir bitkidir. Boğumlu sıracaotu ve köpeksıracaotu en yaygın olan türlerdir.

Kullanıldığı yerler:
Lapası sıraca tedavisinde kullanılır.

Sinameki

(cassia ) :Baklagiller familyasından; bütün sıcak bölgelerde yetişen, sarı çiçekli otsu veya ağaçsı bir bitkidir. 400'den fazla türü vardır. Çiçekleri, yapraklarının dibinden çıkar. Uzun salkım şeklindedirler. Meyvesi, baklaya benzer. Basık silindirimsi, odunsu ve sert kabukludur.

Kullanıldığı yerler:
Kuvvetli müshildir. Kolit ve spastik kabızlıkta kullanılmaz. Bulantı ve kusma yapabilir. Sütlü kahveyle içilmesi daha kolaydır.

Sinirliyaprakotu

(sinirotu ) inirotugiller familyasından; bir veya çok yıllık otsu bir bitkidir. Birçok yabani türü vardır.

Kullanıldığı yerler:
İdrar söktürür. Yaraları iyileştirir. Cerahatı boşaltır. Nasırların sökülmesinde kullanılır.

Soğan

( basaliye ) :Zambakgiller familyasından; yumrumsu ve yeşil yaprakları kullanılan keskin kokulu, acı bir otsu bitkidir. Bileşiminde uçucu ve sabit yağ, şekerler, fermentler ve amino asitler vardır.

Kullanıldığı yerler:
İdrar söktürür. Vücutta biriken zararlı maddeleri ve suyu atar. Romatizma, mafsal iltihabı, idrar tutukluğu, damar sertliğinde faydalıdır. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur. Zayıflamayı sağlar. Böbrek ağrısını dindirir. Zihin yorgunluğunu dindirir. Baygınlığı geçirir. Prostat bezinin hastalanmasını önler. İktidarsızlıkta faydalıdır. Cinsel gücü artırır. Egzama ve diğer cilt hastalıklarında faydalıdır. Öksürük söktürür, bronşları temizler. Astım nöbeti, akciğer hastalıkları, grip ve soğuk algınlığında faydalıdır. Kandaki şeker seviyesini düşürür. Şeker hastalarında faydalıdır. Kolera ve veremde bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. İhtiyarlamayı geciktirir. İştah açar. Kalbi kuvvetlendirir. Koroner damarları genişletir. Cerahatlerin boşalmasına yardımcı olur. Dolama ve arpacıkta da faydalıdır.

Solucanotu

( tanacetum vulgare ) :Bileşikgiller familyasından; Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgesinde doğal olarak yetişen bir bitkidir. Taze bitkinin çiçekleri kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Bağırsak solucanlarını düşürür.

Soyafasulyesi

( soja hispida ) :Baklagiller familyasından; 1 - 1,5 m boyunda, bir yıllık otsu bir tarım bitkisidir. Çiçekleri menekşe sarısı rengindedir. Tohumu küre şeklinde, üzeri pürtüksüzdür. Bir yanında siyah leke vardır. Besleme gücü yüksek bir gıdadır.

Kullanıldığı yerler:
Vücudun geliişmesini sağlar. Şeker hastaları için faydalıdır. Sinirlerin ve adalelerin güçlenmesini sağlar. Zihin yorgunluğunda faydalıdır. Nekahat devresinin kısalmasını sağlar. Guatr olanlar kullanmamalıdır.

Söğüt

( bid ) öğütgiller familyasından; genellikle su kenarlarında yetişen boylu veya bodur bir ağaçtır. Kışın yaprak döker. Yaprak dökmeyenleri enderdir. Meyveleri kapsül şeklindedir. Yurdumuzda 35 kadar türü vardır. Dal kabuklarının içeriğinde salisin glikozidi ve tanen vardır. Ev ilaçlarında kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Ateşi düşürür. İshali keser. Kanamayı dindirir. Mikropları öldürür. İştah açar. Vücuda kuvvet verir. Romatizma ağrılarını dindirir. Mesane taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Uykusuzluğu giderir. Sinirleri yatıştırır. Aybaşı kanamalarını düzenler.

Sumak

( somak ) :Antepfıstığıgiller familyasından; kışın yaprak döken veya her mevsimde yeşil kalan bir ağaçcıktır. Meyvesi mercimeğe benzer. 150 kadar türü vardır. Birçoğu zehirlidir. Yurdumuzda derici sumağı ve boyacı sumağı doğal olarak yetişir. Kokulu sumağın tentür halindeki şekli idrar tutamama hastalığında faydalıdır.

Kullanıldığı yerler:
Hazmı kolaylaştırır. Hazımsızlığı ve iştahsızlığı giderir. İshali keser. Kandaki şeker miktarını düşürür. Fazlası kabızlık yapar. Tansiyonu yüksek olanlar kullanmamalıdırlar.

Susam

( sesanum indicum ) usamgiller familyasından; sıcak bölgelerde yetişen, bir yıllık, yağ veren otsu bir bitkidir. Çiçekleri beyaz veya kırmızı, sarıyla karışık alacalı beyazdır. Meyvesi kapsül şeklindedir. Tohumları esmer veya sarı renklidir. Tohumlarından susamyağı çıkarılır. Tahin helvası yapımında da kullanılır. Ev ilaçlarında; yaprakları ve yağı kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Yağı, safra taşlarının düşürülmesinde faydalıdır. Karaciğer hastalıklarında kullanılır. Kabızlığı giderir. Cinsel gücü artırır. Karın ağrısını giderir. Nefes darlığı ve bronşitte faydalıdır.

Suteresi

( sezab ) :Turpgiller familyasından; akarsu kenarlarında yetişen çok yıllık otsu bir bitkidir. Gövdesi yeşil renkli, köşeli, parlak ve yatıktır. Boyu 30-40 cm kadardır. Kökü çoktur. Çiçekleri beyazdır. İçeriğinde; kükürtlü bir glikozit, sabit yağ, A, C, D vitaminleri ve mirozin vardır. Ev ilaçlarında usaresi kullanılır. Salata olarak da yenir.

Kullanıldığı yerler:
Sinirleri yatıştırır. İdrar söktürür. Vücudu kuvvetlendirir. İştah açar. Skorbüt tedavisinde faydalıdır. Cinsel gücü artırır.

Suyosunu

( alga ) :Tatlı bitkiler şubesinden; genellikle suda yaşayan klorofilli bitkidir. Yeşil, esmer, kırmızı ve mavi su yosunları diye sınıflara ayrılır ve değişik alanlarda kullanılırlar. Soda, potas ve iyot elde edilir. Tarım, sanayi ve tıpta kullanılır. Bazı memleketlerde de besin olarak yenir.

Kullanıldığı yerler:
Fistüllü yaraları genişletmek için cerrahide kullanılır. Dıştan tatbik edildiğinde zayıflatıcı özelliği de vardır.

Süsen

( iris ) üsengiller familyasından; Nisan - Haziran ayları arasında türlü renklerde ve güzel kokulu çiçekler açan, 30-80 cm boyunda, çok yıllık soğanlı otsu bir bitkidir. Çiçekleri dalların ucunda başak şeklindedir. Dış kısımları soyulup, kurutulduktan sonra menekşe kökü diye kullanılır. İçeriğinde uçucu yağ, sabit yağ, müsilaj, nişasta, tanen, şeker, iridin ve reçineli maddeler vardır. Yurdumuzda 20 kadar türü vardır.

Kullanıldığı yerler:
Az miktarda kullanıldığı takdirde astım ve bronşitte faydalıdır. Göğsü yumuşatır. Balgam söktürür. Yüksek dozda kullanıldığı takdirde kusturucudur. Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Vücutta biriken suyu boşaltır. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Haricen kullanıldığı takdirde yaraları iyileştirir.

Sütleğen

( euphorbia ) ütleğengiller familyasından; süt gibi beyaz ve zehirli bir özsuyu taşıyan, bir veya çok yıllık, otsu veya odunsu bir bitkidir. Yurdumuzda 60 kadar çeşidi vardır. Önerilen miktardan fazla kullanılmamalıdır.

Kullanıldığı yerler:
Kuvvetli müshildir. Kabızlığı giderir. Sıtma ve sarılıkta da kulanılır.

Sütotu

( polygala ) ütotugiller familyasından; bir veya çok yıllık, odusu veya otsu bir bitkidir. Çiçekleri kırmızı, beyaz veya mavidir. Yurdumuzda polygala supina ve polygala anatolica denilen türleri vardır. Kökü kullanılır. Kokusu bulantı vericidir.

Kullanıldığı yerler:
Bronşitte faydalıdır. Balgam söktürür. Göğsü yumuşatır. İdrarı çoğaltır. Anne sütünü çoğaltır. Yüksek dozda kullanılacak olursa kusturur.

