| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Çok yalın Anlatım , Güzellik , Gülüşme .... kaya gibi bloh

Çok manyak Güzellik ..

15 "sağlık" etiketi kullanan gönderi (sayfa 2)"sağlık" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

GÜZEL VE SAĞLIKLI SELÜLİTSİZ BACAKLAR İÇİN…


















Merhabalar Sevgili Dostlar,

Bir süredir daha doğrusu Pazar gününden beri bir türlü internete bağlanamama gibi bir sorunla uğraşıyorum ve neredeyse o kadar çok sinirlendim ki, bilgisayarı kaldırıp camdan atma raddesine kadar gelmiştim. Ta ki dün akşama kadar. Sonunda bizden olmadığını vericilerden kaynaklanan bir sorun olduğunu ve bir çok tanıdığımız insanın da bağlanamadığını öğrenince rahatladık ve derin bir nefes aldık. Ben pek ara vermeyi sevmem ama arada sırada mecburiyetten kaynaklanan aralar oluyor işte. Yani uzun sözün kısası, bilgisayarın mı var derdin var anlayacağınız. Neyse bu konuyu burada bırakıyorum ve kaldığımız yerden konularımıza devam edelim diyorum. Biliyorsunuz bir sihirli defterim vardı benim ki, size yıllar önce sağdan soldan not aldığım maskeleri paylaşmıştım ya. İşte bu seferde biz bayanların korkulu rüyası olan, hani şöyle portakal kabuğu görüntüsünü andıran, Hülya Avşar’ı çeken gazeticilerin ışık yansımasının yarattığı denilen selülit konusunda ki aldığım notları paylaşmaya geldi sıra. Bakalım neler kaydetmişiz efendim defterimize…

Hadi Buyrun !...

Önce selülit nedir ? Nasıl teşhis edilir ? Tedavi Yöntemleri Nedir ? Öğrenelim bakalım…

Kadınların %90’ında, dizin, bileğin iç kısımlarında, kalça ve baldırların arka kısımlarında, üst bacakta derinin altında bulunan dokuda oluşan fazla depolanmış yağ kümeciklerinin neden olduğu selülit ismi verilen yağ tabakası bulunur.

Erkeklerde selülit olmamasının en önemli nedeni onlarda başka hormonların, özellikle de yağlı hücre oluşumunda hiçbir etkisi olmayan erkeklik hormonunun bulunmasıdır.

Şişmanlık ve selülit karıştırılmaması gereken iki ayrı sorundur. Bu ikisini kesinlikle karıştırmamak gerekir. Eğer kişi şişmansa mutlaka selüliti de olur. Ama selülitin cildin derin dokularını bile etkileyen, temelde hormonal kökenli özel bir bozukluk olduğunu bilmek gerekir. Bu bozukluk, son derece zayıf kadınlarda bile görülebilir. Fazla kiloların tüm vücuda yayılmasına karşın selülit, bacak, baldır, kol gibi belirli bölgelerde görülür.

Birçok kişi tarafından arzu edilmeyen bir durum olarak görülse de, selülit tamamen zararsız olup, herhangi bir iyi veya kötü alışkanlık sayesinde oluşan bir durumdur. Selülite meyilli bir cilde sahip olmak genetik olabilir, hatta normal kilo ve boy orantısında olan kişilerde de oluşabilir.

Nedenleri nelerdir?

Hormonal nedenler:
Hiper folikülin, yani kadınlarda yumurtalardan salgılanan folikülin hormonunun artışı. Bu hormon, dokularda su tutma özelliği nedeniyle selülite zemin hazırlar.

Soya Çekim: Anne selülitli ise çocuğunda da selülit görülebilir.

Dolaşım bozukluğu (damar yetmezliği): Selülit ve damar yetmezliği birbirine paralel gider. Yani selülit damar yollarında oluşur ve damarları sarar, sıkar. Bu durum kan dolaşımını daha da zorlaştırır ve varisler meydana gelir. Bu da damar yetmezliği, selülit, varis, daha ileri derecede damar yetmezliği olarak gittikçe ciddi boyutlara varır.

Teşhis

Termografi: Vücutta kan dolaşımının normal olduğu bölgelerde vücut ısısı da normal olur. Dolaşım bozukluğu olan yerlerde kanlanma azalacağı için, bu bölgeler vücudun normal ısısından daha soğuk olur. Selülitin oluşma nedenlerinden biri dolaşım bozukluğu olup termografi ile dolaşım bozukluğunun ve selülitin yeri de teşhis edilir.

Ekografi:
Bir çeşit ultrason cihazı olup uygulandığı yerin, ayrıntılı olarak görünümünü sağlar. Selülite uygulanma amacı deri kalınlığının ve yağ tabakasının kalınlığının ölçümüdür.

Manyetik rezonans: Vücudun 3 boyutlu incelenmesi imkanını sunar. Bu sayede cilt kalınlığı, yağ tabakası ve oluşabilecek ikincil, üçüncül (tümör, yapısal bozukluklar) nedenlerin varlığının ya da yokluğunun tespitini sağlar.

******

Buradan öğrendik ki, vücudumuzda bulunan fazla yağların belli bölgelerde birikmesi sonucu oluşan yağ tabakası. Aslına bakarsanız yediğimiz yiyeceklere dikkat etmiş olsak bu gibi sorunlarla asla yüzleşmek zorunda kalmayacağız ancak, yaşam koşulları ve yemek alışkanlıkları da göz önüne alındığında selülit sorunlarıyla an ve an karşılaşmamız büyük bir olasılıktır. Ve belki de en önemli nedenlerden birisi de sporu yaşam stilimiz içine bir türlü dahil edememiş olmamız da selülitin oluşmasında etkilidir.

******

Peki Selülitten nasıl kurtulacağız bakalım bir defterimize ve hangi notları almışız görelim…

Kan dolaşımını hızlandırmak için soğuk düş masajı

Soğuk duş masajının amacı, selülitli bölgelerdeki kan dolaşımını hızlandırmaktır. Bunun için duşunuzun süzgecini çıkarın ve suyu sonuna kadar açın. Basınçlı soğuk suyu sağ ayağınızın topuk kısmından başlayarak baldırınıza ve oradan da kürek kemiğinize doğru tutun. Sonra omurganızın sağ tarafından başlayarak baldırınızın iç tarafına, oradan da topuğunuza kadar indirin. Aynı uygulamayı sol tarafınız için de yapın. Bu işlemi ikişer kez tekrarlayın. İşlem bitince kurulanmayın.
Üstünüzde kalan suyu selülitlerin yoğun olduğu bölgelerde sıvazlayarak akıtın. Ardından sizi sıcak tutacak bir giysiyle 10 dakikalık bir yürüyüş yapın.

Selülit oluşumunu engellemek için düzenli beslenin

Doktor kontrolünde yapılmayan rejimler ve sık sık kilo alıp vermek de selülit oluşumunu hızlandırıyor. Bu nedenle beslenme düzeninize çok dikkat etmelisiniz. Taze meyve ve sebze; özellikle kivi, limon, yulaf, bezelye, fasulye ve mercimek yiyerek cildinizin daha gergin bir yapıya sahip olmasını sağlayabilirsiniz. Beyaz ve kırmızı turp, maydanoz ve kereviz ise vücudun fazla suyu atmasını sağlar. Şeker, alkol, sigara, koyu çay, kahve, kola, çikolata ve kızartmalardan ise kesinlikle uzak durun…

Selülite yok etmek için bol bol su için

Bir günde kaç bardak su içiyorsunuz ? Susuzluk, sağlığımızı olumsuz yönde etkilediği gibi, selülit oluşumunu da hızlandırmaktadır. Buun için günde en az sekiz bardak su içmeyi unutmayın. Eğer bunlara uyarsanız bir ay gibi kısa bir zamanda tamamen olmasa da azaldığını görebilirsiniz. Bu arada şunu da hatırlatmak isterim ki, su vücudumuzda ki toksinleri de dışarı atmamızı sağlayacaktır. Fazla su içemiyorsanız eğer meyve suyunu tercih edebilirsiniz.

AKLINIZDA BULUNSUN

Fazla tuz tüketimi , problemli bölgelere daha fazla sıvı pompalanmasını sağlar. Bu da selülit oluşumunu hızlandırır. Bu nedenle mümkün olduğu kadar az tuz tüketmeye çalışın. Hazır gıdalarda ki gizli tuza karşı da dikkatli olmalısınız.