Şahtere

( şahterec ) :Şahteregiller familyasından; çok parçalı yapraklı, küçük, düzensiz, beyazımtırak veya pembe renkli çiçekleri olan otsu bir bitki cinsidir. 50 kadar türü vardır. En önemlisi tıbbi şahtere yurdumuzda yetişir. Tıbbi şahtere yol kenarlarında rastlanan 20-60 cm boyunda bir yıllık otsu bir bitkidid. Yaprakları mavimsi-yeşil; çiçekleri mor renklidir. Bitkinin içeriğinde tanen, şeker, fumarin ve fumar asidi vardır.

Kullanıldığı yerler:
Kanı temizler. Vücudu terleterek zararlı maddelerin atılmasını sağlar. Damar sertliğinde faydalıdır. Mide ağrısı ve mayasılda da şikayetleri giderir.

Şakayık

( ayıgülü ) üğünçiçeğigiller familyasından; otsu veya gövdesi odunlaşmış, çok yıllık bir bitki cinsidir. Birçok çeşidi vardır. Tıbbi şakayık; Mayıs-Haziran aylarında pembe veya kırmızı renkli çiçekler açan, 70 cm kadar boyunda, çok yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları derin parçalıdır. Kökünde; uçucu yağ, nişasta, şekerler, peanol ve peregrinin adlı bir alkoloid vardır. Ev ilaçlarında kökleri kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Boğmaca ve öksürükte şikayetleri giderir. Sara da faydalıdır. Sinirleri yatıştırır. Nikris ve kramplarda da faydalıdır.

Şalgam

( brassica napus ) :Turpgiller familyasından; toprak altında şişkin bir yumru yapan, topaç biçiminde etli ve tatlı yumrumsu, iki yıllık bir bitkidir. Yaprakları parçalı ve tüylü, çiçekleri sarıdır. Yurdumuzda kökü basık ve yuvarlak olanlar makbüldür. İçeriğinde B vitamini ve madeni maddeler vardır.İdrar söktürür. Romatizma ve nikriste faydalıdır. Mafsal şişliklerini indirir, şikayetleri giderir. Böbrek kumu ve taşının düşürülmesine yardımcı olur.

Kullanıldığı yerler:
Apse, dolama, kan çıbanı ve donmalarda kullanılır. Ergenlik sivilcesi ve egzama gibi cilt hastalıklarında faydalıdır. Göğsü yumuşatır. Akciğerleri ve bronşları temizler, vücuda rahatlık verir. Boğaz iltihaplarını giderir. Nekahat devresini kısaltır. Kabızlığı giderir. Vücudun hastalıklara karşı direncini arttırır. Şeker hastalarının susuzluğunu giderir.

Şebboy

( matthiola ) :Turpgiller familyasından; güzel kokulu, kırmızı, açık sarı veya mor çiçekleri olan çok yıllık bir bitkidir.

Kullanıldığı yerler:
İdrar söktürür. Kabızlığı giderir.

Şeftali

( prunus persica ) :Gülgiller familyasından; ılıman bölgelerde yetişen bir ağaç ve meyvesidir. A provitamini bakımından zengindir.

Kullanıldığı yerler:
Çiçekleri kabızlığı giderir ve bağırsak solucanlarını düşürür. Meyvesi hazmı kolaylaştırır. İdrar yollarını temizler. Bol miktarda idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Susuzluğu giderir. Ve vücuda serinlik verir. Basur memelerinden doğan şikayetleri giderir. Safra kesesi ve böbrekler için faydalıdır.

Şerbetçiotu

( mayaotu ) :Kendirgiller familyasından; yurdumuzda da yetişen tırmanıcı gövdeli, çok yıllık bir otsu bitkidir. Gövde ince ve serttir. Yaprakları uzun saplıdır. Kullanılan kısımları dişi çiçek durumları, çiçekler üzerinde bulunan salgı tüyleri ve köküdür. Çiçeklerin terkibinde uçucu yağ, acı maddeler, reçineler, tanen gibi maddeler vardır.

Kullanıldığı yerler:
Vücudu kuvvetlendirir. Sinirleri yatıştırır. Uyku verir. Şehveti azaltır. İdrar söktürür. Kanı temizler. İştah açar. Mide ağrılarını giderir. Romatizma ve böbrek taşlarının sebep olduğu şikayetleri giderir. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Bira imalinde kullanılır.

Şeytanteresi

( hıthıt ) :İran, Suriye, Afganistan ve Horasan dağlarında yetişen şeytanotu adlı bitkinin köküne yapılan kesiklerden akan koyu bir maddedir. Sarı esmer renkli, yumuşak balmumu kıvamında reçineli zamktır.

Kullanıldığı yerler:
Bağırsak gazlarını giderir. Hazmı kolaylaştırır. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Balgam söktürür. İsteri ve sinir hastalıklarında yatıştırıcı olarak kullanılır.

Şimşir

( buxus sempervirens ) :Şimşirgiller familyasından; her zaman yeşil çalı veya ağaç halinde odunsu bir bitki cinsidir. Yurdumuzda yetişen adi şimşir; çoğunlukla sık dallı bir çalı, bazen 10 metreye kadar boy salan bir ağaçtır. Çiçekleri yeşilimsi sarıdır. Yaprakları ve dallarının kabuğunda; alkoloidler, uçucu yağ, reçineli bileşikler ve tanen vardır.

Kullanıldığı yerler:
Kanı temizler. Terletir, ateş düşürür ve vücudu rahatlatır. Hafif derecede müshildir. Karaciğer hastalıklarında kullanılır.

Şifalı Bitkiler, Faydaları ; Kullanıldığı yer MMM

Mahmude

( bingözotu ) :Çitsarmaşığıgiller familyasından; Anadolu'da ve Suriye'de yetişen, sarılarak tırmanan, sürünücü ve sütlü, çok yıllık bir bitkidir. Gövdesi ince ve tüysüzdür. Çiçekleri beyaz ve sarımsı renktedir. Meyvesi 4 tohumlu, 2 gözlü bir kapsüldür. Kökleri uzun ve kalındır. Kökü, nişasta, tanen, müsilaj ve "skammonin" taşır. Ev ilaçlarında kullanılmaması tavsiye edilir.

Kullanıldığı yerler:
Kalınbağırsağa tesir eden tahriş edici bir müshildir. Frengide faydalıdır.

Mandalina

( mandarin ) :Turunçgiller familyasından; 5-6 m yüksekliğinde mandalina ağacının meyvesidir. Tatlı, kokulu, lezzetli, vitamince zengin bir meyvedir. Kabuğundan esans çıkarılır.

Kullanıldığı yerler:
Kanı temizler. Sinirleri yatıştırır. Damar sertliği, felç ve gripte faydalıdır.

Mantar

( fütr ) :Boy, biçim ve bölge bakımından büyük değişiklikler gösteren, yüz bin kadar çeşidi bulunan bir çeşit bitkidir. Karada ve tatlı sularda yaşarlar. Mantarların içinde tıbbi etkileri olanlar, gıda olarak kullanılanlar, zehirlenmelere sebep olanlar, hayvanlarda ve bitkilerde hastalık yapanlar, antibiyotik madde oluşturanlar ve kimya sanayiide kullanılanlar vardır.Yenen mantarların çoğu bazitli mantarlardır. Bunların 500 kadar cinsi ve 13500 kadar türü vardır. Sporları şişkin bir hif ucunda 4 tane olarak meydana gelir. Makbul olan türü şemsiye mantarıdır. Büyük ve göz alıcı bir şekildedir. Şapkası başlangıçta yuvarlak veya yumurta biçimindedir. Sonradan çan, şemsiye veya tabak şekline döner. Rengi beyazımtırak gri ile esmerimtırak gri arasında değişir. Çapı 25-30 cm kadardır. Eti yumuşak ve süt gibi beyazdır. Lezzeti hoştur. Yer mantarı da yenir. Huni biçimindedir. Şapkasının eti sarımtırak beyaz ve sarı kenarlıdır. Kokusu kayısıyı hatırlatır. Lezzeti ise karabiberi andırır. Hazmı güçtür.

Kullanıldığı yerler:
Etin yerini tutar. Protein değeri etten fazladır. Yorgunluğu giderir. Düşünme ve öğrenme yeteneğini geliştirir. Kansızlığı giderir. Bedenin gelişmesinde yardımcı olur. Romatizma ve üremi olanlar yememelidir.

Margarit

( çayır kasımpatı ) ağlarda ve çayırlarda yetişen güzel çiçekli bir bitkidir. Kasımpatıya benzer. Dalları ufaktır. Yeşil yaprakları dantela gibidir. Çiçeklerin etrafında beyaz yaprakları vardır. Ortası altın sarısı rengindedir. Çiçekleri yaz aylarında toplanıp kurutulur.

Kullanıldığı yerler:
İdrar söktürür. Terletir. Böbrek taşlarının düşürülmesinde yardımcı olur. Karaciğer hastalıklarında faydalıdır. Egzama, temriye gibi deri hastalıklarında şikayetleri giderir.

Marrup

( marupa ) :İkiçenekliler sınıfının, simaroubaceae familyasından, Amerika'da dokuz türü olan, bileşik almaşık yapraklı bir ağaçtır. Antillerde yetişen şişmarouba amara; 20 m kadar boyunda bir ağaçtır. Kabuğu düz, pürüzsüz, grimsi ve çok acıdır. Kerestesi kıymetlidir.

Kullanıldığı yerler:
Ateş düşürür. Kalp hastalıklarında faydalıdır.

Marul

( lactuca ) :Bileşikgiller familyasından; geniş ve uzun yeşil yapraklı ve çok yıllık bir bitkidir. Tohumları, cinsine göre esmer veya siyahtır. Ilık iklimi sever. İlk ve sonbahar aylarında ekilir. Yurdumuzda bir çok çeşidi vardır.

Kullanıldığı yerler:
Sinirleri yatıştırır. Uykusuzluğu giderir. Sinirsel kalp çarpıntılarını keser. İsteride faydalıdır. Erkeklerde aşırı cinsel istekleri keser. Kabızlığı giderir. Basur memelerinde faydalıdır. Kandaki şeker miktarını düşürür. Kanı temizler. Hazmı kolaylaştırır. Nekahat devresinin kolay atlatılmasında yardımcı olur. Bol idrar söktürür. Romatizma ve Nikris'te faydalıdır. Göğsü yumuşatır. Karaciğer ve dalak şişliklerini indirir. Böbrek iltihaplarında iyidir. Aybaşı halinin ağrısız ve muntazam olmasını sağlar. Suyu, ergenlik sivilcelerini giderir. Yüze tazelik ve güzellik verir. Lapası; kan çıbanı, apse ve yanıklarda faydalıdır. Asabi öksürükleri keser. Anne sütünü artırır.

Mayasılotu

( egzamaotu ) :Ballıbabagillerden; yurdumuzun hemen hemen her bölgesinde yetişen, beyaz tüylerle kaplı, alçak bir bitkidir. Yaprak kenarları alta doğru kıvrıktır. Çiçekleri beyazdır. Ev ilaçlarında çiçekli bitki kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Mide rahatsızlıklarını giderir. Sinirleri uyarır. Ateşi düşürür. Egzamaya faydalıdır. Vücuda kuvvet verir.

Maydanoz

( midenuvaz )Maydanozgiller familyasından; yaprakları güzel kokulu ve parçalı, kazık köklü, 30 - 100 cm boyunda, iki yıllık otsu bir bitkidir. Çiçekleri şemsiye halindedir. Tohumları ufak ve esmerdir. Meyvelerinin içeriğinde uçucu bir yağ ile apiin adlı bir glikozit vardır. Kökünde, biraz uçucu yağ, müsilaj ve apiin vardır. Yaprakları, kökü ve meyvesi kulanılır.

Kullanıldığı yerler:
İdrar söktürür. İştah açar. İltihaplı yaraların iyileşmesini sağlar. Aybaşı sancılarını keser. Sürmenajda faydalıdır. Yüksek tansiyonu düşürür. Kalbin yorulmasını önler. Kansızlığı giderir. Kansere karşı korur. Karaciğer şişliğini giderir. Safra akışını kolaylaştırır. Vücuttaki zehirli maddelerin atılmasını kolaylaştırır. Vücutta biriken suyu boşaltır. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Romatizmada faydalıdır. Mide ve bağırsaklarda gaz birikmesini önler. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Anne sütünü azaltır ve böylelikle memelerin şişmesini önler. Cinsel istekleri artırır. Görme gücünü artırır. Böbrek iltihabı olanlar maydanoz yememelidir.

Mazı

( thuja )Servigiller familyasından; pul yapraklı daima yeşil, ağaç veya ağaçcık halinde bulunan bir bitki cinsidir. Ev ilaçlarında yaprakları ve kozalağı kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Yaprakları siğilleri yok etmekte kullanılır. Kozalağından bağırsak solucanı düşürücü ilaç yapılır. Gebe kalmayı önlemek için kullanılır. Bazı zehirlenmelerde, panzehir olarak kullanılır. Basur memelerinde faydalıdır.

Melekotu

( angelica )Maydanozgiller familyasından; dere kenarlarında, çayırlarda ve ormanlardaki ağaçsız alanlarda yetişen, boyu 3 m kadar, hoş kokulu, otsu bir bitkidir. İstanbul, Marmara Bölgesi, Doğu Karadeniz ve Beyşehir dolaylarında yetişir. Boyu 1- 1,5 m kadardır. 2 veya çok yıllık bir bitkidir. Gövdesi silindiriktir. Boyuna çizgiler vardır. İçi boştur. Mavimtırak yeşil veya kırmızı renktedir. Çiçekleri beyazdır. Kökü ve rizomlarında uçucu bir yağ ve tanen ihtiva eder. Yaz ve sonbahar aylarında toplanıp kurutulur.

Kullanıldığı yerler:
Mide ve bağırsak hastalıklarına iyi gelir. Sinirleri kuvvetlendirir. Spazmları giderir. Astım nöbetlerini giderir. Kuvvet ve iştah verir. Nekahat devresinin kısa sürmesini sağlar. Yapraklarından çıkan suya, bir parça pamuk bastırılıp, diş çürüğüne konursa, ağrıyı keser. Kandolaşımını düzenler. Terletir. Kurutulmuş melekotu, dövülüp başa sürülecek olursa, bitleri öldürür.

Melisa

( oğulotu ) :Ballıbabagiller familyasından; çok dallı, beyaz çiçekli otsu bir bitkidir. En önemli türü tıbbi melissadır. İstanbul, Bursa, Ege ve Akdeniz bölgesinde yetişir. Boyu 30 - 80 cm kadardır. Limon kokuludur. Çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları ince ve yumuşak tüylüdür. Çiçekleri beyazdır. Yapraklarında tanen, reçine ve uçucu bir yağ vardır.

Kullanıldığı yerler:
Mide ve bağırsak ağrılarını keser. Kalbi kuvvetlendirir. Hazımsızlık, baş ağrısı ve migrende faydalıdır. Melankoli, sara, başdönmesi, kulak çınlaması ve sinir krizlerinde şikayetleri ortadan kaldırır. Bayılmalarda kullanılır. Mide ve bağırsak gazlarını söker. Aybaşı ağrılarını keser ve aybaşı kanamalarını düzenler. Huzursuzluk ve sıkıntıları giderir. Hafıza zayıflığında faydalıdır.

Menekşe

( benefşe ) :Menekşegiller familyasından; çiçekleri tek renkli, bir veya çok yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları yürek biçiminde ve hemen hemen sapsızdır. Genellikle az veya çok koyu renkli olur. Beyaz renklileri de vardır. İlkbahar aylarında çiçek açar.

Kullanıldığı yerler:
Terletir. Vücuda rahatlık verir. Kanı temizler. Vücutta biriken zehirlerin atılmasını sağlar. Nikris ve romatizmada faydalıdır. Kabızlığı giderir. Sıracada faydalıdır. Cilt hastalıklarında da kullanılır. Lapası yaraların iyileşmesini sağlar. Menekşe yağı, egzama ve uyuzu tedavi eder. Boğmaca ve boğaz ağrılarında faydalıdır. Sulu temriyeleri de tedavi eder.

Mercimek

( merdümek )Baklagiller familyasından; beyaz çiçekli, bir yıllık bir tarım bitkisi ve bunun besin olarak kullanılan yuvarlak, yassı tohumudur. Mart - Nisan aylarında ekilir. İlk çağlardan beri Akdeniz bölgesinde yetiştirilmektedir. İçeriğinde B vitaminleri ve fosfor vardır.

Kullanıldığı yerler:
Beden ve zihin gücünü artırır. Sinirleri kuvvetlendirir. Bağırsaklara yumuşaklık verir. Sinir zafiyetlerinde faydalıdır. Kan yapar. Anne sütünü artırır. Baharatlı çorba şeklinde yenmesi tavsiye edilir.

Mersin

( asmar ) :Mersingiller familyasından; daima yeşil çalı veya 2-5 metre boyunda bir ağaçcık olan bir bitkidir. Yaprakları deri gibi serttir. Çiçekleri beyazdır. Kokusu güzeldir. 100 kadar türü vardır. Yabani mersin Akdeniz çevresinde yetişir. Meyvesine de mersin denir. Küçüktür. Tatlı bahratlı ve kokuludur. Yenir. Yapraklarında ve çiçek dallarında reçine, tanen, sinaol, terpen, mirtol, pinen gibi maddeler vardır. Meyvelerinde ise uçucu yağ, şeker, sitrik asit bulunur.