SELÜLİT KREMİ

25 gram okaliptüs yağı + 25 gram melisa yağı + 25 gram adaçayı + 15 adet dövülmüş aspirin + 10 adet limon suyu.
Malzemeler iyice birbirine karıştırılır ve sonra masaj yaparak cilde uygulanır.


DOKTOR ENDER SARAÇ’TEN SELÜLİT YAĞI REÇETESİ

Sağlıklı yaşam konusunda yazıları ve çalışmalarıyla tanınan Dr. Ender Saraç’tan selülit masajı yağı reçetesi.

Ender Saraç’ın tecrübelerine dayanarak geliştirdiği bu masaj yağı en az 3 hafta uygulanırsa 1-2 ay içinde sonuç verebiliyor.

1/2 tatlı kaşığı susamyağı, 1/2 kahve kaşığı portakal yağı, 4-5 damla biberiye yağı, 10 damla kekikyağını temiz bir kapta karıştırın.
Sonra bu karışımı hafifçe ısıtın (vücut ısısına yakın olması yeterli).
Selülit olan bölgeye ellerinizle yedirerek sürün ve iyice yedirdikten sonra hafifçe cildi kızartacak şekilde ham ipek keseyle veya kabak lifi gibi bir keseyle sertçe bastırarak en az 10-15 dakika masaj yapın.
Daha sonra yağlı selülitli bölgeyi mutfak streçiyle sarın ve hemen ter atmak için spora veya egzersize gidin.
En az 20 dakika aktif ve terletici hareket yaptıktan sonra banyoda iyice ovalayarak yıkanın.
Eğer zamanınız varsa bu işlemi sabah ve akşam, yoksa sadece günde bir kez yapabilirsiniz.
******

NÜKET DURU’DAN SELÜLİT REÇETESİ.

Selülitli bölge 10 dakika kaya tuzuyla ovulur.
Sonra ılık suyla yıkanıp mısır unuyla ovulur.
Ardından maydanoz tohumu kaynatılıp içilir.

YAĞ YAKILMASINI SAĞLAYAN ÖNERİLER …

Yeni bir haftaya daha merhaba dedik arkadaşlar.

Umarım bu hafta sizlere yeni fırsatlar, yeni şanslar, yeni dostluklar ve yeni paylaşımlar kısacası sizin için her şeyin en güzelini ve en hayırlısını getirir. Dolu dolu bir hafta geçirmeniz dileklerimle, konularımıza kaldığımız yerden devam etmeye ne dersiniz…

Bir önce ki konumuzda düz bir karına sahip olmaktan bahsetmiştik ve bununla ilgili önerilerimiz olmuştu. Öncelikle bizleri takip eden ve yorumlarıyla destekleyen tüm dostlara yürekten teşekkürler ediyorum. Faydalı olabiliyorsak ne mutlu bize…
Evet, düz bir karın için yapılması gerekli şeyler demiştik. Peki bunları yaptık ama hala etkili bir sonuç almış değiliz. Bunun için daha neler yapmamız gerekir. Her şeyden evvel vücudumuzun belli bölgelerinde birikmiş olan yağlar canımızı eminim ki sıkmaktadır. Benim de bu konuda başım oldukça dertte. Özellikle hareketsiz ve masa başı işi yapanlarda sıkça karşılaşılan bu sorunlarla başa çıkmak elbette ki bizim elimizde. Bunu başarabilmek için kendimizi ve vücudumuzu sevmek gerektiğini, her şey den önce de kendimize saygı duymak adına kendimiz için bir şeyler yapmamız gerektiğini söylemiştik. Bunu sağlayabilmek için de uzmanların hep dediği gibi üç beyaz (un-şeker-tuz)’dan uzak durmayı öğrenmek zorundayız. Bunun yanı sıra spor yapmalıyız. İlla ki uzun uzun yürüyüşler veya ağır sporlar yapmak zorunda değiliz. Haftanın 2 ya da 3 günü ayıracağımız bir yarım saat ve tempolu yürüyüş bile, kaslarımızın daha iyi çalışmasını sağlayacak ve daha sağlıklı ve zinde olacağızdır. Ama bizim şu an yapmamız gereken şey nedir ? canımızı sıkan yağlarımızdan kurtulmak. Sakın zayıflar kendine güvenip de ben de yağ yok demesinler. Bir sağlık kuruluşuna gittiğinizde yağ oranlarınızı ölçtürün ve karşınıza çıkan sonuca bir bakın. Belki de hiç ummadığınız bir sonuçla karşı karşıya kalabilirsiniz. Tüm bayanların sorunu olan yağlar belli bölgelerde toplandığı için özellikle karın ve basen kısımlarında, giydiğimiz kıyafetlerden taşar ve görüntümüzün hiç de hoş olmayacak şekilde görünmesine neden olur. Çünkü bir kış boyunca oturduk, yedik, içtik. Şimdi sıra vücudumuzdaki toksinleri atmaya ve bize illallah dedirten yağlardan kurtulmaya geldi. Bunun için yiyeceğimiz ve içeceğimiz belli başlı gıdalardan destek alarak; biraz spor, biraz da yediklerimize dikkat ederek ve yapacağımız masajlar sayesinde bu derdimizden kurtulacağımızı göreceksiniz. Şimdi bu destek alacağımız doğal ürünlere geldi sıra…

Bakalım bize nasıl bir faydası olacak hep birlikte öğrenelim…

MATE ÇAYI

Bu sıralar adını sıkça duymaya başladığımız mate çayı, metabolizmayı hızlandırarak vücudumuzdaki fazla yağın atılmasını sağlıyor. İçerdiği bağışıklık sistemini güçlendirici C vitamini, hücrelerde ki yağları parçalıyor ve açlığı da frenliyor. Hazırlanışına gelince; bir fincan kaynar suyun içine iki çay kaşığı mate çayı koyalım ve üç dakika demlenmesini bekleyelim. Daha sonra süzüp, soğumaya bırakalım. Buna yarım limon suyunu da ekleyerek öğle yemeğinden yarım saat önce içelim…

VANİLYA KOKUSU

Amerika’da yapılan bir araştırma sonucunda, deneklerin vanilya kokusu aldıklarında daha az tatlı yedikleri gözlenmiş. İncelemeler, vanilyanın, daha fazla mutluluk hormonu salgılanmasına yol açtığını ortaya koymuş. Dolayısıyla, mutlu olmak için tatlı yeme ihtiyacı da azalmış oluyor böylece. Bu da gösteriyor ki, vanilya kokulu tütsüler ya da vanilya kokulu parfümlerle aşırı tatlı yeme isteğinizi bastırabilirsiniz.
Bu gerçekten de ilginç bir tespit. Vanilya kokusuna karşılık, mutluluk hormonu salgılanması çok enteresan. Denemekte yarar var bence…



PEELİNG MUCİZESİ

Vücut peelingi, dokulardaki kan dolaşımını hızlandırıyor ve yağın yakılmasını kolaylaştırıyor. Bununla birlikte, cildimizdeki ölü hücreleri de temizlememize yardımcı oluyor. Her sabah, peeling ürününüzle, göbek deliğinizin etrafına, giderek büyüyen dairesel hareketlerle masaj yapın. Durulandıktan sonra da cildinize yağla masaj yapabilirsiniz.






ZENCEFİL YAĞI

Zencefil kökü, kabızlığa karşı etkili olmasının yanı sıra iyi bir barsak temizleyicisidir. Ayrıca, sindirim enzimlerini harekete geçirerek midenin çalışmasını hızlandırır ve yağların yakılmasını sağlar. Rendelenmiş çiğ zencefili, demleyerek çay olarak da içebilir ya da pilav, patates püresi, güveç ve tavuk yemeklerine de ekleyebilirsiniz.



SİHİRLİ NOKTALAR

Göbek deliğini çevreleyen üç parmak enindeki alanda, akupunktur tedavisinde de kullanılan enerji noktaları bulunur. Bu noktalar yağın sindirilmesini desteklemekle görevlidir. İki elinizin işaret parmaklarıyla, titreşimli hareketler yaparak bu noktalara bastırın. Hareketi bir dakika boyunca sürdürün. Bu egzersizi gün içinde birkaç kez tekrarlayabilirsiniz.