Kullanıldığı yerler:
Bronşitte faydalıdır. Mesane iltihaplarını da giderir. Nezlede faydalıdır. Akciğer iltihaplarında kullanılır. Bel soğukluğunda faydalıdır. İshali keser. Mide ağrılarını giderir. Egzamada faydalıdır. Saçları boyamakta kullanılır.

Meryemotu

( ) mübarekotu) : Gülgiller familyasından; Doğu, Güney ve Karadeniz bölgeleri ile İstanbul çevresinde yetişen bir bitki türüdür.

Kullanıldığı yerler:
Yaprakları ve kökü kuvvet verici olarak kullanılır. İshali keser.

Meryempelsengi

( çalapa ) :Guttiferae familyasından Antil adalarında yetişen bir ağaçtır. Kabuklarından reçine elde edilir.

Kullanıldığı yerler:
Müshildir. Kabızlığı giderir. İdrar söktürür. Safra akışını düzenler. Sıtma, frengi, kulunç, sarılık, mafsal ağrıları ve baş ağrılarında kullanılır. Bağırsaklarında hastalık olanlar kullanmamalıdır.

Meşe

( bişe ) :Kayıngiller familyasından; kışın yaprak döken veya her zaman yapraklı olan, uzun ömürlü bir orman ağacı cinsidir. Odunu sık dokulu; ağır, sert ve damarlıdır. Erişkin meşenin odunu, kızıla çalan koyu sarı renktedir. Doğal olarak 30'dan fazla türü vardır. Yurdumuzda birçok çeşidi vardır.

Kullanıldığı yerler:
İshal ve dizanteriyi keser. Bağırsak bozukluklarını giderir. Boğaz ve bademcik iltihaplarını tedavi eder. Kanamaları durdurur. Basur memelerinden doğan şikayetleri giderir.

Meyankökü

( piyan ) :Baklagillerden kalın rizomlu bir ağaçcıktır. Yaprakları tüysü, yaprakçıkları pek çoktur. Çiçekleri beyaz, morumsu veya mavimsidir. Başak biçimindedirler. Yurdumuzda Batı ve Güney Doğu Anadolu'da yetişir. Boyu 50 cm ile 2 m arasındadır. Çok yıllık otsu bir bitkidir. Çiçekleri mavi mor renklidir. Meyankökü adı verilen kökleri tatlıdır. İçeriğinde glikoz, sakkaroz, nişasta, tanen, asparagin, yağ, zamk, reçine ve glisirizin vardır. Meyan balı da kökünden elde edilir. Üç yıllık kökler kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Grip, nezle, anjin ve nefes darlığında faydalıdır. Öksürük ve balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir. İdrar söktürür. Yüksek tansiyonu düşürür. Mide - 12 parmak bağırsağı ülseri ve gastriti tedavi eder. İştah açar, hazmı kolaylaştırır. İncebağırsak iltihaplarını giderir. Vücuda serinlik verir. Kabızlığı giderir. Fazlası tiryakilik yapar ve zararlı olur.

Mısır

( zea mays ) :Buğdaygiller familyasından; 180 - 200 cm boyunda, dik ve yüksek gövdeli, geniş şerit yapraklı, bir yıllık bir bitkidir. Kökü kalın ve saçaklıdır. Yaprakları şerit gibi, uzun, paralel damarlı, sert ve sivri uçlu, sapsız, kenarları, dalgalıdır. İki çeşit çiçeği vardır. Erkek çiçekler gövdenin ucunda salkım başak şeklinde, dişi çiçekler ise yaprakların koltuğunda koçan halindedir. Dişi çiçeklerin stilusları uzundur ve kınlarının tepesinden dışarı doğru sarkarlar. Bunlar mısırpüskülü denilen kısmı meydana getirirler. Meyvesi, koçanı üzerinde sıkışık şekilde dizilidir. Rengi açık veya koyu sarı; esmer veya kırmızımtırak renklidir. Mısırpüskülünün içeriğinde glikoz, maltoz gibi şekerler, sabityağ, steroller, reçine ve çok miktarda potasyum tuzları vardır. İdrar söktürücü, idraryollarını temizleyici ve hararet verici olarak kullanılır. Mısırözü yağı, mısır tanelerinden çıkarılır. İçeriğinde yağ asitleri, A vitamini, az miktarda steroller ve bol miktarda nişasta vardır. Mısırözü yağı damarsertliğini önler.

Kullanıldığı yerler:
Daha ziyade mısırpüskülü ve mısırözü yağı kullanılır. Mısır iyi bir besindir. Ancak hazmı biraz güçtür. Guatr olanların yememesi tavsiye edilir.

Mineçiçeği

( kanotu ) :Mineçiçeğigiller familyasından; gövdesi dört köşeli, sapsız yaprakları tüylerle örtülü, otsu bitki veya ağaçcıktır. Çiçekleri başak durumundadır. Renkleri eflatun veya bazen de alacalıdır. Yurdumuzda yetişen verbana officinalis denilen türü 30-80 cm boyunda, bir veya birçok yıllık otsu bir bitkidir. Otsu kısmı ve kökü glikozit, tanen ve acı bir madde ihtiva eder.

Kullanıldığı yerler:
Sinirleri yatıştırır. Yorgunluğu ve uykusuzluğu giderir. İştah açar. İdrar söktürür. Terletir. Baş, bel ve mafsal ağrılarını dindirir. Göğüs ve kulak ağrılarını keser. Romatizma, lumbago, siyatik ve nikriste faydalıdır.

Miskçiçeği

( eşekkulağı ) :İkiçenekliler sınıfının, Dipsacaceae familyasından güzel kokulu bir bitkidir.

Kullanıldığı yerler:
Sinirleri yatıştırır. Vücuda rahatlık verir.

Miskotu

( amberçiçeği ) :İkiçenekliler sınıfından; 50-100 cm boyunda, sarımtırak renkli, güzel kokulu bir bitkidir. Yapraklarında şekerler, uçucu yağ, A ve B vitaminleri vardır. Çiçekli dalları kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Vücuda kuvvet verir. Sinirleri uyarır. Aybaşı tutukluğunu giderir. İştah açar. Safra ifrazatını artırır.

Misvak

( salvadore persica ) :İkiçenekliler sınıfının, salva doraceae familyasından, Doğu Afrika'dan Hindistan'a kadar uzanan bölgelerde yetişen küçük bir step ağacıdır. Odunu çok liflidir. Dallarının ucundaki kısım diş fırçası yerine kullanılır. Meyvesi de yenebilir.

Kullanıldığı yerler:
Dişleri temizler. Diş etlerini kuvvetlendirir. Ağız kokusunu giderir.

Muz

( musa ) :Muzgiller familyasından; sıcak bölgelerde yetişen, çok yıllık ve çok büyük bir otsu bitki cinsidir. Yurdumuzda Antalya ve Anamur çevresinde yetiştirilir. Muz ağacının gövdesi; toprak altında kök-sap veya soğan halinde bulunur. Yaprakları bu kök-saptan çıkar. Tabandaki çiçekleri meyve verir. Meyvelerin tamamı sarkık bir sapın üzerinde toplu halde bulunur. Nişasta ve şeker bakımından zengindir. Lezzetlidir. Fırında veya güneşte kurutulduğu zaman çok besleyici bir un verir.

Kullanıldığı yerler:
Vücudun ihtiyacı olan bütün maddeleri karşılar. Kemiklerin gelişmesini sağlar. Nekahat devresini kısaltır. Sinir zafiyeti ve yorgunluğu giderir. Böbrek ve mafsal iltihabında, bağırsak hastalıklarında faydalıdır. Müzmin kabızlık çekenler fazla yememelidir.

Mürsafi

( mürrisafi ) :Burseraceae familyasından; çeşitli balsam ağaçlarından elde edilen reçine sakızıdır. Güzel kokusu vardır. İlkçağlardan beri kullanılır. Kokusu kuvvetli, tadı acıdır.

Kullanıldığı yerler:
Spazmları giderir. Uyarıcıdır. Aybaşı tutukluğunu giderir.

Mürver

( patlangıç ) :Hanımeligiller familyasından; türlerinin çoğu Kış aylarında çiçekleri döken çalı veya ağaçcık halinde odunsu, ender olarak da otsu karakterde olan bir bitki cinsidir. Sürgünlerinin geniş bir özü vardır. Tomurcukları bol sayıda pullarla örtülmüştür. Çiçekleri beyazdır. Meyveleri kabuksuz tane şeklindedir. 20 kadar türü vardır. Yurdumuzda doğal olarak bulunur. Yaprakları uçucu yağ, şekerler ve bazı organik asitler taşır. Meyvelerinde acı madde, tanen, şekerler, valerian asidi ve bol miktarda renk maddesi bulunur. Yapraklar ve meyveler müshil olarak kullanılır. Köklerinde müshil tesiri vardır. Çiçekleri terletici ve hafif yatıştırıcıdır. Kullanılan kısımları; yaz aylarında toplanıp, kurutulur.