BOL BOL SU

Yaz aylarında terleme ve sindirim yoluyla su kaybının arttığını hepimiz biliyoruz. Bu kayıp ciddi düzeye ulaştığında ise, hücre ve dokular da susuz kalarak işlevlerini tam anlamıyla yerine getiremeyebilir. Günde iki litre su içerek, metabolizmanızın daha hızlı çalışmasını sağlayabilirsiniz. Su, yağ hücrelerini de eritiyor bunu da unutmayın…






BANYOYLA GELEN GÜZELLİK

Bir yemek kaşığı zeytinyağının içine, altı damla limon suyu, iki damla servi yağı karıştırın. Bu karışımı ılık suyla dolu küvete boşaltın ve 10 dakika kadar küvetin içinde bekleyin. Daha sonra bir bornoza sarınıp 30 dakika sıcak bir ortamda terleyin. Ardından bir duş alın ve kurulanın. Bu terleme işlemi sayesinde hücreleriniz yenilenip sıkılaşacak, vücudunuzdaki şişkinlikler azalacak ve cildiniz daha pürüzsüz olacaktır. Bu zayıflama banyosunu haftada iki kez yapabilirsiniz.

ÇİMDİK MASAJI

İşim gücüm yok bir de çimdik mi atacağım, hem de kendi kendime demeyin sakın. Her gün kendi kendinize beş dakika zaman ayırıp çimdik masajı yapın. Baş ve işaret parmağınızla kavradığınız dokunuzu. Yaklaşık iki parmak kadar kaldırın. Kısa süre böyle tuttuktan sonra, yeniden bırakın. Saat yönünde bütün karın bölgesine aynı işlemi uyguladıktan sonra, kalça ve belinize de masaj yapın. Çimdik masajı, metabolizmanızı harekete geçirecek ve yağ yakılmasını hızlandıracaktır.

ACI BİBER

Sofralarımızdan eksik etmediğimiz acı biberin içinde “kapsaisin” adlı bir madde bulunmaktaymış. Bu acı madde, mide ve barsakların daha hızlı çalışmasını sağlıyor. Böylelikle karın bölgesindeki yağların yakılmasını ve sindirim ile boşaltım sisteminin çalışmasını da hızlandırıyor.
Bu arada şunu da kendi deneyimlerim sonucu belirtmeden geçemiyeceğim. O da, yağları yakacaksınız diye avuç avuç biber yemeye kalkmayın eğer bu şekilde devam ederseniz, bazı hormonlarınız da çalışmaya başlayacak ve özellikle kol altlarınızda terlemeye neden olacaktır. Bizzat acı biberi sevdiğim için ben de bir ara sık kullanıyordum ama sürekli kullanım sonucunda ter bezlerim oldukça hızlı çalışmaya başlamıştı ve istenmeyen kokulara neden olmuştu bir dönem, bunu da kulağınıza küpe yapasınız diye belirtmek istedim…

BİTKİ ÇAYLARI

Son günlerde moda olan bitki çayları yine bizlerin yardımcısı olacak anlaşılan ki, ben bile kullanmaya başladım. Özellikle tv’de Dr. Ender SARAÇ’ın tavsiyesi üzerine kullanmaya başladığım, Funda yaprağı, Biberiye, Yeşil Çay, Mate Çayı ve Kekik’ten oluşan beşli kokteyl, vücuttaki yağları yakarak, toksinleri atmanıza yardımcı oluyor. Bu karışımları nasıl hazırlayacağınıza gelince: Sadece yeşil çay 2 çay kaşığı olmak üzere, diğerlerinden alacağınız 1 çay kaşığı karışımı kaynar suyun içinde on dakika beklettikten sonra ve isterseniz içine de birkaç damla limon sıkarak içebilirsiniz. İlk başlarda tadı değişik gelse de, sonradan alışıyorsunuz ve bu çayları günde 3-4 defa içebiliyorsunuz. Fazlaya kaçmayın ve şunu unutmayın ki, her şeyin fazlası zarar. Bu arada diğer bitki çaylarına örnek olarak, kayın ağacı yaprağı çayı, oolong çayı ve limon otu çayını da verebiliriz…




AÇLIĞA KARŞI ANANAS

Ananas, açlığa karşı besleyici bir çözüm sunuyor. İçerdiği enzimler, zor sindirilen karın bölgesindeki yağların yakılmasını sağlıyor. Haftada bir porsiyon taze ananas yiyerek karın bölgesindeki yağlardan kurtulabiliyorsunuz..

MUZ VE KAYISI

Kadınlar, adet dönemlerinden hemen önce tartıya çıktıklarında yaklaşık üç kilo kadar fazla gelirler. Bunu hepimiz yaşıyoruzdur. Bol sıvı tüketimi, vücutta suyun toplanmasına nende olan fazla tuzun dışarı atılmasını sağlar. Muz,kayısı gibi meyvelerde bulunan potasyon minerali de, vücuttaki fazla suyun atılmasına yardımcı olur…



BOL BOL TERE

En sevdiğim yeşilliklerden birisidir Tere. Salatalarımıza taze taze katarak kilo verebileceğimizi biliyor muydunuz acaba ? Terenin içinde bulunan krom, açlık nöbetlerini ve iştahın açılmasını önlüyor. Uzmanlar, terenin, karaciğer, mide ve böbrekleri çalıştırdığını ve hazmı kolaylaştırdığını belirtiyorlar. Bu da karın bölgesinin daha düz görünmesini sağlıyor. Ayırca C vitamini açısından da zengin olduğunu unutmamak gerekir…
Devam edecek....

DÜZ BİR KARINA SAHİP OLMAK HİÇ DE HAYAL DEĞİL !!!





















Merhaba Sevgili Arkadaşlar,

Mart ayına kısa bir süre sonra veda edeceğiz. Ve baharın o mis çiçek kokulu günlerine merhaba demeye hazırlandığımız şu günlerde, kışın aldığımız ve vücudumuza yerleşmiş olan kilolardan kurtulma vakti gelmedi mi sizce de !
Bir kış boyunca evlerimize kapandık bir çoğumuz. Kış aylarında insanlar malum tembelleşiyorlar iyice ve oturdukları yerden kalkmak istemiyorlar bir türlü. Bir de bunun yanı sıra homini gırtlak yediklerimiz, abur cuburları da katarsak kilolarımızda artışlar oluyor bir çoğumuzda. Gerçi ben uzun zamandır kilo vermeye çalışıp da bir türlü veremeyen bir insan olarak son birkaç gündür yeni bir şey deniyorum ve eğer ben de başarılı olursa size de tavsiye edeceğim ilerleyen günlerde.
Evet, artık üstümüzde ki kışlıkları atmaya hazırlandığımız şu günlerde, rengarenk ince kıyafetler boy gösterecek gardıroplarımızda. Peki bu güzelim giysileri giymeye hazır mı vücudumuz. Şöyle bir aynanın karşısına geçip bir göz atalım ve nerede fazlalıklarımız varsa ona göre harekete geçelim. Her şeyden önce yediklerimize bu saatten sonra dikkat etme zamanı. Artık öyle abur-cubur yemeye paydos. Eğer kendimizi ve vücudumuzu seviyorsak sanırım belli başlı kurallara uyarak kısa süre içerisinde isteklerimize ulaşmak mümkün olacaktır. Mesela, en sevdiğimiz kıyafetimizi giydiğimizde karnımız çıkıyorsa ortaya sakın paniklemeyin. Bu sorunumuzdan kurtulmak için evimizde kendi kendimize uygulayabileceğimiz kalıcı ve etkili çözümlerle karnımızdan kurtulmak sanıldığı kadar da zor değil. Yeter ki isteyelim…

KARNIMIZI GİZLEYEN PRATİK ÖNERİLER…

Bir davete katılacağız ama karnımız her zamankinden daha şişkin bir görünüme sahipse sakın üzülmeyin. Öncelikle ayakta ya da otururken olabildiğince dik durmaya çalışmalıyız. Böylece karnımız taşma yapmayacak ve olduğundan daha düz görünecektir. Karnımızı içe çekerek ve kalça kaslarımızı sıkarak da bu duruşu daha da güçlendirebiliriz. Yolda yürürken de karnımızı içeri çekerek yürürsek eğer, bir süre sonra karnımızın düzleştiğini fark edebilirsiniz.

SICAK SU TORBASI YUMUŞATIR…

Sıcak suyla doldurduğumuz plastik su torbasını gün içinde birkaç defa karnımıza, özellikle şiş olan bölgelere koyalım ve 5-10 dakika bekletelim. Bu işlem, karnımızda ki şişliği alarak, sinirlerin gevşemesini sağlayacak ve varsa kabızlık sorununuzu da çözecektir.

HAFİF KARIN MASAJI RAHATLATIR…

Yere sırtüstü uzanarak ayaklarımızı kalçamızın hizasında açalım. Ardından ellerimizle karnımıza hafif dokunuşlarla vuralım. Bu hareket, karın kaslarımızın gevşemesini sağlayarak, rahatlamamıza yardımcı olacak ve barsak hareketlerini uyaracaktır. Zamanla karın masajınızın süresini uzatmak ise size kalmış bir şeydir.