Kullanıldığı yerler:
Kabızlığı giderir. Ateşi düşürür. Vücuda rahatlık verir. İdrarı çoğaltır. Anne sütünü artırır. Nezlede faydalıdır. Güneş yanıklarında da faydalıdır.

Şifalı Bitkiler, Faydaları ; Kullanıldığı yer KKK

Kabak

( cucurbita ) :Kabakgiller familyasından, meyvası sebze olarak kullanılan, otsu bir bitki cinsidir. Kökü saçak şeklindedir. Gövdesi sürüngen, köşeli, ince ve çok uzundur. Üzerinde sert ve kısa tüyler bulunur. Yaprakları büyük, kaba, tüylü; çiçekleri sarıdır. Meyvesi, etli ve suludur. İçinde kabak çekirdeği denilen pek çok tohum vardır.

Kullanıldığı yerler:
İdrar söktürür ve idrar tutukluğunu giderir. Böbrek ve mesane iltihaplarını temizler. Prostattan doğan şikayetleri giderir. Mide ve bağırsaklara yumuşaklık verir, kabızlığı giderir. Basuru olanlar için faydalıdır. Yüksek tansiyonu düşürür. Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser. Helvacıkabağının çekirdekleri bağırsak kurtlarının düşmesine yardımcı olur. Lapası dıştan tatbik edilecek olursa boğaz ağrılarını ve kadınlarda görülen akıntıyı keser.

Kabakulakotu

( venüsçiçeği ) :İkiçeneklilerden; 70-80 cm boyunda ince saplı tırmanıcı bir bitkidir. Çiçekleri koyu kahverengidir. Kokusu pistir.

Kullanıldığı yerler:
İdrar söktürür. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar.

Kafuru

( kafur ) :Tabiatta, bir çok bitkide bulunur. Tıpta kullanılan kafuru "Japonya Kafuru"dur. "Cinnamomun Camphorea" ağacının odunu, su buharıyla distile edilerek elde edilir. Kafuru renksiz, şeffaf, billuri yapılı, gevrek parçalarıdır. Kokusu hususi ve keskin, lezzeti sonradan serinlik veren acı ve yakıcıdır. 204 santigrat derecede kaynar. Adi sıcaklıkta uçar. Suda çok az erir. Alkolde, eterde, kloroformda, benzolde ve yağlarda çok erir.

Kullanıldığı yerler:
Kan dolaşımını kuvvetlendirir. Beyni ve sinirleri uyarır. Kalp yetersizliğini giderir. Solunum sistemini uyarır. Bronşların ifrazatını arttırır. İspirto ile karıştırılmış kafuru, ağrıları ve kepeklenmeyi keser. Akciğer hastalıklarında faydalıdır. Ateşli hastalıklarda, uyuşturucu maddelerde zehirlenmelerde ve gece terlemelerinde de kullanılır. Tıpta kafurulu yağ, kafurulu ispirto gibi terkipler kullanılır.

Kahkahaçiçeği

( çitsarmaşığı ) :Çitsarmaşığıgiller familyasından, uçları mavi çizgili beyaz çiçekler açan bir çeşit sarmaşıktır.

Kullanıldığı yerler:
Kabızlığı giderir. Hazmı kolaylaştırır.

Kahve

( coffea ) :İkiçenekliler sınıfının, kökboyasıgiller familyasından, vatanı Afrika olan, fakat Asya ve Amerika'nın tropik bölgelerinde yetiştirilen, 20 kadar çeşidi olan bir ağaçtır.En çok bilineni Arabistan kahvesi'dir. 7-8 metre boyunda bir ağaçtır. Yaprakları sivri uçlu olup, kenarları dalgalıdır. Çiçekleri beyaz ve hoş kokuludur. Meyvesi kiraza benzer; içinde ince iki çekirdek bulunur. Her çekirdeğin içinde aynı şekilde bir tohum vardır. Tohumlarında, kafein alkoloidleri vardır.

Kullanıldığı yerler:
Kandolaşımını sağlar. Uykuyu kaçırır, düşünmeyi kolaylaştırır. Yarımbaş ağrılarını dindirir. Uyuşturucu maddelerle zehirlenmelerde faydalıdır. Boğmaca öksürüğünü keser. Nikris ağrılarını teskin eder. Tansiyonu yüksek olanların kahve içmemesi tavsiye edilir. Ayrıca fazla miktarda içildiğinde uykusuzluk, sinir bozukluğu ve çarpıntı yapar.

Kakao

( hindbademi ) :İkiçenekliler sınıfının sterculiaceae familyasından, vatanı tropik Amerika olan bir ağacın meyvesidir. Kakao ağacı 4-10 metre boyundadır. Yaprakları derimsidir. Çiçekleri her mevsimde açar. Meyvelerinin içinde kestane büyüklüğünde tohumları vardır. Tohumlarının içeriğinde teobromin denilen alkoloid vardır. Bu madde uyarıcıdır. Tohumlarından kakao yağı çıkarılır. Kozmetik sanayiide ve eczacılıkta fitil yapmakta kulanılır. Tohumlarının yağı alındıktan sonra elde edilen kakao tozuna çikolata denir.

Kullanıldığı yerler:
Uyarıcı, iştah açıcı ve kuvvet vericidir. İdrar söktürür. Vücuttaki zehirlerin dışarı atılmasını sağlar. Böbrek iltihaplarını giderir. Fazla içildiği takdirde çarpıntı ve baş ağrısı yapar.

Kakule

( cardamon ) :İkiçenekliler sınıfının, zencefilgiller familyasından bir bitkidir. Hindistan'da ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yetişir. Meyvesi 1-2 cm boyunda bir kapsüldür. İçinde birbiri üzerine oturan siyah, prizmatik tohumları vardır. Meyveler tamamen olgunlaşmadan toplanır. İçeriğinde sineol, terpineol ve asetat vardır.

Kullanıldığı yerler:
Ferahlık verir. İştah açar. Mide rahatsızlıklarını ve gazları giderir. Vücuda rahatlık verir.

Kanaryaotu

( senecio )Bileşikgiller familyasından bir bitki cinsidir. Adikanaryaotu denilen çeşidi, bütün yıl boyunca çiçek açan 10-40 santimetre boyunda bir veya iki yıllık otsu bir bitkidir. Çiçekleri küçük silindir şeklindedir. Meyvelerinin içeriğinde uçucu yağ, tanen, reçine, inulin vardır. Köklerinde ise; "Senecin" ve "Senecionin" adlı iki alkoloid bulunur.

Kullanıldığı yerler:
Aybaşı kanamalarını düzenler. Aybaşı ağrılarını keser. Bağırsak kurtlarını düşürür. İshal, dizanteri ve kanamalarda faydalıdır. Yaraları iyileştirir. Romatizma ağrılarını keser.

Kantaron

( kantariyyon )İkiçenekliler sınıfının, bileşikgiller familyasından, bütün dünyada, özellikle ılıman bölgelerde yaygın olan çok yıllık veya bir yıllık bitkidir. Kırmızı, sarı, mavi ve nadiren beyaz çiçekli olanı bulunur. Kökü acıdır. Bu türüne "Büyük Kantaron" da denir. Çoğunlukla kökü kullanılır. Yaz aylarında toplanıp kurutulur.

Kullanıldığı yerler:
Vücudu kuvvetlendirir. Ateşi düşürür. İştah açar, hazmı kolaylaştırır. İshali keser. Nekahat devresini kısaltır. Nezle ve bronşite faydalıdır. Öksürüğü keser. Mide ağrılarını dindirir. Yaraların iyileşmesinde yardımıcı olur. Astım, mide ülseri, midede asit fazlalığı, akciğer hastalıkları, damar sertliği ve sinir iltihaplarında da faydalıdır.

Karaağaç

( ulmus )İkiçenekliler sınıfının, karaağaçgiller familyasından, kışın yaprak döken, bir çeşit orman ağacıdır. Yaprakları kısa saplı, kenarları çift dişlidir. Çiçekleri salkım şeklindedir. Odunu iyidir. Hekimlikte kabukları kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Ağrıları keser. Yara ve bereleri tedavi eder. Yaprakları kaynatılıp, içilecek olursa kandaki şeker miktarını düşürür.

Karabaşotu

( lavadula stoechas ) :Ballıbabagiller familyasından, bir veya çok yıllık otsu yahut dip kısmı odunsu bir bitkidir. Ezildiği zaman çok kuvvetli ve hoş olmayan bir koku çıkarır. Çiçekleri mavi veya menekşe rengindedir. Bir türünden karabaşyağı denilen bir esans çıkarılır. Yurdumuzda alçak makilerde bulunur.