YEMEKLERE DİKKAT…

Karnınız yediklerinizden dolayı daha çok şiş görünüyorsa ağır yemeklerden kaçınma vaktidir artık. Güne hafif bir kahvaltıyla başlayabiliriz ve herkesin bana tavsiye ettiği ve bir çoğunuzun da bildiği gibi kahvaltı öncesi ılık bir suyun içine sıkacağımız limonu içmek barsak hareketlerimizin hızlanmasını sağlayacaktır. Bunu içtikten yarım saat sonra da kahvaltımızı yapabiliriz artık. Öğle yemeklerinde ise kalorisi düşük bir çorba (ör:domates çorbası), bol salata, yoğurt veya ayran, sebze yemeği yiyebiliriz, 1 dilim ekmekle birlikte. Akşam ise sos içermeyen ve yeşil sebzelerin ve beyaz etin ağırlıkta olduğu, bol salatalı bir yemekle geçirebiliriz. Yalnız şunu unutmamak gerekir ki o da, akşam 19:’dan sonra hiçbir şey yememeliyiz. Çünkü akşam saatlerinde vücudumuz daha hareketsiz olduğu ve sindirim sistemi yavaşladığı için bu saatten sonra yenen yemekler şişkinlik hissi verir ve daha kolay kiloya dönüşür. Yaz aylarında daha da hafif özellikle zeytinyağlı ve salatanın ağırlıkta olduğu yemekleri yiyelim. Hele hele büyük alışveriş yerlerinde yediğimiz kalorisi yüksek olan hazır yemeklerden kaçınmamız gerekir. Çünkü bu yemekler ağır ve yağlı oldukları için kolay sindirilemez.

YEMEKLER AZ TUZLA DA LEZZETLİDİR…

Karın bölgemiz sadece yağ bağlamakla kalmaz, suyu da tutar. Yemeklere bol miktarda tuz eklediğimizde , vücut bu oranı dengelemek için daha çok suya ihtiyaç duyar. Bu da karnımızın her zamankinden daha şiş görünmesine neden olur. O zaman ne yapıyoruz tuz olayını da yemeklerimizden azaltıyoruz.

TEKLİKELİ İKİLİ : YAĞ VE ALKOL…

Hepimiz kızarmış patatesi severiz ve dayanamayız. Ama bunun yanına alkollü veya gazlı içeçek alırsak, patlamaya hazır bir bomba karışımını midemize indirmeye hazırlanıyoruz demektir. Neden mi ? Çünkü vücudumuz alkolü yıkmakla meşgulken yağı sindiremeyeceği için aldığımız bütün yağlar karın bölgesine yerleşecektir. Üstelik gram başına 7 kalori alkolden, 9 kalori de yağdan almış olacağız. Hiç de azımsanacak bir rakam değil !

HAFİF YOĞURTLU PATATES MUCİZESİ…

Haşlanmış bir yada iki adet patatesin üzerine üç yemek kaşığı yoğurt ekleyelim. Bu karışımı üç öğün yiyebiliriz. Yoğurtlu patates vücudumuza doygunluk hissi vereceğinden şişkinlik oluşmasını da engelleyecektir. Haşlanmış pirinç ve elma da aynı etkiyi gösterir bunu da unutmayın.

HAVA YUTMAMAYA DİKKAT EDİN…

Yemek yerken bir taraftan da sohbet ediyorsak eğer, hava yutma olasılığını da göz ardı etmemiz gerekir o zaman. Çünkü biz farkına bile varmadan yemekle birlikte hava yutarız ve bu da şişkinlik oluşmasına neden olur. Yemeklerimizi mümkün olduğunca yavaş ve iyice çiğneyerek yemeye dikkat edelim.

KİRAZ VE SOĞAN DA GAZ YAPIYOR…


Öyle ki her gün yediğimiz yemeklerimize kattığımız soğan, taze fasulye ve taze mayalı hamur işi yiyecekler; yaz meyvelerinden erik ile kiraz da gaz yapan ve zor sindirilen yiyecek grubunda yer almaktadır. Gündüz saatlerinde bu besinleri yememeye dikkat etmeliyiz.

DAHA ÇOK LİFLİ GIDA TÜKETMELİYİZ…

Her gün yazılı basında olsun, tv ekranlarında olsun uzmanların üstünde önemle durduğu bir konu var ki o da lifli gıdaların tüketilmesidir. Lif oranı yüksek olan gıdalar vücuttaki sindirimi hızlandırıyor ve metabolizmayı düzenliyor. Lifler sindirilemediği için kalorisizdir de. Ayrıca barsak ta bulunan kanserojen maddelerin vücuttan dışarı atılmasın da sağlıyor. Bu yüzden lifli gıdaları tüketmekte fayda var diyoruz…

Evet bu yukarıda saydığımız şeyleri uygulamaya devam ettiğimiz sürece düz bir karına sahip olmak hiç de imkansız gözükmüyor değil mi. Ama bunlar tek başına yeterli mi elbette değil.

Bundan sonra ki konumuz yağ yakılmasını sağlayan önerilerimizde..

Devam edecek…

VÜCUTTA BİRİKEN ÖDEM

Bir dilim limonu ve bir ekmeği kabuklarıyla birlikte dörde bölün. 2 litre suda, bir demet maydanoz ve bir çubuk tarçın ile birlikte 10 dk. boyunca kaynatın. Elde ettiğiniz karışımı blendırdan geçirin ve her sabah bir su bardağı için. Bu karışım metabolizmayı hızlandırmak için birebirdir.



Suna dumankaya

Kırışıklardan Kurtulun

Uzmanlar yaşlanmanın altında yatan nedenleri bulma arayışlarında, cildin yaşlanmasının temel ilacının hücre yenilenmesi olduğunu buldular. Hücre yenilenmesinin temel maddesi ise protein.

Hücrelerimizin yapıtaşları aminoasitlerden oluşmaktadır. Protein sindirilirken amino asitlere parçalanarak hücrelerin kendilerini yenilemelerinde kullanılır. Yeterince protein alınmazsa vücudumuzun yaşlanma süreci hızlanır. Bu basit gerçek, beslenmeye bakışınızı gelecek öğünden başlayarak değiştirebilir.

En iyi protein seçenekleri

• Tam yağlı süt ve süt ürünlerinde ve kırmızı ette (sığır, kuzu, dana dahil) blo miktarda asit bulunmaktadır, dolayısıyla sınırlı porsiyonlarda tüketilmelidir. Onun yerine, balık, yumurtanın beyazı, derisi soyulmuş tavuk ve hindi göğsü tercih edilmelidir.

• Genç kalmanızı sağlayabilecek besinler arasında ilk sırayı balık alır. Her türden balık doymuşluk oranı düşük yağla yüksek kalitede ve kolayca sindirilen proteinlerin kaynağıdır. Balığı öteki protein kaynaklarından ayıran şey içinde bulunan yağ türü ve yağ asidi miktarıdır.

• Deniz ürünleri besin açısından yoğundur. Dolayısıyla yüksek miktarda protein ve önemli oranlarda vitamin ve mineral içerir. Doymuş yağ ve kalori oranları da yüksek değildir.

• Deniz ürünleri temel aminoasitlerin tümünü sunan mükemmel bir protein kaynağıdır. Deniz ürünlerinde bulunan protein kolayca sindirilir. Bu açıdan her yaştan insan için mükemmel bir besin kaynağı oluşturur.

• Deniz ürünleri iyi bir B vitamini kaynağıdır. Sağlıklı gelişim ve büyüme için gereken kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor, kükürt, florin, selenyum, bakır, çinko, iyot gibi temel mineralleri sağlar.
• Çoğu deniz ürünündeki kolesterol seviyesi yüksek değildir. Balıktaki kolesterol oranı genellikle düşük olsa da kabuklu deniz hayvanlarında bu oran yükselebilir. Ancak kolesterol seviyesi yüksek olan kalamar gibi besilerde bile bu oran yumurtadakinden düşüktür.

• Deniz ürünlerinde çok az miktarda yağ bulunur. Bunlar da ''iyi yağlar''dır. Deniz ürünlerindeki doymuş yağ oranı da diğerleriyle karşılaştırıldığında çok daha azdır.
Yemeklerinizde kırmızı et yerine balığa yer vermekle toplam yağ ve doymuş yağ alımınızı kayda değer ölçüde azaltabilirsiniz.