Kullanıldığı yerler:
Ağrıları geçirir. Kalbe kuvvet verir. Damar sertliğinde faydalıdır. Balgam söker. Sara ve beyin hastalıklarında kullanılır. Uyuşukluğu giderir, zindelik verir.

Karabiber

( dar-i fülfül ) :İkiçenekliler sınıfının, karabibergiller familyasından, vatanı Doğu Hindistan olan, yaprak dökmeyen tırmanıcı bir bitkidir. Yaprakları yürek biçiminde ve damarlıdır. Çiçekleri sarkıktır. Meyveleri küçük, toparlak ve sapsızdır.

Kullanıldığı yerler:
Mideyi ısıtır. İştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsaklardaki mikropları öldürür. Gaz söktürür ve gaz birikmesine engel olur. Şeker hastalığının ilerlemesini durdurur. İdrar söktürür. Enerji verir. Cinsel istekleri kamçılar. Sinirleri kuvvetlendirir. Yiyeceklerde baharat olarak kullanılır. Damar sertliği, yüksek tansiyon, egzama, üremi, bağırsak iltihabı ve romatizmadan şikayet edenler, mümkün olduğu kadar az kullanmalıdırlar.

Karamuk

( agrostemma githago )Karanfilgiller familyasından, yurdumuzda hububat yetiştirilen tarlalarda görülen, çoğu zaman buğdayla karışık olarak biten, 30-100 cm yüksekliğinde, tohumları zehirli bir bitkidir. Üzeri tüycüklerle kaplıdır. Yaprakları almaşıktır. Çiçekleri büyük ve güzel ve morumsu pembe ve ender olarak da beyazdır.

Kullanıldığı yerler:
Soğuk algınlığını giderir.

Karanfilağacı

( caryophyllus aromaticus ) :Mersingiller familyasından anayurdu Molük adaları olan ve birçok tropik ülkelerde ve başlıca Zengibar, Filipinler ve Hindistan'da yetiştirilen, kış aylarında yaprak dökmeyen bir ağaçtır. Çiçeğinin tomurcuklarına karanfil denir. Baharat olarak kullanılır. Çiçeklerinden elde edilen karanfilyağının içeriğinde hidrokarbür, euganol, salisilik asid ve karyofilin vardır. Güzel kokuludur. Tadı acıdır. Baharat olarak kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Mikropları öldürür. Ağrıları dindirir. Sinirleri uyarır. Hazmı kolaylaştırır. Koku giderir. İştah açar. İshali keser. Bedeni ve zihni yorgunlukları giderir. Cinsel arzuları kamçılar. Doğumu kolaylaştırır. Karanfil esansı diş macunlarında kullanılır.

Karanfilçiçeği

( dianthus caryophyllu ) :İkiçenekliler sınıfının, karanfilgiller familyasından; karşılıklı ensiz sivri yapraklı, düğüm düğüm ince saplı, 300 kadar çeşidi bulunan, otsu bir süs bitkisidir. Yaprakları pembe, beyaz veya kırmızıdır. Ençok tanınan türü çiçek karanfili'dir. Çok hoş kokuludur. Yapraklarından şurup yapılır.

Kullanıldığı yerler:
Ateş düşürür, terletir. İştah açar. Mide üşütmesinden doğan şikayetleri giderir. Dağkaranfilinin çiçekleri balla karıştırılıp yenirse, iktidarsızlığı giderir.

Karanfilkökü

( geum urbanum ) :Gölgelik yerlerde yetişen sarı çiçekli bir çeşit bitkinin, karanfil kokulu köküdür. İlkbahar ve yaz aylarında toplanıp, kurutulur. İçeriğinde tanen vardır.

Kullanıldığı yerler:
Mide ve bağırsak bozukluklarını giderir. İshali keser. İştah açar. Ağrıları dindirir. Sinirleri kuvvetlendirir.

Kardeşkanı

( ejderkanı ) :Birçenekgiller sınıfının, zambakgiller familyasından, Kanarya adalarında yetişen bir ağaç veya ağaçcıktır. Gövdesi kalındır. Yaprakları sert ve kılıç şeklindedir. Dallarının ucunda demet şeklinde toplanmıştır. Yaşlı gövdelerden, boyacılıkta kullanılan, reçinemsi kırmızımtırak bir özsu akar.

Kullanıldığı yerler:
Yaraları tedavi eder. Dış kanamaları keser.

Karnabahar

( karnabit ) :Turpgillerden; vatanı Doğu Akdeniz bölgesi olan 2 yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları koyu yeşil, çiçekleri beyaz veya sarımtıraktır. Kış sebzelerindendir. Lahanaya benzer. Aslında, lahananın çiçek saplarının kısalıp etlenmesiyle lahanadan türemiştir. Yenen kısmı, henüz açmamış yoğun çiçek durumudur. Yurdumuzda; güzlük turfanda karnabahar, kışlık karnabahar ve mart karnabahar olmak üzere üç çeşidi vardır. Fosfor ve vitamin bakımından çok zengindir.

Kullanıldığı yerler:
Zihin yorgunluğunu giderir. Cinsel gücü arttırır. Sinirleri kuvvetlendirir. İdrar söktürür. Dalak hastalıklarına iyi gelir. Şeker hastalarına faydalıdır. Kalp hastalıklarında şikayetlerin azalmasında yardımcı olur.

Karpuz

( harbuz ) :Kabakgiller familyasından; sürüngen gövdeli, parçalı sert yapraklı, sarı çiçekli, iri meyveli, bir yıllık bir bitkidir.

Kullanıldığı yerler:
Kanı temizler. Vücuda serinlik verir. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardım eder. Kemiklerin gelişmesine yardımcı olur.

Kasıkotu

( fıtıkotu ) :Karanfilgiller familyasından; Avrupa'da, Asya'da ve yurdumuzda yetişen, toprak yüzeyinde yatık olarak gelişen bir veya çok yıllık bitkilerdir. Yaprakları küçüktür ve kümeler halindedir. Hekimlikte; toprağın üstünde kalan kısımları kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Böbrek ve mesane hastalıklarını giderir. Fıtıkta faydalıdır. İdrar söktürür. Vücuda rahatlık verir. Kasık şişmelerini indirir. Bademcik iltihap ve şişmelerini tedavi eder.

Kasımpatı

( krizantem ) :Bileşikgiller familyasından; sonbahar aylarında çiçek açan bir süs bitkisidir. Birçok çeşidi vardır.

Kullanıldığı yerler:
Bir türünden böcek öldürücü ilaç yapılır.

Kasnı

( galbanum ) :Maydanozgillerden; çadıruşağıotu ile şeytanteresi ağacı gibi bitkilerden elde edilen bir çeşit zamktır. Kokusu kuvvetli tadı acıdır.

Kullanıldığı yerler:
Ağrı kesicidir. Spazmları önler.

Kaşıkotu

( cochleria ) :Turpgiller familyasından; Mart'tan Temmuz'a kadar beyaz çiçekler açan, güzel yeşil renkli bitkidir. Hardala benzer. Lezzeti acı, kokusu keskindir. Yaprakları etli, kenarları kaşık gibi içeri doğru kıvrıktır. Taze yapraklarında acı ve yakıcı bir esans vardır. Yaprakları ve kökü kullanılır. Taze iken kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Skorbütte ve sıracada faydalıdır. Diş eti iltihaplarını giderir. Diş etlerini kuvvetlendirir.

Kaşu

( cacho ) :Kaşu akasyasının odunundan elde edilen bir maddedir. Kahverengi, kokusuz bir kütledir. Soğuk suda kısmen, sıcak suda ve alkolde tamamen çözünür.

Kullanıldığı yerler:
İshali keser. Vücuda kuvvet verir.

Katırtırnağı

( genista luncea ) :Baklagiller familyasından; dik duran çalı halinde, her zaman yeşil olan odunsu bir bitki cinsidir. Genç sürüngenler, narin yapılıdır. Üzerinde çok sayıda yaprak bulunur veya yapraksızdır. Çiçekleri sarıdır.

Kullanıldığı yerler:
İdrar ve balgam söktürür. Hazmı kolaylaştırır. Böbrek ve safra kesesi taşlarının düşürülmesine yardım eder. Mesane hastalıklarını tedavi eder. Romatizma ve nikriste de faydalıdır. Kabızlığı giderir. Kalp hastalıklarında da kullanılır.

Katrancı

( sedirağacı ) :Çamgiller familyasından; Lübnan dağlarında ve yurdumuzda Toros dağlarında yetişen 40 metre kadar boyu olan çok gösterişli ve heybetli bir ağaçtır. Dalları yataydır. Yaprakları iğne gibi olup, demet şeklindedir. Renkleri, genç yaşında koyu yeşildir. Zamanla açık mavi yeşile dönüşürler. Kozalağı, olgunken açık kestane renkli, uzunca, oval şeklinde ve 8-12 cm boyundadır. Tohumlarında reçine vardır. Odunu kokuludur.Gövde ve dallarının kapalı yerlerde yakılmasıyla sarıkatran elde edilir.

Kullanıldığı yerler:
Mikrop öldürücüdür. Cilt solunum yolları hastalıklarında kullanılır. İdrar söktürür.

Katranköpüğü

( agaric ) :Çayır mantarlarındandır. Şapkasının alt yüzü dilim dilimdir.

Kullanıldığı yerler:
Solunum yolları hastalıklarında kullanılır.

Kavakağacı

( populus ) öğütgiller familyasından, sulak yerlerde yetişen bir çeşit ağaçtır. Akkavak, titrekkavak, tellikavak, servikavağı, karakavak, Hollandakavağı gibi çeşitleri vardır. Hekimlikte karakavak kullanılır. Karakavak 25-30 metre boyunda, gövdesi kalın bir ağaçtır. Yaprakları üçgen şeklinde, dişli ve tüysüzdür. Yaprak tomurcukları tanen, uçucu yağ, mum, salisin ve populin adı verilen glikozitleri taşır.

Kullanıldığı yerler:
Kavak tomurcuklarından hazırlanan merhemler basur memelerinin ve romatizmanın lokal tedavisinde kullanılır. Karakavak odunun yakılmasından kömür elde edilir. Mide ve bağırsaklardaki gazı giderir. Yine bu kömürden yapılan diş tozları da dişlerin temizlenmesinde ve dişetlerinin kuvvetlendirmekte kullanılır.

Kavun

( cucumis melo ) :Kabakgiller familyasından; vatanı Küçük Asya olan, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir yıllık bir bitkidir. Yaprakları oldukça büyüktür ve yürek biçimindedir. Çiçekleri, yapraklarının koltuğundan çıkar. Meyvesi sulu ve güzel kokuludur.

Kullanıldığı yerler:
Sinirleri yatıştırır. Rahat bir uyku verir. Böbrekleri ve kanı temizler. Cide temizlik verir. İdrar söktürür. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardım eder. Nikris ve romatizma şikayetlerinin hafiflemesini sağlar. Akciğer veremi ve kansızlıkta da faydalıdır. Kabızlığı giderir. Basur memelerinin şikayetlerini azaltır. Vücuda serinlik verir. Mide ve bağırsaklarda ülser veya iltihap olanlarla, şeker hastaları ve yüksek tansiyonlular yememelidir.

Kayakoruğu

( kulakotu ) amkoruğugiller familyasından; tam ve etli yapraklı odunsu veya otsu bir bitkidir. Çiçekleri salkım biçimindedir. Yeşil kısmı acıdır.

Kullanıldığı yerler:
Yeşil kısımları zeytinyağı ile karıştırılıp, merhem yapılır. Cilt iltihaplarında, egzamada, nasır tedavisinde kullanılır.

Kayışkıran

( eşekotu ) :Baklagiller familyasından; boş arazilerde ve kurak yerlerde yetişen 30-60 cm yüksekliğinde çok yıllık dikenli bir bitkidir. Yaprakları kısa saplıdır. Çiçekleri pembedir. Meyveleri küçüktür. Köklerinde tanen, sakkaroz, zamk, uçucu ve sabit yağ, spinosin ve ononin vardır. Kökleri kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Terletir ve idrar söktürür. Vücuda rahatlık verir. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardım eder. Böbrek ve mesane iltihaplarını giderir. Boğaz ağrılarını geçirir.

Kayınağacı

( akgürgen ) :Kayıngiller familyasından; kış aylarında yapraklarını döken güzel görünüşlü bir orman ağacıdır. Dalları salkım gibidir. Kabukları halka halkadır. Kabuk ve dallarının kuru distilasyonundan kayınağacı katranı elde edilir.

Kullanıldığı yerler:
Müzmin bronşit, verem tedavisinde kullanılır. Diş ağrısını keser. Kabuklarının suda kaynatılmasıyla elde edilen suyla yüz lekeleri, çiller giderilir. Kıllar temizlenir.

Kayısı

( Zerdali, prunus armeniaca ) :Gülgillerden 4-6 metre boyunda bir çeşit meyve ağacıdır. Meyvesi cevizden büyük, derisi ince, açık turuncu renkte, eti sulu, tatlı ve güzel kokulu, tek ve sert çekirdeklidir. Şekerpare, şam, tokaloğlu, imrahor, muhittinbey, hacıkız, hasanbey, darende gibi çeşitleri vardır.

Kullanıldığı yerler:
Sinir zafiyetini giderir. Uyku verir. Beyin yorgunluğunu geçirir. İştah açar ve hazmı kolaylaştırır. Nekahat devresini kısaltır. Raşitizmde faydalıdır. Kansızlığı tedavi eder. Kabızlığı giderir. Yüz ve boyunlara tazelik ve güzellik verir.

Kaynanadili

( kaktüs ) :Atlasçiçeğigiller familyasından; bir çeşit bitkidir. Nopal zamkı elde edilir.

Kullanıldığı yerler:
Dizanteri ve ishali keser.

Kazayağı

( kenopodyum ) :Ispanakgiller familyasından; yaprakları kazayağına benzer, Kuzey Amerika'nın doğu bölgelerinde yetişen ve Akdeniz bölgesinde de görülen kokulu, otsu bir bitkidir. Topraküstündeki kısımlarından su buharı distilasyonu ile elde edilen uçucu yağa "kazayağı esansı" denir.

Kullanıldığı yerler:
Bağırsak solucanlarını düşürmekte faydalıdır.

Kebabe

( hindistaneriği ) :Cava, Sumatra ve Borneo'da yetişen "piperaceae"nin kurumuş meyvesidir. Taze iken %6-15 terementi ruhunun polimeri bir esans ve kübebik asidden mürekkep bir reçine ve kübebin denilen kristalize, lezzetsiz bir cevher ihtiva eder.

Kullanıldığı yerler:
Mide ve idraryolları hastalıklarında kullanılır.

Kebereotu

( kedi tırnağı ) :Bir çeşit çalıdır. Fransa'da ve ülkemizin Akdeniz bölgesinde yetişir. Yemişi nohuttan büyüktür. Turşusu yapılır. Kökünün kabukları kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
İdrar söktürür, vücuda rahatlık verir. İştah açar. Skorbüt tedavisinde kullanılır.

Keçiboynuzu

( harnup ) :Baklagiller familyasından; Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz havzasında yetişen 6-10 metre boyunda, kışın yaprak dökmeyen bir ağaç ve onun meyvesidir. Çiçekleri yeşilimtıraktır. Meyvesi 10-20 cm boyunda, yassı, etli, açılmayan ve koyu renklidir. İçeriğinde yağ, sakkaroz, glikoz, selüloz ve azotlu bileşikler vardır. Çiğ yendiği gibi reçel ve likör de yapılır.

Kullanıldığı yerler:
Mide ve bağırsak hastalıklarına faydalıdır. Göğsü yumuşatır, balgam söker ve bronşları boşaltır. İshali keser. Sigara tiryakileri için faydalıdır.

Keçi sedefotu

( keçisedefi ) :Baklagiller familyasından; Haziran - Ağustos ayları arasında açık mor renkli çiçekler açan 50 - 100 cm boyunda çok yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları koyu yeşildir. Çiçekleri gövde ve dalların ucunda salkımlar şeklindedir. Meyvesi; esmer kırmızımtırak renkli, tüysüz ve çok tohumludur. Toprak üstündeki kısımların içeriğinde "tanem" ve "galegin" adlı alkoloid ve acı maddeler vardır. Bitkinin tamamı toplanıp, kurutulur.

Kullanıldığı yerler:
Anne sütünü artırır. Az miktarda verildiği takdirde kandaki şeker miktarını düşürür. Fazla kullanmamak gerekir.

Kediayağı

( antennaria diocia ) :Bileşikgiller familyasından; Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesinde yetişen, beyazımsı ve yumuşak sık tüylü bir bitkidir. Çim ve çalılar arasında bulunur. Çiçekleri kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Öksürüğü keser. Göğsü yumuşatır ve balgam söktürür. Bronşit ve safra kesesi hastalıklarında kullanılır. İdrar söktürür.

Kedinanesi

( yabani sümbül ) :Ballıbabagiller familyasından; kırlarda yetişen beyaz ve pempemsi çiçekli bir bitkidir. İstanbul ve İç Anadolu bölgesinde görülür. Kediler çok sever.

Kullanıldığı yerler:
Hazım sistemini düzeltir. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. Karın ağrılarını giderir. Astım grip ve bronşitin sebep olduğu nefes darlığını geçirir. İdrar söktürür. Bağırsak solucanlarını düşürür. Ağrılı aybaşı kanamalarında faydalıdır. İktidarsızlığı giderir. Sinirleri yatıştırır.

Kediotu

( valeriana ) :İkiçenekliler sınıfının, kediotugiller familyasından; kökü az etli, çok yıllık bir otsu bitkidir. Boylarına göre iki gruba ayrılır. Bir kısmının boyu 5-50 santimetre kadardır. Diğerleri ise, 2 metreyi bulabilirler. En yaygın türü tıbbi kediotudur. Yurdumuzda büyük yapraklı kediotu, küçük kediotu ve dağ kediotu gibi türleri vardır. Tıbbi kediotu : Avrupa ve Kuzey Asya'da yabani olarak yetişir. Öneminden ötürü kültür bitkisi olarak da yetiştirilir. 1-1,5 metre yükseklikte çok yıllık bir kediotu türüdür. Gövdesinin içi boştur. Yarprakları karşılıklı olarak dizilmiştir. Sapları kısa, kenarları dişlidir. Çiçekleri büyük, beyaz veya pembe renklidir. Meyveleri küçük ve tüylüdür. Rizom ve köklerinde nişasta, şeker, reçine, chatin, valerin ve uçucu bir yağ vardır. Kökü tazeyken kokusuzdur. Kuruduğu zaman keskin fena bir kokusu vardır.

Kullanıldığı yerler:
Sinirleri telkin eder. Nevrasteni ve isteride faydalıdır. Ateş düşürür, spazm çözer. Sinirsel baş ağrılarını, sinirsel çarpıntıları teskin eder. Tıbbi kediotunun kökünden elde edilen kediotu esansı isteri, kore ve epilepside kullanılır. Baş dönmesi, taşıt tutması ve heyecanlanma hallerinde kullanılır.

Kekik

( thymus ) :İkiçenekliler sınıfının, ballıbabagiller familyasından; odunsu saplı, karşılıklı küçük yapraklı, sürüngen, çok yıllık timol kokulu alçak bir bitkidir. İçeriğinde thymol vardır. Güney Amerika'da yetişen thymus vulgaris türünden hafif sarı renkli uçucu kekikyağı elde edilir. İçeriğinde timol ve karvakrol vardır. Midevi, idrar söktürücü ve antiseptik olarak kullanılır. Yurdumuzda yabani kekik ve başlı kekik çok miktarda yetişir. Ancak mercanköşk türlerinin çoğu da kekik yerine kullanılmaktadır.

Kullanıldığı yerler:
Bedeni kuvvetlendirir. Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı giderir. Sinirleri kuvvetlendirir. Kalp çarpıntılarını keser. Yemeklerin bozulmasını önler. Bağırsak iltihabını iyileştirir. Salgı bezlerinin düzenli çalışmasını sağlar. İdrar söktürür. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder. Böbreklerde ve mesanedeki mikropları öldürür. Cinsel isteği kamçılar. Tansiyonu geçici olarak yükseltir. Hastalıklara karşı direnme gücünü artırır. Çocuklarda görülen kansızlığı giderir. Kan dolaşımını düzenler. Müzmin öksürük, astım, bronşit ve iltihaplı zatülcenp'e faydalıdır. Grip, beyin nezlesi ve anjinde şikayetlerin azalmasına yardımcıdır. Kekik suyu ile banyo romatizma ağrılarını dindirir. Kandaki şeker miktarını azaltır. Hamileler ve guatrı olanlar kullanmamalıdır.

Kenevir

( esrarotu ) :Kendirgiller familyasından, vatanı Hindistan olan, sıcak ülkelerde ve yurdumuzda da kültürü yapılan, bir yıllık bir bitki türüdür. Gövdesi diktir. İçi boştur. Yüzeyi pürtüklüdür. Yaprakları 5-11 parçalıdır. Meyvesi 3-5 milimetre boyundadır. Tanelerinin içinde etli bir cücük vardır. Dal uçlarında reçine ve uçucu bir yağ vardır. Meyveleri yağ bakımından zengindir. Tohumlarından çıkarılan yağ, sabun sanayiinde kullanılır. Gövdesinin kabuk kısmından kenevir veya kendir denilen bir lif elde edilir. Bunlardan ip, halat ve kaba dokulamalar yapılır.

Kullanıldığı yerler:
Yapraklarının suda haşlanması müzmin romatizma ağrılarını keser.

Keraviye

( karamankimyonu ) :Maydanozgiller familyasından Doğu Anadolu bölgesinde yetişen 2 yıllık otsu bir bitkidir. Çiçekleri beyaz renklidir. Mayıs - Temmuz ayları arasında açar. 30 - 90 cm boyundadır. Kazık köklüdür. Meyvesi esmerdir. İçeriğinde tanen, reçine, sabit ve uçucu yağlar vardır.

Kullanıldığı yerler:
Anne sütünü artırır. Mide ve bağırsak gazlarını, midedeki diğer şikayetleri giderir. İdrar söktürür. Astımda faydalıdır.

Kereviz

( apium graveolens ) :Maydanozgiller familyasından, kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan kokulu, iki yıllık bir bitkidir. İçeriğinde sedanonik anhidrit, sedanolin, limonen, palmirik asit, gayakol gibi maddeler vardır. Yaprakları ve baş kısmı kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Uyarıcı ve idrar söktürücüdür. İktidarsızlığı giderir. Cinsel istekleri kamçılar. Şeker, guatr ve yüksek tansiyonda faydalıdır. Böbrek, akciğer ve karaciğer hastalıklarını önler. Mideyi kuvvetlendirir. İştah açar. Sürmenajda faydalıdır. Sinir yorgunluğunu giderir. Kanı temizler. Karaciğer şişliğini giderir. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesinde yardımcı olur. Safra ifrazatını düzenler. Nikris ve romatizmada faydalıdır. Susuzluğu keser ve vücuda serinlik verir. Kalp hastalarına tavsiye edilir. Ses kısıklığını giderir.

Kestane

( castanea vesca ) :Kayıngiller familyasından; kışın yapraklarını döken, 25 - 30 metre boyunda bir ağaçtır. Yaprakları geniştir. Meyveleri iridir.

Kullanıldığı yerler:
Kabuklarının suda kaynatılması ile hazırlanan ilaç; ateş düşürür ve sinirleri yatıştırır. Meyvesi, kasları kuvvetlendirir. Kan dolaşımını düzenler. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Varis ve basur memelerinin meydana gelmesini önler. Karaciğer yorgunluğu ve şişliğini geçirir. Kansızlığı giderir. Mideyi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve yüksek tansiyondan şikayet edenlerle, şeker hastaları yememelidir.

Ketentohumu

( graine de lin ) :Keten denilen kireçli topraklarda yetişen otsu bir bitkinin tohumudur. İçeriğinde sabit yağ, müsilaj, protein, siyanogenetik bir glikozit olan linamarin vardır. Ketenyağında asitler vardır. Boya ve muşamba sanayiinde kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Akciğer hastalıkkları bronşit ve soğuk algınlığında faydalıdır. Lavman olarak kullanılırsa kabızlığı giderir. Müzmin öksürüğü keser. Dolama, köpekmemeleri ve her türlü çıbanın tedavisinde faydalıdır.

Süt ve Bakım


Doğada yüksek oranda sadece sütte bulunan LAKTOZ
1-Enerji sağlar,

2-Bünyesinde bulunan Galaktoz beyin ve sinir dokularının oluşumunda rol oynar.

3-Bağırsaklarda istenmeyen mikroorganizmaların gelişimini engeller ve tipik barsak florasını geliştirici etki yapar.

4-Vücudun kalsiyum ve fosfordan daha iyi yararlanmasını sağlar. Bu nedenle kemik ve diş oluşumunda, bebeklerin beslenmesinde önemli rol oynar.

5-Laktoz enzimi yetersizliği sebebiyle, laktoz intoleransı gösteren kişilerin süt yerine fermente süt ürünlerini tüketmeleri önerilmektedir.Süt Yağı ;

6-enerji kaynağıdır.

7-Laktozun en iyi şekilde kullanımını ve vücudumuz için gerekli olan A, D, E, K Vitaminlerinin taşınmasını sağlar.

8-Süt yağındaki fosfolipitler, beyin ve sinir hücrelerinin hayati önem taşıyan kısımlarını oluşturur.

9-Süt yağı, vücut için gerekli olan doymamış yağ asitlerini bünyesinde bulundurmasından dolayı beslenmede önemli fonksiyonları bulunmaktadır.

10-100 ml sütün içerdiği kollestrol miktarı sanıldığı gibi çok değil sadece 12 gr.dır.

Süt ve Bakım